|
AB
muktesebatına göre fatura nizamı
VUK'la
karşılaştırma
Bu aralar
VUK'un fatura nizamını etkileyecek çalışmalar
yapıldığından daha önceki yazılarımızda söz etmiş ve
üyelik müzakere süreci devam edecekse bu çalışmalar
sırasında; mevzuatımızı adapte etmeye çalıştığımız
AB müktesebatına da bakılması gerektiğine vurgu
yapmıştık. Amacımız, VUK'un fatura nizamı
hükümlerine, AB'nin Fatura Direktifi perspektifinden
bakınca ne gördüğümüzü DÜNYA Gazetesi'nin saygın
okuruyla paylaşmak.
AB'de fatura nizamı
Direktif'e göre üye ülkeler fatura nizamına ilişkin
daha kolaylaştırıcı düzenlemeler yapabilirler. Ancak
aşağıdaki hususların faturada bulunması gerekiyor:
1) Düzenlenme tarihi
2) Seri numarası
3) Satıcının KDV numarası (ülkelerin kısaltma
harfleriyle başlayan ortak bir numara sistemi)
4) Alıcı KDV mükellefiyse alıcının KDV numarası
5) Satıcının adı-unvanı ve açık adresi
6) Alıcının adı-unvanı ve açık adresi
7) Malın/hizmetin ayrıntılı olarak cinsi ve miktarı
8) Düzenlenme tarihinden farklıysa malın
teslim/hizmetin ifa tarihi veya bundan önce ödeme
yapılmışsa ödemenin yapıldığı tarih
9) KDV oranlarına göre ve varsa istisna işleme ait
matrah ile vergi ve ıskonto öncesi fiyat (katalog
fiyatı varsa, düşük fiyattan anlaşılmışsa ve ıskonto
miktarı fiyatın içindeyse ayrıca gösterilmesine
gerek yok.)
10) Uygulanan KDV oranı
11) Hesaplanan KDV-İstisna varsa veya tevkifat varsa
(vergiyi müşteri ödeyecekse) ilgili Direktif veya
ulusal mevzuat maddesine atıf ve açıklama
12) Motorlu kara, deniz ve hava taşıma araçları
yapılan AB içi ticarete konu bir mal için
Direktif'in 28a (2) maddesine uygun gerekli
açıklamalar (motor hacmi, deniz aracının uzunluğu,
uçaklarda kalkış ağırlığı vs.)
13) "Margin scheme" varsa Direktif'in 26 ve 26a
maddelerine veya ilgili ulusal mevzuat maddesine
atıf (Mal KDV mükellefi olmayandan alınmışsa, ikinci
el satışlarda, sanat ürünlerinde, koleksiyon
ürünlerinde ve antik mallarda var. Satışta
hesaplanan KDV, satış fiyatı ile alış fiyatı
arasındaki fark üzerinden hesaplanıyor.)
14) Direktif'in 21 (2) maddesi uyarınca KDV'yi
ödeyecek kişi (alıcının veya satıcının) temsilciyse,
temsilcinin KDV numarası, adı-unvanı ve açık adresi.
Fatura yerine geçen vesika AB'de de var
AB üyesi ülkeler yukarıda yazılanlara ilaveten başka
şartlar koyamazlar. Ancak bu şartları vergi kayıp ve
kaçağını azaltmayacak ve KDV'nin doğru toplanmasını
engellemeyecek şekilde yumuşatabilirler. Bizdeki
perakende satış vesikasına benzer bir uygulama AB'de
de var. Örneğin tutar çok küçükse, daha az bilgi
içeren belgeler de aynı işi görebiliyor. Ancak her
koşulda basitleştirilmiş faturada şu bilgilerin
olması gerekiyor: 1) Düzenlenme tarihi, 2) Satıcının
kimliği, 3) Malın/hizmetin cinsi, 4) Hesaplanan
vergi veya verginin hesaplanabilmesi için gereken
bilgi.
Karşılaştırma: AB ve VUK'a göre fatura nizamı
1) AB'de, malı teslim eden/hizmeti ifa edenin
kendisi tarafından veya müşterisi tarafından veya
bir üçüncü şahıs tarafından satıcı adına ve hesabına
fatura düzenlenmesi gerekiyor. Self-billing ve
otsourcing'e AB izin veriyor, biz vermiyoruz.
Müteselsil sorumluluk dahil, fatura düzenlememenin
tüm sorumlulukları satıcıya ait. 3. şahısla yapılan
yazılı sözleşme ile satıcının sorumluluktan
kurtulması mümkün değil.
2) Ödeme varsa AB'de fatura düzenlemek gerekiyor.
Bizde malın teslimi/hizmetin ifası gerekiyor. Ondan
önce fatura kesilmişse vergi doğuyor. Bizde ödeme
(avans) ile KDV doğmuyor.
