|
KDV'de
kısmi istisna
Katma Değer
Vergisi Yasası'nın 17'nci maddesi "Sosyal ve askeri
amaçlı istisnalarla diğer istisnaları" belirlemiş
bulunmaktadır. Bu maddede yer alan istisnanın özelliği,
teslimi vergiden istisna edilmiş bulunan mal ve hizmet
ifası için bu işlemleri yapanların üstlenmiş
bulundukları Katma Değer Vergisi'ni
giderleştirebilmeleridir. Söz konusu yasanın 30/a
maddesi uyarınca "Vergiye tabi olmayan veya vergiden
istisna edilmiş bulunan malların teslimi ve hizmet ifası
ile ilgili alış vesikalarında gösterilen veya bu mal ve
hizmetlerin maliyetleri içinde yer alan Katma Değer
Vergisi, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden
hesaplanan Katma Değer Vergisi'nde indirilemez.
Gerçekte genel kural olarak mükellefler; yaptıkları
vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV'den,
aynı yasada aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine
ilişkin olarak;
*Kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla
hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda
gösterilen Katma Değer Vergisi'ni,
*İthal olunan mal ve hizmetler dolayısıyla ödenen Katma
Değer Vergisi'ni,
indirim konusu yapabilirler.
Diğer yandan Katma Değer Vergisi Yasası'nın 33'üncü
maddesi hükmü gereği olarak "indirim hakkı tanınan
eylemlerle indirim hakkı tanınmayan işlemlerin bir arada
yapılması halinde, fatura ve benzeri vesikalarda
gösterilen Katma Değer Vergisi'nin ancak indirim hakkı
tanınan işlemlere isabet eden kısmı indirim konusu"
yapılabilmektedir.
Katma Değer Vergisi Yasası'nın 17'nci maddesinde kısmi
istisna konusu işlemler dört ana grupta toplanmış
bulunmaktadır. Şöyle ki;
*Kültür ve eğitim amacı taşıyan istisnalar,
*Sosyal amaç taşıyan istisnalar,
*Askeri amaç taşıyan istisnalar,
*Diğer istisnalar.
Yukarıda sayılan istisnalar kapsamına giren teslimler
Katma Değre Vergisi'ne tabi tutulmasına karşılık bu tür
teslimlerle ilgili olarak edinilen mal ve hizmetlerin
önemli bir bölümü vergiye tabi bulunmaktadır.
Katma Değer Vergisi Yasası'nın 58'inci maddesinde yer
alan düzenleme gereği olarak "Mükellefin vergiye tabi
işlemleri üzerinden hesaplanan Katma Değer Vergisi ile
mükellefce indirilebilecek Katma Değer Vergisi, Gelir ve
Kurumlar Vergisi matrahında gider olarak kabul"
edilmemektedir.
Bu hükme göre kısmi istisna kapsamında olan ve indirim
konusu yapılamayan Katma Değer Vergisi
giderleştirilebilmektedir.
Bir başka anlatımla Katma Değer Vergisi Yasası'nın
58'inci maddesi "mükellefçe indirilebilecek Katma Değer
Vergisi'nin Gelir ve Kurumlar Vergisi matrahının
tespitinde gider kabul edilemeyeceği" şeklinde olmasına
karşın bu hükmün "mefhum-u muhalifi"den (tersi
anlamında) hareket edilirse, mükellefçe indirilemeyen
Katma Değer Vergisi'nin gider olarak kabul edilebileceği
sonucu çıkmaktadır. Dolayısıyla bu bağlamda da Katma
Değer Vergisi Yasası'nın 30/a maddesine göre vergiye
tabi olmayan veya vergiden istisna edilen işlemler
dolayısıyla hesaplanan Katma Değer Vergisi'nden
indirilmesi kabul edilmeyen alış ve giderlere ait KDV,
mal ve hizmet bedeliyle birlikte gider yazılabilecek
veya ilgili malın maliyetine intikal ettirilecektir.
Katma Değer Vergisi Yasası'nın 17/1 maddesinde sayılmak
suretiyle belirlenmiş bulunan kurum ve kuruluşların,
hastane, nekâhathane, klinik, dispanser, pervantoryum,
sanatoryum, kan bankası, organ nakline mahsus bankalar,
anıtlar, botanik (bitki) ve distofajin laboratuvarları,
öğrenci veya yetiştirme yurtları, yaşlı ve sakat
bakımevleri, huzurevleri, parasız fukara aşevleri,
düşkünevleri, yetimhaneler işletmek veya yönetmek
suretiyle yaptığı teslim ve hizmetler, aynı maddenin 2/a
fıkrası ile Katma Değer Vergisi'nden istisna edilmiştir.
Ancak yasal düzenleme gereği olarak Katma Değer
Vergisi'nden istisna edilen bu faaliyetlerin
sürdürülmesi için satın alınan mal ve hizmetler Katma
Değer Vergisi'nden bağışık tutulmamıştır. (Konuya
ilişkin daha fazla bilgi için bakınız Oktar, Kemal, KDV
İstisnalar ve İadeler Maliye ve Hukuk Yayınları, 2007,
7. baskı, sf: 522)
Kaldı ki Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından verilen bir
özelgede tıp merkezlerinin hastane statüsünde olmadığı,
bu nedenle dernek bünyesinde işletilen tıp merkezlerinin
faaliyetlerini Katma Değer Vergisi Yasası'nın 17/2-a
maddesi kapsamında hastane işletmek olarak mütalaa
edilmesinin ve vergiden bağışık tutulmasının mümkün
olmayacağı bildirilmiştir.
Uygulamada Katma Değer Vergisi Yasası'nın 17'nci maddesi
bir torba madde düzenlenmesi biçimine dönüşmüş olup, söz
konusu maddenin uygulanmasına yönelik duraksamalar
giderek çeşitlenmekte ve artmaktadır. Dolayısıyla söz
konusu düzenlemenin bu bağlamda daha az uyuşmazlık
yaratır hale getirilmesi gerekmektedir.
Veysi Seviğ
Referans /
30.11.2007
|