|
İşçiye yaptığı iş karşılığında
işveren veya üçüncü kişiler tarafından nakden ödenen
meblağ olan ücret, işçinin iş görme borcuna karşılık
işveren tarafından verilmesi gereken en temel
borçtur. Normal ücretin haricinde, fazla çalışma
karşılığı ücret, hafta tatili ücreti, genel ve
ulusal tatillerde ücret gibi ücretler bazı açıdan
farklılık arz etmektedir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun
"ücretin saklı kısmı" başlıklı 35. maddesinde,
işçilerin aylık ücretlerinin dörtte birinden fazlası
haczedilemeyeceği veya başkasına devir ve temlik
olunamayacağı, ancak işçinin bakmak zorunda olduğu
aile üyeleri için hakim tarafından takdir edilecek
miktarın bu paraya dahil olmadığı hükme
bağlanmıştır. Nafaka borcu alacaklılarının hakları
saklıdır.
Bu suretle ücretin dörtte
üçü özel bir hükümle korunmuş olmaktadır. Ancak,
işçinin bakmakla yükümlü olduğu ailesi üyelerine
ödenecek ve miktarı hakim tarafından takdir edilecek
paralar ile nafaka borcu bu sınırlamanın dışında
tutulmuştur.
İş Kanunu'nda telafi
çalışması
4857 sayılı İş Kanunu'nun
64. maddesinde düzenlenen telafi çalışması, zorunlu
nedenlerle işyerinde işin durması ve benzeri
nedenlerle belirli zaman dilimi içinde haftalık
çalışma saatleri tamamlanamadığı takdirde işçilere
bu eksik çalışmalarını telafi ettirme süreci olarak
tanımlanabilecektir. Özellikle ulusal bayram genel
tatil günlerinden önce veya sonra işyerinin tatil
edilmesi halinde daha sonraki günlerde yaptırılan
telafi çalışmalarının hangi hallerde
yaptırılabileceği belirtildikten sonra, bu telafi
çalışmasının iki ay içinde ve bir günde en fazla üç
saat olabileceği hüküm altına alınarak telafi
çalışmalarına bir düzen getirilmesi amaçlanmıştır.
Maddede ayrıca, telafi
çalışmalarının fazla çalışma veya fazla sürelerle
çalışma sayılmayacağı açıkça belirtilmek suretiyle,
uygulamada ortaya çıkabilecek tereddütler giderilmek
istenmiştir.
İş Kanunu'na İlişkin
Çalışma Süreleri Yönetmeliği'nin 7. maddesine göre,
zorunlu nedenlerle işin durması, ulusal bayram ve
genel tatillerden önce veya sonra işyerinin tatil
edilmesi veya benzer nedenlerle işyerinde normal
çalışma sürelerinin önemli ölçüde altında
çalışılması veya tamamen tatil edilmesi ya da
işçinin talebi ile kendisine 4857 sayılı İş Kanunu,
iş sözleşmeleri ve toplu iş sözleşmeleri ile
öngörülen yasal izinleri dışında izin verilmesi
hallerinde, işçinin çalışmadığı bu sürelerin
telafisi için işçiye yaptırılacak çalışma, telafi
çalışmasıdır.
Telafi çalışması yaptıracak
işveren; bu çalışmanın 4857 sayılı İş Kanunu'nun
64'üncü maddesinde sayılan nedenlerden hangisine
dayandığını açık olarak belirtmek, hangi tarihte
çalışmaya başlanacağını, ilgili işçilere bildirmek
zorundadır.
Telafi çalışması, kaynağını
oluşturan zorunlu nedenin ortadan kalkması ve
işyerinin normal çalışma dönemine başlamasını takip
eden 2 ay içerisinde yaptırılır. Telafi çalışması,
günlük en çok çalışma süresi olan 11 saati aşmamak
koşulu ile günde 3 saatten fazla olamaz. Telafi
çalışması, tatil günlerinde yaptırılamaz.
Telafi çalışmasında
işyerinde eksik çalışma söz konusu olmasına karşın
işçinin ücret ve sigorta primleri ile SSK gün sayısı
tam çalışılmış gibi tahakkuk ve tediyesi
yapılmaktadır. Kanunun izin verdiği süre olan 2
aylık sürede eksik çalışıldığı halde ücreti tam
olarak ödenen süreler telafi edilmektedir. Yani
işverenin işçiden olan saat alacağı daha sonraki bir
tarihte işçi tarafından yerine getirilmekte böylece
işçi ücret ve sigorta yönünden korunmuş olmaktadır.
Bu kanunun 64. maddesinde
öngörülen hükümlere aykırı davranan işveren veya
işveren vekiline bu durumda olan her işçi için 2007
yılında 167.-YTL para cezası verilecektir.
Resul Kurt
info@resulkurt.com
resulkurt.com
|