|
Belgesiz mal bulundurma halinde
uygulanacak ceza
"Amme Alacaklarının Tahsil Usulü
Hakkında ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması
Hakkındaki" Yasa Tasarısı ile Özel Tüketim Vergisi (ÖTV)
Yasası'nın "Mükellef ve Sorumlusu" başlıklı 4'üncü
maddesine eklenmesi öngörülen 4'üncü fıkra ile
işletmelerde belgesiz mal bulunduranlar hakkında
yapılacak idari işlemler ve müeyyideleri
belirlenmektedir.
Buna göre "Fiili veya kaydi envanter sırasında" söz
konusu yasaya ekli listelerdeki malların belgesiz olarak
bulundurulduğunun tespiti halinde, belgesiz mal
bulunduran mükelleflere bu malların alış belgelerinin
ibrazı için tespit tarihinden itibaren 10 günlük bir
süre verilecektir. "Bu süre içinde alış belgelerinin
ibraz edilememesi halinde belgesi ibraz edilemeyen malın
tespit tarihindeki emsal bedeli üzerinden hesaplanan ÖTV,
alışını belgelemeyen mükellef adına re'sen tarh
edilecektir. "Bu şekilde tarh edilecek olan ÖTV asgari
maktu vergi miktarından az olamayacaktır."
Yapılması öngörülen yasal düzenleme ile "Bu tarhiyata
vergi ziyaı cezası uygulanacaktır." Ancak, belgesiz mal
bulunduran mükelleflere bu malları satanlara, bu
satışları ile ilgili vergi inceleme raporuna dayanılarak
ÖTV tarhiyatı yapıldığı takdirde, ayrıca alıcıdan ÖTV ve
buna ilişkin ceza aranmayacaktır.
Bilindiği üzere Vergi Usul Yasası'nın 134'üncü maddesi
uyarınca vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlar
tarafından lüzum görüldüğü takdirde inceleme işletmeye
dahil iktisadi kıymetlerin fiili envanterlerinin
tetkikine de teşmil edilebilmektedir. Dolayısıyla vergi
incelemesi yapmaya yetkili kılınan elemanlar
işletmelerde fiili envanter yapma yetkisine sahip
oldukları gibi, yasal düzenleme gereği fiili envanterin
yapılmasının gerektirdiği ve incelemeyi yapan tarafından
tasdik ettirilen giderler de Hazinece mükellefe
ödenmektedir.
Gerçekte ÖTV Yasası'nın mevcut 4'üncü maddesine 4'üncü
fıkra olarak eklenmesi öngörülen düzenlemeye paralel bir
düzenleme Katma Değer Vergisi (KDV) Yasası'nın 9'uncu
maddesinin 2'nci fıkrasında yer almaktadır. Söz konusu
fıkraya göre de "Fiili ya da kaydi envanter sırasında
belgesiz mal bulundurulduğu veya belgesiz hizmet satın
alındığının tespiti halinde, bu alışlar nedeniyle ziyaa
uğratılan KDV'si, belgesiz mal bulunduran veya hizmet
satın alan mükelleften aranmaktadır.
Belgesiz mal bulundurdukları veya hizmet satın aldıkları
tespit edilen mükelleflere, bu mal ve hizmetlere ait
alış belgelerinin ibrazı için tespit tarihinden itibaren
10 günlük bir süre verilir. Bu süre içinde alış
belgelerinin ibraz edilememesi halinde, belgesi ibraz
edilemeyen mal ve hizmet tespit tarihindeki emsal bedeli
üzerinden hesaplanan KDV alışlarını belgeleyemeyen
mükellef adına re'sen tarh edilir. Bu tarhiyata vergi
ziyaı cezası uygulanır."
Yasal düzenleme gereği olarak "belgesiz alınan mal ve
hizmetleri satanlara, bu satışlarla ilgili olarak, vergi
inceleme raporuna dayanılarak KDV tarhiyatı yapıldığı
takdirde, ziyaa uğratılan vergi ve buna ilişkin ceza
ayrıca alıcıdan aranmaz."
Buna göre gerek KDV Yasası'nın 9/2 maddesinde yer alan
düzenleme ve gerekse ÖTV Yasası'nın 4'üncü maddesine
eklenmesi öngörülen düzenleme ile faturasız mal
bulunduran ve bu durumu vergi denetim elemanlarınca
tespit edilen mükelleflerin söz konusu tespit tarihinden
itibaren on gün içinde faturasız malların faturasını
ibraz edememeleri halinde ÖTV ile KDV bu mükellefleden
ceza olarak aranacaktır.
Burada üzerinde durulması gereken bir önemli husus da
KDV Yasası'nın 20'nci maddesinde yer alan matrah
tanımıdır. Söz konusu verginin uygulanmasında; "Teslim
ve hizmet işlemlerinde matrah, bu işlemlerin karşılığını
teşkil eden bedeldir." Bu bağlamda yasal düzenleme ile
yapılan tanımlamadan anlaşılacağı üzere KDV'de "bedel"
sözü malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan
veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler
karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya
bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde
sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet
ve değerler toplamını ifade eder. "Dolayısıyla satıcı
tarafından malın maliyetine dahil edilmiş bulunan vergi,
resim, harç, fon payı gibi unsurlar KDV'nin matrahına
dahil olmaktadır.
Mevcut yasal düzenlemeler çerçevesinde ÖTV'ye tabi olan
bir mal ticari dolaşımda aynı zamanda KDV'ye de tabi
olmakta ve KDV ÖTV dahil bedel üzerinden
hesaplanmaktadır. Çünkü ÖTV yasal düzenleme gereği
vergiye tabi malın ya ilk tesliminde veya ithalatı
aşamasında ödenmektedir.
Yapılması öngörülen yasal düzenleme ile "kaçak mal
bulunduranlara" bu durumda "çifte vergi ve ceza gelmekte
olup (Kızılot, Şükrü "Kaçak mal bulunduranlara çifte
vergi geliyor", Hürriyet, 12.4.2008) buna göre günümüzde
başta akaryakıt kaçakçılığı olmak üzere ÖTV'ye tabi
birçok malın faturasız bulundurulması halinde
uygulanacak cezanın toplam maliyetinin artırılması ve
caydırıcı olması hedeflenmiştir.
Veysi Seviğ
22.04.2008 |