Muhasebe  

Maliye

Vergi

Sigorta

İletişim

  MUHASEBE GÜNCEL BÜLTEN :  07.09.2007
    

                                           Ana Sayfa 

                             Muhasebe Forum 

                                      SSK Mevzuat

                                    Danışma Hattı 

                      2007 Yılı Uygulamaları

                         Staj-Stajyer Rehberi

                     2007 Yılı Pratik Bilgiler

 

 

 


 

Vergi operasyonu
 

Vergi borcunu ödemeyenlere karşı İdare tarafından yapılacağı söylenen operasyon, gündemi oluşturuyor. Bana sorulan sorulardan mükelleflerin konuyu merak ettikleri anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından "Tahsilâtın Hızlandırılması" adıyla başlatıldığı söylenen bu veya benzeri çalışmalar ülkemizde zaman zaman farklı isimlerle ve iddialı sloganlarla tekrarlanmaktadır. Buna basının ve bazı yetkililerin konunun daha vurucu olması hevesiyle yaptığı değerlendirmeler de eklenince vergiler konusunda mükellefler iyice panik yaşamaktadırlar. Bu bile amaçlardan birisi olabilir. Konuya İdare ya da dürüst mükellefler açısından bakınca çok iyi, bravo diyenler olabileceği gibi, geçmişte de bu tür çalışmalar yapıldığını ve sonuç alınamadığını bilenler de durumu boşa kürek çekme olarak niteleyeceklerdir. Ben ise konuyu mükellef hakları kapsamında değerlendirmek istiyorum.

Konuya iki açıdan yaklaşmak gerekir. Kötü niyetli mükellefler ve iyi niyetli mükellefler. Kötü niyetli mükellefler için İdareler tarafından yeni çalışmalar yapılması ve uygulamaların değiştirilmesi haklı görülebilir. Burada önemli olan İdare'nin hukukla mı hukuk dışı mı savaştığıdır. Mükellef iyi ya da kötü niyetli olsun İdare çalışmalarında öncelikli olarak herkese eşit davranmak zorundadır. Kuralların eşit olmaması sadece mükellefler arasında ayrımcılık yapılmasına yol açmaz, sistemin de bozulmasına yol açar. Kötü niyetli mükelleflerin bu davranışlarının iyi niyetli olanlara karşı bir haksızlık ve adaletsizlik teşkil ettiğine hiç şüphe yoktur. Ama asıl olması gereken İdare'nin bu şartlar altında bile mükelleflere karşı adaletli yaklaşabilmesidir.

Burada iyi niyetli mükellefler açısından durum daha da garipleşmektedir. Kilit nokta iyi ya da kötü mükellef olup olmamaktan ziyade, bir mükellef olmak sebebiyle İdare ile olan ilişkilerin durumudur. Mükellefin iyi niyetli olduğu fakat ödeme sıkıntısı çektiği ihtimalinde bu tür operasyon veya çalışmalar daha da farklı nitelendirilebilir. Sadece bizde değil, bugün birçok gelişmiş ülkede de mükellefler çeşitli sebeplerle ödeme güçlüğü çekmektedir. Fakat bu ülkelerde bu tür bir güçlük içine düşen mükelleften bu vergiyi almak için sert tedbirler ancak bazı ön çalışmalar sonuçsuz kalırsa başvurulan bir yol olarak kullanılmaktadır. Bu yol da vergi borcu ödeme planlaması yapmak suretiyle zor durumdaki mükelleflerin ödemelerini kolaylaştırıcı imkânlar sağlanmasıdır. Zira amaç sadece verginin alınması değil, verginin hukuku ve mükellef haklarını ihlal etmeden, mükellefleri daha zor durumlara düşürmeden alınmasının sağlanmasıdır.

İdare, çalışmalarında hukuku ve mükellef haklarını en üst sıraya yerleştirmemişse, inceleme raporlarında çok ciddi hatalar varsa, bu raporlara dayanarak açılan davalar olmasına karşı mükellef takip ediliyorsa, haksız çıkınca mükellefin parasına faiz ödenmiyorsa, kanun hükümleri keyfi olarak yorumlanıp yargı kararlarına karşı çıkılıyorsa, vergi sistemindeki adaletsizlikler giderilemiyorsa o İdare mükelleften hesap sorma hakkını da kendisinde görmemelidir. Mükellef kültürü, önderlik ederek oluşturulabilir.

Uygulama problemleri giderilirse yeni operasyonlara da ihtiyaç kalmayacaktır. Vergisini sürekli olarak ödemeyen kötü niyetli mükellefler için gereken tedbirleri daha önceki safhalarda almak gerekir. Bugün ABD. ve Birleşik Krallık uygulamalarında vergisini ödeyemeyen mükelleflere önerilen ödeme planları beyan sisteminin temel alınması ve mükelleflerin gerçek gelirlerinin saptanabilmesi sebebiyle daha gerçekçi olmaktadır. Biz de gelişmiş ülkelerin izlediği bu yolu izlemediğimiz sürece "oradaki mükellefler farklı, bu yüzden biz kendi ülkemizin kurallarına göre tedbir alırız" demek ben "vergide hukuk istemiyorum, mükellef haklarına da inanmıyorum" demektir. Maliye politikaları farklı olabilir, ama hukuk kuralları olmamalıdır. Yoksa mükellefler vergi öderken İdare'nin değil, hukukun peşinden gideceklerdir.

Hakan Üzeltürk
huzelturk@superonline.com

Dünya Gazetesi /07.09.2007

 

 

@ MuhasebeNet Mail Listesine Kayıt Olun

  Mevzuat değişiklikleri, güncel bilgi haber ve yorumlar Sizin mailinize de gelsin

(Ücretsiz üyelik için tıklayınız)

 


Copyrıght © 2005 -2007  www.muhasebenet.net- www.muhasebenet.com - Türkiye'nin muhasebe rehberi. Her hakkı saklıdır.