|
Sosyal güvenlik reformuyla asgari işçilik uygulaması
değişiyor
Düzenli prim ödeyen işverenler ile
düzenli prim ödemeyen işverenlerin ayırt edilmesi ve
düzenli prim ödemediği anlaşılan işverenlerin etkin bir
şekilde takibe alınması amacıyla, inşaat işyerleriyle
ihale konusu işler için 07.07.1994 tarihinden itibaren
16/86 Ek sayılı genelge yayımlanmak suretiyle asgari
işçilik uygulaması başlatılmıştır. Bu düşünce, 5510
sayılı kanunda da devam ettirilmektedir.
Sosyal Güvenlik Kurumu açısından üç türlü kaçak
bulunmaktadır. Birincisi çalışanların Sosyal Güvenlik
Kurumu'na hiç bildirilmemesi, ikincisi çalışma gün
sayılarının eksik bildirilmesi ve üçüncüsü de sigorta
primine esas kazanç tutarlarının eksik olarak
bildirilmesidir. Sosyal Güvenlik Kurumu'nun prim
kaybını, sigortalıların da sosyal güvence kayıplarını
önlemeye yönelik olarak yapılan yasal değişikliklerden
sonra SGK müfettişlerine önemli yetkiler verilmiştir.
İşverenin işin emsaline, niteliğine, kapsam ve
kapasitesine göre işin yürütümü açısından gerekli olan
sigortalı sayısının, çalışma süresinin veya prime esas
kazanç tutarının altında bildirimde bulunduğunun tespiti
halinde, işin yürütümü açısından gerekli olan asgari
işçilik tutarı; yapılan işin niteliği, kullanılan
teknoloji, işyerinin büyüklüğü, benzer işletmelerde
çalıştırılan sigortalı sayısı, ilgili meslek veya kamu
kuruluşlarının görüşü gibi unsurlar dikkate alınarak
tespit edilir. Söz konusu tespitler, kurumun denetim ve
kontrolle görevlendirilmiş memurları tarafından
saptanacaktır.
Bu düzenleme ile sigortasız işçi çalıştırma, prime esas
kazançların ve prim ödeme gün sayılarının eksik
gösterilmesi gibi konularda daha etkin bir denetimin
sağlanması amaçlanmıştır.
Kamu idareleri, döner sermayeli kuruluşlar, kanunla
kurulan kurum ve kuruluşlar ile bankalar tarafından
ihale mevzuatına göre yaptırılan işlerden ve özel
nitelikteki inşaat işlerinden dolayı bu işleri yapan
işveren tarafından yeterli işçilik bildirilmiş olup
olmadığı kurumca araştırılacaktır. Bu araştırma
sonucunda yeterli işçiliğin bildirilmemiş olduğu
anlaşılırsa, eksik bildirilen işçilik tutarı üzerinden
hesaplanan prim tutarı, gecikme cezası ve gecikme zammı
ile birlikte bir ay içinde ödenmek üzere işverene tebliğ
edilecektir. Tebliğ edilen prim ve gecikme cezası ve
gecikme zammının ödendiği veya ödeneceğinin işveren
tarafından yazılı olarak taahhüt edilmesi halinde borç
kesinleşir. Tebliğ edilen prim ve gecikme cezası ve
gecikme zammının ödenmemesi, taahhütname verilmemesi
veya kurumca işyerinin denetlenmesine gerek görülmesi
durumunda kurumca inceleme yapılacaktır.
Kuruma bildirilmediği tespit edilen asgari işçilik
tutarı üzerinden kurumca re'sen tahakkuk ettirilen
sigorta primleri, işverene tebliğ edilir. İşveren,
tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden
itibaren bir ay içinde kuruma itiraz edebilir. İtiraz
takibi durdurur. Kurumca itirazın reddi halinde işveren,
kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde yetkili
iş mahkemesine başvurabilir. Mahkemeye başvurulması,
prim borcunun takip ve tahsilini durdurmaz.
Kurumun denetim ve kontrolle görevlendirilmiş
memurlarınca, kuruma asgari işçilik tutarının
bildirilmediği tespit edilen işyerleri hakkında ayrıca
102'nci maddenin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca
kuruma bildirilmediği tespit edilen eksik işçilik
tutarının mal edildiği her bir ay için, aylık asgari
ücretin iki katı tutarında ile (e) bendinin (4) numaralı
alt bendinde yer alan her bir geçersizlik hali için
aylık asgari ücretin yarısı tutarında idari para cezası
uygulanacaktır.
Kamu idareleri, döner sermayeli kuruluşlar, kanunla
kurulan kurum ve kuruluşlar ile bankalar, bu maddenin
uygulanmasıyla ilgili kurumca istenilecek bilgileri ve
belgeleri yazılı olarak en geç bir ay içinde vermeye
mecbur tutulmuşlardır.
Asgari işçilik incelemesi sonucunda tespiti yapılan ve
sigortalılara mal edilemeyen fark sigorta primine esas
kazanç matrahı üzerinden gecikme cezası ve gecikme zammı
ile birlikte hesaplanacak sigorta primi ve buna bağlı
uygulanacak idari para cezalarında, konuya ilişkin
raporun kurumun ilgili birimine gönderilmesinden önce
işverenle uzlaşma yapılabilecektir. Uzlaşmaya varılması
halinde, bu durum tutanakla tespit edilir ve uzlaşma
konusu yapılan tutarlar hakkında işverence dava açılamaz
ve hiçbir mercie şikayet ve itirazda bulunulamaz.
Uzlaşılan prim ve idari para cezaları, uzlaşma
tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren bir ay içinde
ödenir. İşveren, uzlaşılan idari para cezası tutarı için
ayrıca peşin ödeme indiriminden yararlandırılmaz.
Uzlaşılan tutarların, bu sürede tam olarak ödenmemesi
halinde uzlaşma bozulur ve uzlaşılan tutarlar kazanılmış
hak teşkil etmez. Uzlaşmanın temin edilememiş veya
uzlaşma müzakeresinde uzlaşmaya varılamamış olması veya
uzlaşmanın bozulması hallerinde işveren, bu konuya
ilişkin daha sonra uzlaşma talep edemez.
Uzlaşma neticesinde indirim yapılması nedeniyle tahsil
edilmemiş olan sigorta primlerinin daha sonra kurum veya
mahkeme kararıyla sigortalılara mal edilmesi halinde,
daha önce eksik tahsil olunan sigorta primleri,
sigortalının çalıştığı süre ve sigorta primine esas
kazancı dikkate alınarak gecikme cezası ve gecikme zammı
ile birlikte tahsil olunur.
İbrahim IŞIKLI
SOSYAL GÜVENLİK VE İŞ HUKUKU
14.05.2008 |