|
Kanunun tam adı, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü
Hakkında Kanunda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik
Yapılması Hakkında Kanun. Geçtiğimiz hafta bazı
değişikliklerle kabul edildi. Düzenleme,
mükelleflerle idare arasında ihtilaflara sebep olan
ve bazıları Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilen
birçok konuya açıklık getiriyor: Vergi borçlarının
taksitlendirilerek ödenmesi kolaylaştırıldı.
Taksitlendirme süresi iki yıldan üç yıla
çıkarılırken, belli bir miktara kadar olan borçların
teminat alınmadan taksitlendirilmesi imkanı
getirildi. Ayrıca Anayasa Mahkemesi'nce iptal
edilmiş bulunan, vergi borcu bulunanların yurtdışına
çıkış yasağı uygulaması 6183 sayılı kanun kapsamına
alındı. Limitet şirket ortaklarının şirketin vergi
borçları ile ilgili sorumlulukları da yeniden
tanımlandı.
Önemli değişikliklerin
başında, teşvikli bölgelerdeki işletmelerde teşvik
uygulaması ile çelişen asgari geçim indiriminin
'barıştırılması' geliyor. Asgari geçim indirimi,
doğrudan çalışana, 5084 sayılı kanunla sağlanan
terkin uygulaması da doğrudan işverene fayda
sağlayan uygulamalar. Bu yüzden teşvikli bölgelerde
bulunan işyerlerinde ücretlerin vergilemesinde
öncelik asgari geçim indirimine verilirse, işverenin
teşvik kapsamında elde edeceği avantaj azalıyor,
hatta bazı durumlarda tamamen ortadan kalkıyordu.
Öncelik Teşvik Kanununa verilirse çalışanlar asgari
geçim indiriminden faydalanamıyordu. Yani ayda 50-60
YTL'lik 'vergi iade-fiş parası' alamıyorlardı. Bu
problem ortadan kaldırıldı. Gelir Vergisi Kanunu'na
eklenen bir madde ile Teşvik Kanunu kapsamında Gelir
Vergisi stopajı teşviki uygulanan ücretlerin
vergilendirilmesinde, öncelikle asgari geçim
indiriminin dikkate alınması hükme bağlandı. Buna
göre, teşvik kapsamında bulunan illerde çalışan
ücretlilerin vergilendirilmesinde önce asgari geçim
indirimi uygulanacak. Bu uygulamadan sonra kalan
tutarlar 5084 sayılı kanun hükümlerine göre terkin
edilecek.
Sporcular oynadıkları lige
göre vergi ödeyecek
Kanun ile sporcu
kazançlarının vergilendirilmesi ile ilgili boşluklar
gideriliyor. Lig usulüne tâbi spor dallarında görev
alan sporcuların kazançları, liglere göre kademeli
olarak vergilendirilecek. En üst ligde oynayanların
kazancından yüzde 15, bir altında oynayanların
kazancından yüzde 10, diğer liglerde görev alanların
kazancından ise yüzde 5'lik vergi kesintisi
yapılacak. Lig usulüne tabi olmayan spor
dallarındaki sporculara yapılan ödemeler ile milli
sporculara uluslararası müsabakalara katılmaları
karşılığında yapılan ödemelerden ise yüzde 5 vergi
kesilecek. Kanun tasarı halindeyken, teknik direktör
ve antrenörlere yapılan ödemelerin de sporculara
yapılan ödemeler gibi vergilendirilmesi
öngörülüyordu. Ancak genel kurul görüşmelerinde
teknik direktör ve antrenörlere yapılan ödemeler
kapsamdan çıkarıldı. Bu görevi yapanların
vergilendirilmesi, diğer ücretler gibi olacak.
Kulüp borçlarına 10 yıllık
taksitlendirme imkanı
Spor kulüplerinin devlete
ait borçlarına 10 yıla kadar taksit imkânı
getirildi. Kulüplere, vergi, resim, harç, sigorta
primi ve eğitime katkı payları ile bunların
cezalarını taksitlendirme imkanı tanındı. Bu
taksitler, 10 yıla kadar vadelendirilebilecek.
Taksitlendirmede uygulanacak faiz oranı da
uygulanmakta olan tecil faizi oranının (yıllık yüzde
2) 1/6'sı nispetinde olacak. Ayrıca bu
taksitlendirmede teminat aranmayacak. Yalnız
kulüplerin bu uygulamadan faydalanabilmeleri için
müracaattan sonra ve taksitler süresince ortaya
çıkacak vergi ve primleri zamanında yatırmaları
gerekiyor.
Yurtdışına çıkış
yasağında borç tutarı 100 bin YTL'ye yükseldi
Anayasa Mahkemesi, Pasaport
Kanunu hükümleri kapsamında yapılan, kesinleşmiş ve
teminata bağlanmamış vergi borcu bulunanların
yurtdışına çıkışlarının engellenmesi uygulamasına
ilişkin hükümleri iptal etmişti. Bu yüzden söz
konusu düzenleme ile yurtdışı çıkış yasağı
uygulaması, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil
Usulü Hakkında Kanun kapsamına alındı. Yeni
düzenlemede yurtdışı yasağı koymak için alacağın 100
bin YTL ve üzerinde olup, teminat altına alınmamış
olması gerekiyor. Ancak, bu miktarı aşan ve amme
alacaklarıyla bunlara ait zam ve cezaları ödeme
emrinin tebliğ tarihini takip eden yedi gün
içerisinde ödemeyen veya bu kanun hükümleri uyarınca
hakkında söz konusu alacaklar sebebiyle ihtiyati
haciz kararı alınan amme borçlusunun yurtdışına
çıkışı, alacaklı tahsil dairesinin talebiyle
engellenebilecek.
Şirket ortakları, vergi
borcundan hisseleri kadar sorumlu tutuldu
Hâlihazırda geçerli
düzenlemede limitet şirket ortakları, şirketten
tahsil imkânı bulunmayan kamu alacağından sermaye
hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu
tutuluyordu. Yeni düzenlemede, 'şirketten tamamen
veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil
edilemeyeceği anlaşılan' alacakların da şirket
ortaklarından hisseleri oranında alınması
sağlanacak. Ayrıca artık şirket ortakları şirketteki
sermaye paylarını devrettiklerinde, hem payı
devreden hem de devralanlar devir öncesine ait amme
alacaklarının ödenmesinden müteselsilen (birlikte)
sorumlu tutulabilecek. Amme alacağının doğduğu ve
ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin
farklı şahıslar olmaları halinde de bu şahısların,
amme alacağının ödenmesinden müteselsilen sorumlu
tutulmaları mümkün hale geldi.
Borç taksitlendirmesi
kolaylaştı
Vergi borçları ve
cezalarının tecil şartları da hafifledi. Vergi,
resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme
masrafı, vergi cezası, para cezası ve gecikme zammı
ve diğer amme alacakları ayrımı yapılmadan, bütün
alacaklar 36 aya kadar tecil edilebilecek. Üstelik
borç toplamı 50 bin YTL'den az ise teminat şartı
aranmayacak. Bunun üzerindeki amme alacaklarının
tecilinde de, gösterilmesi zorunlu teminat tutarı 50
bin YTL'yi aşan kısmın yarısı olacak.
Ahmet Yavuz
09.06.2008 |