TBMM Başkanlığı'na
verilen kanun teklifi ülkemizde yıllardır devam eden
motorlu taşıtlar vergisi adaletsizliğini en azından
deniz araçları bakımından düzeltme amacı taşımaktadır.
Bununla birlikte teklif şimdiden problemler yaratmaya
başladı. Konuyu yatlara vergi affı olarak görenler
değişikliğe karşı çıkarken yabancı bayrak yerine Türk
bayrağını olsun diyenler de çalışmayı desteklemekteler.
Aslında konunun farklı boyutları var. 30 Mayıs 2008
tarihli yazımızda belirttiğimiz üzere konu ile ilgili
açıklamalarımıza devam ediyoruz.
Bir kere daha üzerinde durarak
vurgulamak gerekmektedir ki tekne ve yat aynı şey
değildir. Bu nedenle konuya sadece yatlar açısından
bakmak hatadır. Bu hata daha önceki düzenlemelerde de
yapılmıştı. Bunu düzeltmek gerekir. İkinci husus
uygulanan vergi sisteminin adaletsiz olmasıdır. Yüksek
vergiler nedeniyle Türk bayrağından kaçış yaşanmaktadır.
Bununla birlikte yat sahipleri yüksek vergi versin
zihniyeti son derece yanlıştır. Bunun iki sebebi vardır.
Bir tanesi bu vergi sadece yatlardan alınmamaktadır. Son
derece mütevazı şartlarda denizcilik yapanlar da
bulunmaktadır. Ayrıca motorlu taşıtlar vergisinin
kapsamı dikkate alındığında bu yaklaşımdaki hata daha
net anlaşılacaktır. İkinci sebep yatlardan alınmış olsa
bile uygulan vergilerin adaletsiz olmasıdır. Verginin
ölçüsü ise kullanılan vasıtanın niteliği olmamalıdır. Bu
konuda dünya uygulamaları dikkate alındığında neden
bizim vergi sistemimizin adaletsiz ve kullanılan
kriterler bakımından anayasaya aykırı olduğu çok rahat
görülebilecektir.
Bir grup kullanıcı yabancı
bayrağı tercih etmektedir. Bu rakam oldukça da
yüksektir. Türk bayrağını tercih edip yüksek ve adil
olmayan vergileri ödeyenler ise bu durumu kabul
edememektedirler. Burada konunun duygusal boyutları bir
tarafa vergi boyutu kişilerin farklın tercihlerde
bulunmasına yol açmaktadır. Bugün yabancı ülkelerde
vergi sebebiyle şirket kuranlar da aynı durumdadır. Bu
nedenle önce vergi sistemini düzeltip sonra tercihleri
değerlendirmek daha doğru olacaktır.
Denizcilikle uğraşanlar
bakımından özel deniz araçlarının MTV dışına çıkarılması
ve kayıt harcı alınması olumlu bulunmakla birlikte
alınması düşünülen harçların yüksekliği ve özellikle de
her yıl alınacak olması son derece olumsuz kabul
edilmektedir. Bu harçların miktarları metinde:
5 metreden 9 metreye kadar
gemi, deniz ve iç su araçlarından 200 YTL,
9 metreden 12 metreye kadar
gemi, deniz ve iç su araçlarından 400 YTL,
12 metreden 20 metreye kadar
gemi, deniz ve iç su araçlarından 800 YTL,
20 metreden 30 metreye kadar
gemi, deniz ve iç su araçlarından 1.600 YTL,
30 metreden büyük olan gemi,
deniz ve iç su araçlarından 3.200 YTL olarak
belirlenmiştir.
Boyları 5 metrenin altında olan
teknelerin kayıtdışında bırakılmasının bazı olumsuz
sonuçları muhakkak olacaktır. Konuya özellikle kaçak
üretim noktasından bakmakta fayda vardır. Bu nedenle
yabancı teknelerin Türk bayrağına geçirilmesi ve harca
tabi tutulmasında diğer ülke uygulamaları dikkate
alınarak rekabetçi bir rakam belirlenmesi de bir başka
önemli noktadır.
Hazırlanan metin bakımından
öngörülen ÖTV ve KDV muafiyeti gibi düşünceler hukuken
son derece sakıncalı ve problem yaratıcı niteliktedir.
Bu konunun tekrar gözden geçirilmesinde fayda vardır.
Ayrıca, Türk vatandaşlarının 1.1.2008 tarihinden sonra
satın aldıkları ve alacakları CE belgeli ikinci el
teknelerin de vergisiz ithaline izin verilmesi düşüncesi
sürmektedir.
Bu son derece önemli konudaki
teklifle ilgili olarak şimdiden bazı yeni öneriler
getirilmesi gerekmektedir. Bu haliyle önemli bazı hukuki
problemler yaratabilecek olan teklif hukuk boyutunun
yeniden düzenlenmesi ile faydalı hale gelebilir. Böylece
yıllardır problem oluşturan yabancı bayrak konusu ve
vergi adaletsizliği de çözümlenebilir. Yılardır bu
konuda çalışan Amatör Denizcilik Federasyonu'nun son
derece önemli tecrübelerinden yararlanmak faydalı
olacaktır.