|
Askerlik
borçlanması ücretten düşülebilir
Emekli Sandığı ve SSK, önceki
dönemlerde ödenmemiş bulunan aidat veya primleri
borçlanma suretiyle ödeme ve dolayısıyla emekliliğe esas
alınacak hizmet sürelerini uzatabilme hakkı tanıyor.
Bunun için, kanunlarla belli edilen şartlarla
borçlanılan aidat ve primlerin, üyelerce ödenmesi
gerekiyor. Yani bu sandıklara bağlı olanlar askerlik
sebebiyle ara verdikleri dönemlere ilişkin primleri
yatırarak bu süreleri emeklilik hesaplamalarına dâhil
edebiliyorlar. Bu ödemeler Gelir Vergisi Kanunu'nun 63/2
maddesinde sayılan aidat ve primler niteliğindedir ve
bunların da ücretin gerçek safi tutarının hesaplanması
sırasında gider olarak indirilmesi, Gelir Vergisi
Kanunu'nun lafzına ve ruhuna uygundur.
Askerlik borçlanması, er/erbaş olarak silâh altında veya
yedek subay okulunda geçen hizmet sürelerinin kanundaki
şartlara uygun olarak borçlanılmak suretiyle
sigortalılık ve/veya fiilî hizmet süresine eklenmesidir.
Askerlik borçlanması talebi sigortalının kendisi
tarafından yapılacağı gibi ölümü halinde hak sahipleri
eş ve çocukları tarafından da yapılabilir. Askerlik
süresinin tamamı veya bir bölümü borçlanılabilir. SSK
Kanunu'na göre bu talepte bulunanların primleri altı ay
içinde ödemeleri şartı ile borçlandırılıyor. Altı ay
içinde primi ödenmeyen borçlanma süreleri hizmetten
sayılmıyor.
Askerlik borçlanması bedeli; prime esas asgari günlük
kazancın yüzde 20'sinin borçlanılacak gün sayısı ile
çarpımı sonucu hesaplanacak miktarıdır.
31 Aralık 2007 tarihine kadar yapılacak müracaatlarda
prime esas en düşük günlük kazanç 19,50 YTL'dir. Buna
göre askerlik borçlanması tutarlarının hesabında prime
esas yeni asgari günlük prim tutarı, yıl sonuna kadar
19,50 x % 20 = 3,90 YTL olarak dikkate alınmaktadır.
Mesela, 15 ay (450 gün) askerlik yapmış sigortalının, şu
anda talepte bulunması halinde askerlik borçlanma tutarı
19,50 x 450 x % 20 = 1.755,00 YTL'dir.
Uygulamayı bir örnek çerçevesinde değerlendirelim.
Bir şirkette sigortalı olarak çalışan Halim Ayaz, 15
aylık askerlik süresinin tamamını borçlanmak suretiyle
sigortalılık süresine dâhil etmek isteyip 31 Aralık 2007
tarihine kadar kuruma başvurması halinde kendisine
çıkartılacak hizmet borçlanma tutarı;
585,00-YTL x % 20 x 15 = 1.755,00 YTL olacaktır.
Sigortalı bu bedeli 6 ay içinde defaten (bir kerede)
ödeyebileceği gibi taksitler halinde de ödeyebilir.
750 YTL brüt ücretle çalışan bu kişi ödeyeceği 1.755,00
YTL tutarındaki askerlik borçlanma bedelini Gelir
Vergisi matrahından düşebilecektir. Sigortalının
askerlik borçlanması sebebiyle Gelir Vergisi matrahından
düşebileceği rakamda bir sınırlama yoktur. Bu sebeple
sigortalı, ödediği tüm bedeli vergi matrahından
düşebilecektir.
Bu işçiyle ilgili ücret bordrosu aşağıdaki şekilde
olacaktır:
AÇIKLAMA TUTAR
(A) Brüt ücret 750,00 YTL
(B) SSK prim işçi payı (A x % 14) 105,00 YTL
(C) SSK işsizlik prim işçi payı ( A x % 1) 7,50 YTL
(D) Askerlikt en düşülecek tutar 637,50 YTL
(E) Gelir Vergisi matrahı [A - (B+C+D) ] 0 YTL
(F) Ödenecek Gelir Vergisi (E x % 15) 0 YTL
(G) Ödenecek Damga Vergisi (A x 0,006) 4,50 YTL
(H) Kesintiler toplamı (B + C + F + G) 117,00 YTL
(I ) Ödenecek net ücret (A - H) 633,00 YTL
Sigortalı; askerlik borçlanması sebebiyle ödediği
bedelin 637,50 Yeni Türk Lirası kadarını, (ücret geliri
üzerinden gider yazabileceği tutarın tamamı) bu ay elde
ettiği ücret gelirinden düşerek 95,63 YTL tutarında
vergiyi ödememiş olacaktır.
Bu şekilde, askerlik hizmet borçlanması dolayısıyla
ödenen 1.755,00 Yeni Türk Lirası bedelin tamamı aylık
ücret gelirlerinden düşülerek toplamda 263,25 yeni lira
vergi avantajı sağlanabiliyor.
Primlerin fiilen ödenmesi gerekiyor
Askerlik borçlanması ödemesi, ücretten kesilmek
suretiyle yapılıyorsa ödenen aidat ve primlerin
miktarına ve nispetine bakılmadan, kesildiği aya ait
Gelir Vergisi matrahından düşülebiliyor. Bunun yanında
aidat toptan olarak bir defada ödenmişse, ödenen tutara
ulaşılıncaya kadar bu miktarın ücretlerin vergiye tâbi
tutarından indirilmesi mümkün. Yalnız burada
unutulmaması gereken bir husus var. Bu primlerin
ücretten düşülebilmesi için fiilen ödenmiş olması
gerekiyor. Gelir ve Kurumlar Vergisi mükellefleri
açısından da mükellefe ve çalışanlara ilişkin ödenen
sigorta primlerinin gider olarak yazılabilmesi, bunların
fiilen ödenmiş olma şartına bağlıdır. Mesela eylül ayına
ait primler yatırılmamışsa bu tutarların bu ay gider
olarak yazılması mümkün değil.
Öte yandan geçen senenin ocak ayına ait primleri bu ay
ödemişsek geçen yıl gider olarak kaydedilmeyen bu prim
tutarları bu ay gider olarak yazılabilecektir. Bu
uygulama sayesinde, ücretlilerin askerlik hizmet
borçlanması sebebiyle ödedikleri bedelin, vergi oranıyla
bağlantılı olarak, bir kısmının vergi matrahından
indirilmesi suretiyle devlet tarafından finanse edildiği
söylenebilir.
Öte yandan askerlik borçlanmasında olduğu gibi
sigortalıların grev ve lokavtta geçen süreleri de
sigortalının prim ödeme gün sayısına ilave edilebiliyor.
Bunun için grev ve lokavtın sona ermesinden itibaren
altı ay içerisinde sigortalıların veya hak sahiplerinin
yazılı talepte bulunmaları ve kurum tarafından
hesaplanan primlerin yine altı ay içerisinde ödenmesi
gerekiyor. Ödenen bu primlerin yukarıda anlatılanlar
çerçevesinde ücretten düşülerek vergi matrahının,
dolayısıyla ödenecek verginin azaltılması hatta bazı
dönemler sıfırlanması mümkün.
Ahmet YAVUZ
Zaman / 15.10.2007
|