|
Bağ-Kur'lu hastanın ölümü sonrası yaşanan dram
Geçen yılda Bağ-Kur emeklisi bir
hasta Zonguldak'ta Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Tıp
Fakültesi'nde tedavi altına alınmış, yapılan tedaviden
sonuç alınamamış, hasta vefat etmiştir.
Söz konusu Bağ-Kur'lu hastanın Zonguldak Karaelmas Tıp
Fakültesi Hastanesi'nde tedavisi sürerken muhtemel
hastane giderlerine karşılık hastane idaresi hastanın
kız kardeşine senet imzalatmak suretiyle bir anlamda
alacağını teminat altına almıştır.
Hastanın vefatı üzerine Zonguldak Karaelmas Tıp
Fakültesi idaresi vefat eden hastanın kız kardeşine
toplam borcun 30 bin YTL civarında olduğunu bildirerek
bu paranın ödenmesini istemiştir. Ancak borcun
ödenmesini garanti etmek üzere üniversite hastanesine
imza veren müteveffanın kız kardeşi de Bağ-Kur'dan
emekli oduğu için bu parayı nakden ödeme imkânları
olmadığını, müteveffanın da Bağ-Kur'lu olması
dolayısıyla söz konusu harcamaların Bağ-Kur tarafından
karşılanacağını bildirmiş, bu konuda Bağ-Kur şube
müdürlüğü de devreye girerek üniversite hastane
saymanlığının harcamalara yönelik faturayı Bağ-Kur
Müdürlüğü'ne gönderilmesi halinde ödemenin
gerçekleştirileceğini bildirmiştir.
Ancak bu aşamada üniversite hastanesi paranın saymanlık
kasasına yatırılmaması halinde faturanın
verilemeyeceğini ifade ederek söz konusu alacağını yaşlı
ve hastalığı nedeniyle uzun bir süre tedavi görmek
zorunda kalan müteveffanın kız kardeşinden tahsil etme
cihetine gitmiştir.
Bu satırların yazarı Bağ-Kur müdürü ile yapmış olduğu
telefon görüşmesinde Bağ-Kur'lu bir hastanın tedavi
aşamasında üniversite hastanesinde vefatından sonra
ortaya çıktığını, ölen hastanın tedavi giderlerinin
Bağ-Kur tarafından karşılanması gerektiğini bildirmiş,
bu konu ile ilgileneceğini belirtmiştir.
Ancak ne yazık ki üniversite hastanesi idaresi ile
Bağ-Kur Zonguldak Müdürlüğü arasında bir türlü anlaşma
sağlanamamıştır.
Şu anda üniversite hastanesinde vefat eden Bağ-Kur'lunun
kız kardeşi de rahatsız olup sadece Bağ-Kur'dan almakta
olduğu emekli maaşı ile yaşam savaşı vermektedir.
Ancak ne yazık ki 3 Nisan 2008 Perşembe günü aldığımız
bir habere göre üniversite saymanlığı hasta ve yaşlı kız
kardeşin Bağ-Kur'dan almakta olduğu maaş üzerine haciz
koymak suretiyle alacağını tahsil yoluna gitmiştir.
Bağ-Kur Zonguldak Şube Müdürlüğü ile Zonguldak Karaelmas
Tıp Fakültesi Saymanlığı arasında kolayca
halledilebilecek bir konuda, özellikle Zonguldak
Karaelmas Üniversitesi Rektörlüğü'nün olaya olumsuz
yaklaşması nedeni ile yaşam mücadelesi veren ve geçimini
sadece Bağ-Kur'dan aldığı emekli maaşı ile sağlayan
yaşlı ve hasta bir insanın almakta olduğu emekli maaşına
haciz konulmak suretiyle çözüm aranmıştır.
Sayın okurlarımız; konu daha başlangıç aşamasında bize
bir buçuk yıl önce intikal etmiş olup, yapmış olduğumuz
tüm girişimlere rağmen üniversite hastanesinin tutumu
nedeni ile sorun çözümlenememiştir.
Bağ-Kur'lu olan ve hayatını üniversite hastanesinde
kaybeden ve bunun sonucunda hastane bakım masraflarından
oluşan borcun iki kurum arasındaki zıtlaşmadan ödenmemiş
olması düşündürücüdür.
Gerçekte üniversite hastanesinde yaşamını yitiren kişi
başlangıçta Zonguldak'ta Sosyal Sigortalar Kurumu
Hastanesi'ne yatırılmış, bilahare hastanın üniversite
hastanesine nakli uygun görülmüştür.
Hastanın üniversite hastanesine naklinden sonra
üniversite hastanesi yetkilileri tarafından hastanın kız
kardeşinden boş senet üzerine imza alınmak suretiyle
borçlandırılması ve bilahare de hastanın vefat etmesi
üzerine kendisine göre hesapladığı masraf tutarını,
senet üzerine geçirilerek tahsili cihetine gitmesi, bu
işlemini emekli maaşından başka bir geliri olmayan yaşlı
ve hasta bir insan üzerine odaklaması gerçekten
yürekleri burkacak bir tutumdur.
Böyle bir olayın gerçekleşmesi tam anlamı ile bir
insanlık dramıdır.
Üniversite hastanesinde hayatını kaybeden hastanın adı
Sabiha Gökçe'dir. Bu kişinin tedavi giderleri için maaşı
üzerine haciz uygulanan ise Sabiha Gökçe'nin kız
kardeşidir.
Böylesine dramatik bir olayı gündeme taşıyanlar acaba bu
konuda ne düşünüyorlar? Bunun açıklanması gerekir.
Sosyal güvenliği sağlamış bir kişinin üniversite
hastanesinde vefatından sonra gelişen olaylar nedeni ile
susmak mümkün müdür?
Konuyu ilgililerin görüşüne ve ilgisine sunuyorum.
Sosyal Güvenlik ve Çalışma Bakanı Sayın Faruk Çelik,
Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Sayın Rektörü bu
insanlık dramının yaşanmasını yetkilerinizi kullanarak
durdurun. Bu satırları siz okurken belki de maaşına
haciz konan ve şu anda yaşam savaşı veren bir kişiyi
daha kaybetmiş olabiliriz.
Veysi Seviğ
referans /
05.04.2008 |