3) AB'de bazı durumlarda ödeme olmasına, mal
teslimi/hizmet ifasına rağmen fatura düzenleme
mecburiyeti yok. Birçok AB ülkesinde, işlem KDV'den
istisnaysa fatura düzenlemek gerekmiyor. Bizde ise
KDV'den istisna işlemler için de fatura düzenlemek
zorunlu.
4) AB'de işlemi düzeltici belgeler de (corrective
documents) fatura hükmünde. Bunlara credit/debit
notes deniyor. Matrah değişti, iade oldu, vesaire;
işlem düzeltici belge ile KDV hesapları
düzeltilebiliyor. Bu belgeler faturadan çok daha
özet bilgi taşıyor. Ancak belgenin asıl faturada
gösterilen KDV'yi düzeltme enformasyonu taşıması
şartı var. Bizde mevzuatta karşılığı olmayan, ama "reclamation"
kelimesinin karşılığı olarak "reklamasyon" faturası
uygulaması var. Bir "çeviri klasiği" olarak
değerlendirdiğimiz kelimenin reklamla uzaktan
yakından ilgisi yok.
5) AB'de özet fatura (summary invoice) uygulaması
var. Bizde yok. Bizde proforma fatura var. O da
numunenin yurtdışı müşteriye gümrükte sorun
yaşamadan ulaştırılması için kullanılıyor ve özet
faturayla ilgisi yok.
6) Faturanın düzenlenmesi için azami bir süre şartı
var. Bu konuda üye ülkeler serbest bırakılmış.
Örneğin Belçika ve İspanya'da bu süre 15 iş günü.
İngiltere'de 30 gün, Almanya'da 6 ay, Finlandiya'da
ise yasayla bir süre öngörülmemiş. İlginçtir,
sorulunca şu cevap veriliyor: Zaten "audit"
standartları gereği satıcı fatura düzenlemek
zorunda. Devlet niye süre koysun ki! Bizde 7 gün
içinde düzenlenmemiş fatura hiç düzenlenmemiş
sayılıyor.
7) Bizde ıskonto ile ilgili özel şartlar var. AB,
eğer fiyat indirimliyse ıskontonun ayrıca
gösterilmesini şart koşmuyor. Faturada mutabık
kalınan "düşük" birim fiyatın yazılması yeterli.
Katalog fiyattaki en düşük fiyatın altında satış
yoksa, mutabık kalınan ıskonto oranının gösterilmesi
şart değil.
8) AB, tek ve aynı kişiye gönderilen birden fazla
faturada ortak olan bilgilerin bir kez aktarılmasını
yeterli görüyor. Yeter ki, her fatura için bu
bilgilere istenildiğinde ulaşılabilsin. Bizde her
seferinde aynı bilgilerin tekrar girilmesi
gerekiyor.
9) AB'de e-fatura düzenlemek için protokol/lisans
vesair şart, 1 Ocak 2006'dan bu yana yok. İsteyen,
müşterisinin rızasını almak şartıyla, kimseden izin
almaksızın ve herhangi bir yere kayıt yaptırmaksızın
e-fatura düzenleyebiliyor.
10) Bizde tüm elektronik faturaların müşteriye
gönderilmeden önce Gelir İdaresi Başkanlığı'na kayıt
ettirilmesi şartı var. Böyle bir uygulama hiçbir AB
ülkesinde yok. Faturaların arşivlenmesi işini,
hiçbir AB ülkesi ülkede devlete bağlı bir kamu/özel
şirket de yapmıyor. Bizde Merkezi Kayıt Kuruluşu AŞ
benzeri bir yapı öngörülüyor. Bunun da yanlış bir
çözüm olacağını daha önce yazmıştık.
11) Direktif, gerekiyorsa üye ülkeler alış fatura
bilgilerinin kendi dillerine çevrilmesi şartını
koyma imkanı veriyor. Bizde de bu şart vardı. Hatta
yeminli tercüme, noter onayı vs. "klasik
eziyetlerden" sonra kaldırıldı.
12) Direktif'e göre AB üyesi ülkeler, faturalara
"ıslak" imza şartı koyamazlar. İmzalar matbu olarak
basılsa da bizde maalesef bu şart halen devam
ediyor. Hatta e-faturada hem ıslak imza, hem de
güvenli e-imza şartı var!
13) AB'de faturaya "KDV dahildir" ibaresi yazılması
uygulamasına 1 Ocak 2004 tarihinde son verilmiştir.
Son söz
Başparmağı bu kadar büyük, her vesileyle kalkan ama
sonucu da değiştiremeyen bir "el"; ne piyasa
ekonomisiyle, ne de demokrasi ile bağdaşır... Haksız
mıyız?
Vedat Özdan
Dünya online / 04.06.2008 |
| |
|