|
Çalışma hayatının denetimi ve teftişi
Devlet, çalışma hayatı ile
ilgili mevzuatın uygulanmasını izler, denetler ve teftiş
eder. Bu ödev Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na
bağlı ihtiyaca yetecek sayı ve özellikte teftiş ve
denetlemeye yetkili iş müfettişlerince yapılır. İş
Teftiş Kurulu 10 ilde oluşturulan grup başkanlıkları ile
görevlerini yerine getirmektedir (Ankara, İstanbul,
İzmir, Adana, Malatya, Bursa, Erzurum, Samsun, Antalya,
Zonguldak). Bu gruplarda toplam 627 iş müfettişi görev
yapmaktadır. Bu müfettişlerin 342'si sosyal açıdan (işin
yürütümü) ve 285'i iş sağlığı ve güvenliği açısından
sanayi ve ticarette özverili bir şekilde denetim
yapmaktadır. İş denetiminin ana amacı çalışanları
korumak, çalışma yaşamı ile ilgili mevzuatın uygulanıp
uygulanmadığını izlemek ve denetlemektir.
İş hayatının izlenmesi, denetlenmesi ve teftişiyle
ödevli olan iş müfettişleri, işyerlerini ve
eklentilerini, işin yürütülmesi tarzını ve ilgili
belgeleri, araç ve gereçleri, cihaz ve makineleri, ham
ve işlenmiş maddelerle, iş için gerekli olan malzemeyi
gerektiği zamanlarda ve işçilerin yaşamına, sağlığına,
güvenliğine, eğitimine, dinlenmesine veya oturup
yatmasına ilişkin tesis ve tertipleri her zaman görmek,
araştırmak ve incelemek ve 4857 sayılı kanunla suç
sayılan eylemlere rastladığı zaman bu hususta Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından çıkarılacak İş
Teftişi Tüzüğü'nde açıklanan şekillerde bu halleri
önlemek yetkisine sahiptirler.
Teftiş ve denetleme sırasında işverenler, işçiler ve bu
işle ilgili görülen başka kişiler izleme, denetleme ve
teftişle görevli iş müfettişleri tarafından
çağrıldıkları zaman gelmek, ifade ve bilgi vermek,
gerekli olan belge ve delilleri getirip göstermek ve
vermek ve birinci fıkrada yazılı görevlerini yapmak için
kendilerine her çeşit kolaylığı göstermek ve bu yoldaki
emir ve isteklerini geciktirmeksizin yerine getirmekle
yükümlüdürler.
İş hayatını izleme, denetleme ve teftiş yetkisi olan iş
müfettişleri görevlerini yaparlarken işin normal
gidişini ve işyerinin işlemesini, inceledikleri konunun
niteliğine göre mümkün olduğu kadar aksatmamak,
durdurmamak ve güçleştirmemekle ve resmi işlemlerin
yürütülüp sonuçlandırılması için, açıklanması
gerekmedikçe, işverenin ve işyerinin meslek sırları ve
şartları, ekonomik ve ticari hal ve durumları hakkında
gördükleri ve öğrendikleri hususları tamamen gizli
tutmak ve kendileri tarafından bilgileri ve ifadeleri
alınan yahut kendilerine başvuran veya ihbarda bulunan
işçilerin ve başka kişilerin isimlerini ve kimliklerini
açıklamamakla yükümlüdürler.
İş denetimi ve teftişine yetkili iş müfettişleri
tarafından ifade ve bilgilerine başvurulan işçilere,
işverenlerin gerek doğrudan doğruya ve gerek dolayısıyla
telkinlerde bulunmaları, işçileri gerçeği saklamaya
yahut değiştirmeye sevk veya herhangi bir suretle
zorlamaları veyahut işçilerin ilgili makamlara
başvurmaları, haber ve ifade vermeleri üzerine, bunlara
karşı kötü davranışlarda bulunmaları yasaktır.
İşçilerin çalıştıkları veya ayrıldıkları işyerleriyle
işverenleri hakkında gerçeğe uygun olmayan haberler
vererek gereksiz işlemlerle uğraştırılmaları veya
işverenleri haksız yere kötü duruma düşürmeye
kalkışmaları ve iş müfettişlerince kendilerinden sorulan
hususlar için doğru olmayan cevaplar vererek denetim ve
teftişin yapılmasını güçleştirmek veya yanlış bir sonuca
vardırmak gibi kötü niyetli davranışlarda bulunmaları
yasaktır. İş Kanunu'nun;
4857/92'nci maddesinin ikinci fıkrasındaki izleme,
denetleme ve teftişle görevli iş müfettişleri tarafından
çağrıldıkları zaman gelmek, ifade ve bilgi vermek,
gerekli olan belge ve delilleri getirip göstermek ve
vermek ve birinci fıkrada yazılı görevlerini yapmak için
kendilerine her çeşit kolaylığı göstermek ve bu yoldaki
emir ve isteklerini yükümlülüklerini yerine getirmeyen
işveren veya işveren vekiline 2007 yılında 8.457 YTL
para cezası verilir.
4857/96'ncı maddesindeki ifade ve bilgilerine başvurulan
işçilere, işverenlerin gerek doğrudan doğruya ve gerek
dolayısıyla telkinlerde bulunmaları, işçileri gerçeği
saklamaya yahut değiştirmeye sevk veya herhangi bir
suretle zorlamaları veyahut işçilerin ilgili makamlara
başvurmaları, haber ve ifade vermeleri üzerine, bunlara
karşı kötü davranışlarda bulunma yasağına uymayan
işveren veya işveren vekiline 2007 yılında 8.457 YTL
para cezası verilir.
İş müfettişlerinin İş Kanunu'ndan veya diğer kanunlardan
doğan her çeşit teftiş, denetleme yetki ve görevleri
gereğince görevlerinin yerine getirilmesi sırasında,
görevlerini yapma ve sonuçlandırmaya engel olan
kimselere eylem başka bir suçu oluştursa dahi ayrıca
2007 yılında 8.457 YTL para cezası verilir.
SOSYAL GÜVENLİK VE İŞ HUKUKU
İbrahim Işıklı
Dünya online / 07.11.2007
|