Muhasebe  

Maliye

Vergi

Sigorta

İletişim

  MUHASEBE GÜNCEL BÜLTEN :   10 Nisan 2008
    

  Ana Sayfa 

  Muhasebe Forum 

  2008 Çalışmaları

  Asgari Geçim İndirimi Rehberi

  Transfer Fiyatlandırması Reh.

  Staj-Stajyer Rehberi

  2008 Pratik Bilgiler

 Yasal Uyarı

 

 

 


 

Mali müşavirlik mesleğinde olacaklar

 

Muhasebeci, mali müşavirler camiasında bir süredir meslek yasasını değiştirmeye yönelik yasa tasarısı konuşuluyor.
Tasarı yarın Plan Bütçe Komisyonu'nda ele alınacak. Tasarıda kamuoyuna sunulan en önemli değişiklik serbest muhasebeciliğin kalkması, serbest muhasebeciler (SM) sınavla mali müşavir (MM) olacaklar. Tek önemli değişiklik bu değil tabii. Ama bu noktada dikkat edilmesi gereken bir şey var. Tasarıda SM'lerin mali müşavirlik sınavına girmeleri için bir koşul önerilmiyor. SM'lerin içinde ise tahsil durumu ilkokul, hatta ilkokul mezunu bile olmayan "okur yazar"lar var.
Bu ülkeyi kutluyorum, çünkü "okur yazar" mali müşavirleri olacak.
Tasarıda yer alan en önemli değişikliklerden biri de meslek örgütlerindeki seçim sistemi.
Mevcut sistemde meslek odası yönetimlerine seçilmek için beş yıllık oda üyesi olmak gerekiyor. Ama TÜRMOB yönetimine seçilmek için böyle bir koşul yok. Halen yönetimde olanların bazıları YMM olur olmaz, YMM olarak yönetime girdiler.
Hatta bir SMMM'nin TÜRMOB yönetimindeyken YMM olup başkan olacağını söylediği yönünde yoğun söylentiler dolaştı, bu konu genel kurulda da konuşuldu.
YMM Odası yönetim kurulu üyesi olamayanlar nasıl YMM temsilcisi olarak TÜRMOB yönetim kurulu üyesi, hatta başkanı olabiliyorlar?
Örgütte delege çoğunluğunu bir kez ele geçirmiş olan kişi yaşam boyu başkan olabileceği gibi, kendisinden sonra gelecekleri bile belirleyebiliyor. Mesleği icra etmeyip profesyonel yönetici olabiliyor. Maaşı eleştirilen bir başkanın faaliyeti icra edenlerin çok yüksek para kazandıklarını, kendisinin faaliyet icra etmediği için maaşının yüksek olduğunu genel kurulda söylediği akıllardadır.
Yapılan değişiklikle bu duruma son veriliyor.


Artık TÜRMOB yönetimine girebilmek için kayıtlı olduğu meslek odasında en az beş yıl süre ile kesintisiz olarak fiilen çalışmayanlar TÜRMOB yönetimine seçilemeyecek. Bu değişiklik disiplin ve denetleme kurulları için de getiriliyor.
Ve üst üste iki dönem yönetim kurulu başkanlığını yapmış olanlar aradan iki seçim dönemi geçmedikçe yeniden başkan olamayacaklar. Bana göre bu değişiklik yetersiz. Bu sınırlama sadece başkanlar için değil, yönetim kurulu üyeleri için de geçerli olmalı.

Seçim sisteminde önemli değişiklikler oluyor. Çoğunluk sisteminden nispi sisteme geçiliyor. Bu şekilde TÜRMOB yönetiminde temsil edilemeyen ve ağırlığı da olmayan iktidar partisine yakın kesimler TÜRMOB'da söz sahibi olabilecek.
Bu noktada bana göre çok önemli bir değişiklik de delege sistemi. Mevcut durumda odalardan her 25 üye için bir TÜRMOB delegesi seçiliyor. Yeni sisteme göre ise üye sayısına bakılmaksızın her odanın 5 delegesi olacak, ondan sonra da her yüz üye için bir delege hesaplanacak.
Oda kurmak için 25 üye gerekiyor. Bu durumda örneğin, 25 üyesi olan oda TÜRMOB'da 5 delege ile temsil edilecek, 549 üyesi olan oda ise 10 delege ile. Örnekteki durumda üye sayısı 22 kat fazla olan odanın delege sayısı sadece iki kat fazla olacak. Yapılmak istenen şey çok açık: TÜRMOB'da küçük odalara söz hakkı tanımak.
Bu değişikliğin nasıl bir adalet anlayışına dayandığı tartışılır. Ama tartışılması gereken bir şey daha var: Tek adamın belirleyici olması. O durum çok mu doğru? Bu yanlışa itiraz edenlerin o yanlışa neden itiraz etmediklerini de sormak gerekir. "Yanlış ben yaparsam yanlış sayılmaz" derseniz, herkes kendisinde o hakkı görür.
Bir zamanlar bir TÜRMOB başkanının kendisine ulaşamamaktan yakınan bir "küçük oda" yöneticileri için "zaten dört delegeleri var" dediğine de tanık olduk, kendi odasında delege seçilemeyen kişinin TÜRMOB yönetiminde bulunması nedeniyle doğal delege olarak yeniden TÜRMOB yönetimine girmesine de. Yani "çoğunluğum var istediğimi yaparım" anlayışı orada da var. Kim yaparsa yapsın demokrasi bu değil.
Ama tepkiden de demokrasi doğmuyor, bazen daha büyük yanlış doğuyor.
Sınavsız olarak yeminli mali müşavir olmak da kaldırılıyor. Meslekle çok da ilgili olmayanların sınavsız meslek mensubu oldukları yönünde eleştiriler de vardı. O eleştirilerin etkili olduğu anlaşılıyor. Ama tasarıda mesleğin esas sıkıntısı olan ve hiçbir yerde benzeri görülmeyen, mantığı da bulunmayan "müteselsil sorumluluk" uygulamasına ilişkin bir değişiklik yok. Bu da tasarıyı hazırlayanların mesleğin gerçek sorunları ile değil, daha çok işin siyasal yanıyla ilgilendiklerini gösteriyor.

 

Kazım Yılmaz

Takvim / 10.04.2008

 


Copyrıght © 2005 -2008  www.muhasebenet.net- www.muhasebenet.com - Türkiye'nin muhasebe rehberi. Her hakkı saklıdır.