|
Otomotivde ÖTV düzenlemesi indirim yapılmasına engel
değil
Otomotiv sanayii son yıllarda
gösterdiği gelişme ile ekonominin lokomotifliğini
üstlenmiş durumda. Maliye'nin de en önemli müşterisi
konumuna yükseldi. Hazine'ye aktarılan vergi kaynağının
önemli kısmı bu sektörden geliyor.
Geçtiğimiz ay yürürlüğe giren Özel Tüketim Vergisi (ÖTV)
ile ilgili bir düzenleme otomotivciler ile Maliye'nin
arasında soğuk rüzgârlar esmesine yol açtı. Sektör
temsilcileri, 'ÖTV hesaplanırken matrahın mal alış
fiyatından yüzde 10'dan daha düşük olamayacağı' şeklinde
getirilen yeni hüküm yüzünden, araçlarda indirim
yapamadıkları ve satışların bıçak gibi kesildiğinden
şikâyetçi oluyor. Maliye ise düzenlemeyi, "Şirketler,
indirim için vergi matrahını düşük gösteriyor ve gelir
kaybı oluşuyordu. Bunun önüne geçildi." diyerek
savunuyor.
Geçtiğimiz ay Resmî Gazete'de yayımlanıp yürürlüğe giren
Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun ve
diğer bazı kanunlarda değişiklikler getiren kanun
vergicilikte sorun olan birçok meseleye pratik çözümler
getirdi. Bunlardan bir tanesi de ÖTV ile ilgili. Söz
konusu vergi, belli kalemler üzerinden harcama esnasında
ve sadece bir defa alınıyor. Ancak, KDV matrahına dâhil
edilerek vergiden vergi alınması, bu verginin
eleştirilen en önemli yanlarından birisi. Diğer yandan;
üzerinden ÖTV alınan akaryakıt, taşıt, beyaz eşya, tütün
ve alkollü içkilerin satımında vergi matrahının düşük
gösterilmesi veya belgesiz mal bulundurulması bu
verginin tahsilini ciddi manada aşağılara çekmiş
durumda. Yukarıda bahsettiğim kanunla getirilen ve
kamuoyunda eleştirilen düzenlemeler ÖTV'de bir nevi
vergi güvenlik müessesesi özelliği taşıyor.
ÖTV Kanunu'na getirilen ilâve hüküm ile taşıt
satışlarında, alış fiyatına göre yüzde 50'leri bulan
indirimli rakamlar üzerinden ÖTV hesaplanmasının önüne
geçildi. Hüküm kamuoyuna yansıtılanın aksine, taşıt
satışı esnasında indirimlere sınırlama getirmiyor.
Sadece ÖTV hesaplanırken matrahın, mal alış fiyatından
yüzde 10'dan daha düşük olamayacağı ifade ediliyor.
Şöyle ki; bir firma 100 bin YTL'ye aldığı taşıtları
satarken, daha az ÖTV hesaplamak için, 50 bin YTL
üzerinden faturalandırıyordu. Daha sonra fiyat farkını
da alıcıdan tahsil ediyor. (60 bin YTL'lik kur farkı
gibi) Böylece kârlı bir şekilde malın satış bedelini
(toplam 110 bin YTL) kasasına koyuyordu. Fakat ÖTV'yi de
50 bin YTL üzerinden hesaplıyordu. Getirilen yeni
düzenleme, şirketin yüzde 50'lik indiriminin önüne
geçmiyor. Mükellefe, 100 bin YTL'ye aldığı malı,
satarken ÖTV'yi en az 90 bin YTL üzerinden hesaplama
mecburiyeti getiriyor. Satıcı, ÖTV'yi bu rakam üzerinden
hesapladıktan sonra istediği kadar indirim yapabilir.
Örneğin; bir otomotiv bayii aracı 50 bin YTL'ye almış
olsun. Kampanya kapsamında 40 bin YTL'den satacağını
kabul edelim. Burada vergiler şu şekilde hesaplanacak.
Aracın alış bedeli 50.000
Satış bedeli 40.000
ÖTV matrahı 45.000
Hesaplanan ÖTV 16.650
KDV matrahı 56.650
Hesaplanan KDV 10.197
Tüketicinin ödeyeceği toplam bedel 66.847
(Tutarlar YTL'dir)
Öte yandan benzer sınırlamalar serbest meslek erbabı
faaliyetlerinde de fiilen uygulanıyor. Bir doktor veya
mali müşavir rekabet şartları gibi sebeplerle odaca
tespit edilen tarifeden daha düşük bedel mukabili hizmet
verse bile KDV hesaplanırken oda tarifesinin dikkate
alınması ve tarifedeki bedel üzerinden KDV hesaplanması
gerekiyor.
Engellilere ÖTV indirimi 'düzeltildi'
Engellilerin kullanabileceği taşıtlar için uygulanan ÖTV
istisnası, barındırdığı sorunlar sebebiyle sıkıntılar
içeriyordu. Bu istisnadan faydalanılarak alınan bir araç
deprem, yangın, hırsızlık gibi elde olmayan sebeplerle
bile kullanılamaz hale gelirse engelliler, 5 yıl
geçmeden bu istisnadan tekrar faydalanamıyordu. Ayrıca
teknolojik gelişmeler neticesinde aracını yenilemek
isteyen bir engelli, bu aracı engelli olmayan birine
sattığı zaman, başta ödemediği ÖTV'nin alıcı tarafından
ödenmesi gerekiyordu. Bu da bu tip araçların elden
çıkmasını zorlaştırıyor ve değerinden düşük fiyata
satılmalarına sebep oluyordu.
ÖTV Kanunu'na eklenen hükümlerle artık engellilere ait
taşıtlar deprem, heyelan, sel, yangın veya kaza sonucu
kullanılamaz hale gelir ve hurdaya çıkarılırsa 5 yıllık
süre beklenmeden ÖTV istisnasından faydalanılabilecek.
Ayrıca engelliler istisnadan faydalanarak aldıkları
taşıtları 5 yıldan fazla kullandıktan sonra
sattıklarında (alıcı engelli olmasa da) artık alım
esnasında alınmayan ÖTV yeni alıcıdan alınmayacak.
Böylece daha önce bir nevi vergi ertelemesi olarak
uygulanan istisna, gerçek bir istisna niteliğini almış
oldu.
AHMET YAVUZ
Zaman 07.07.2008 |