|
Vergi incelemeleri
Değerli okurlar, biliyorsunuz
yazılarımda sık sık vergi incelemelerinde yaşadığımız
sorunları sizlerle paylaşır, konuya ilişkin tavsiyelerde
bulunurum.
Yine böyle bir konuya dikkatlerinizi çekmek istiyorum.
Örtülü kazanç dağıtımı
incelemesinde KDV reddiyatı yapıldı
Şimdilerde şahidi olduğumuz bir incelemede, inceleme
elemanı şirketin ithalat sırasında yüksek fiyatla
ithalat yaptığını iddia edip ithalat bedelinin bir
kısmını örtülü kazanç dağıtımı olarak niteledi. Bir
yandan kurumlar vergisi tarhiyatı yaparken, aynı zamanda
bu örtülü olarak dağıtıldığı iddia edilen kısımla ilgili
olarak gümrükte ödenen KDV'nin indirim konusu
yapılamayacağı iddiası ile KDV tarhiyatı da yapıldı.
İşin kurumlar vergisi tarhiyatı kısmı, bu eleştirinin
haklı olup olmadığı ayrı bir tartışma konusu. Bu konuyu
tamamen bir yana bırakıyorum. Gelin kısaca KDV tarhiyatı
kısmını kısaca ele alalım.
KDV tarhiyatının mantığı aslında çok basit. Örtülü
dağıtıldığı iddia edilen tutar inceleme elemanınca
kanunen kabul edilmeyen gider olarak sınıflanıyor ve KDV
Kanunu'nun 30/d bendi uyarınca da kanunen kabul
edilmeyen giderin KDV'si de indirilemez sonucuna
varılarak gümrükte ithalat sırasında, Mali İdare'nin
saymanlığına ödenen KDV'nin indirilecek KDV olarak
dikkate alınamayacağı, iddia ediliyor.
Örtülü kazanç dağıtımı
iddiası ile yapılan nedir?
Örtülü kazanç dağıtımı iddiası ile şirketin maliyetleri
arasında bulunan tutarların bir kısmı inceleme
elemanınca maliyet (mal bedeli), değil k‰r dağıtımı
olarak yeniden tanımlanmaktadır. Diğer bir ifade ile
ortada işletme ile ilgili olmayan gider tartışması değil
mal bedeli olarak ödenen bir kısım bedellerin mal bedeli
değil k‰r olduğu iddiasıdır.
Kar dağıtımı KDV'ye tabi
midir?
Şayet mal bedeli olarak kayıtlarda görülen tutarı örtülü
k‰r dağıtımı diye nitelerseniz bu kısmın KDV'ye tabi
tutulmaması gereken bir ödeme olarak kabulü gerekir.
Ancak ithalat aşamasında da inceleme elemanının
sınıflaması/değerlendirmesi dikkate alındığında aslında
ödenmemesi gerekirken fuzuli ödenmiş KDV vardır. KDV
Kanunu'nda gerek 8. maddede gerekse 48. maddede fuzuli
ödenen KDV'nin iadesine ilişkin hükümler mevcuttur. Bu
konuda düzenlenen tebliğlerde de fuzuli ödenen KDV'nin
şayet KDV beyannamesinde indirimi yapılmış ise iade
edilmeyeceği, indirilemezse iade edileceğine ilişkin çok
sayıda açıklama mevcuttur.
Argümanlar bunlarla
sınırlı mı?
Kesinlikle değil. KDV Kanunu'nun lafzı, sistematiği,
diğer birçok maddesi ve gümrük mevzuatı dikkate
alındığında başka bir sonuca varabilmek mümkün değildir.
Aslında bu sorun
geçmişte çözülmüştü
Örtülü kazanç dağıtımı müessesesi bir vergi güvenlik
müessesesidir. Tıpkı hayat standardı, ortalama k‰r
haddi, asgari gayri safi hasılat esası müesseselerinde
olduğu gibi. Bu müesseselerle ilgili olarak da zamanında
KDV konusu tartışma konusu olmuş ve Danıştay müstekar
hale gelen kararlarında bu konuyu çözmüştü. Örtülü
kazanç dağıtımı/Transfer fiyatlaması incelemelerinin
giderek yoğunlaştığı bu dönemde geçmişte kalmış
sorunları tekrar gündeme getirmek yerine konunun
kendisini tartışmaya yoğunlaşmakta fayda olduğu
görüşündeyiz. Daha önce bir kısım incelemelerle ilgili
verilen az sayıda kararın konuya emsal teşkil etmekten
uzak olduğunu düşünmekteyiz. Dünya uygulamalarına da
baktığımızda dünya üzerinde hiçbir ülkenin böylesi bir
durumda konuyu KDV ile ilişkilendirmediği de
görülecektir.
Yapılan bir haksızlık
nedeniyle Maliye Bakanı Sayın Unakıtan'a çağrı
Sayın Bakanım
Size serbest muhasebeci mali müşavirlik mesleğinde
kariyer yapma çabasında olan çok sayıdaki meslektaşımın
ortak bir sorununu bu yolla iletmeye çalışmak istiyorum.
Serbest muhasebeci mali müşavir unvanını alıp, bir YMM
veya SMMM şirketinde bordrolu olarak çalışarak muhasebe
ve denetim mesleği yapan meslek mensupları 3568 sayılı
yasa gereği 10 yıllarını doldurduklarında sınava
girmekte, sınava girip kazananlar YMM unvanını
almaktadırlar. Meslek örgütümüz TÜRMOB sınavı
bileklerinin hakkıyla alan bu arkadaşlarımıza
ruhsatlarını bakanlığınızca bu arkadaşlarımıza mühürleri
verilmekte akabinde bu arkadaşlarımız bakanlığınızca
açılan ruhsatın iptali davalarına muhatap
kılınmaktadırlar.
Açılan bu davaların temel gerekçesinin serbest
muhasebeci mali müşavir olarak 10 yılın bağımsız olarak
çalışma gerektirdiği, SMMM ve YMM şirketlerinde mesleği
icra ederken geçen sürenin bağımlı olarak geçiriliyor
olması nedeniyle 10 yılın hesabında dikkate
alınamayacağı şeklinde yapılan lafzi yorum olduğunu
görüyoruz.
Oysa SMMM ve YMM şirketleri de 3568'e uygun yani
bağımsız çalışan, mesleğin tüm ilke ve esaslarına uymak
zorunda olan kuruluşlardır. Dolayısıyla yasaya uygun bir
mesleki kuruluşta, mesleki esaslara uygun şekilde
mesleğin merkezinde geçirilen süreyi meslekte geçen süre
saymamayı hukuki/hakkaniyete uygun kabul edebilmek
mümkün değildir.
Sayın Bakanım
Konuya alaka göstererek meslek mensuplarımızın mesleki
şevklerini tekrar ateşleyeceğinizi ve hakkaniyete uygun
olmayan bu hususu çözeceğinizi ümit ediyoruz.
Saygılarımla.
Kurumlar vergisinin
dörtte biri 10 mükelleftenmiş
Maliye Bakanlığı verilerine göre Temmuz 2007 itibariyle
kurumlar vergisi mükellef sayısı 624.340 olarak
belirlenmiş. Tahsil edilen kurumlar vergisi 12.447.349
bin YTL. 2006 yılında kurumlar vergisi olarak tahsil
edilen bu tutarın yüzde 43.84'ü sadece 100 mükellef
tarafından ödenmiş. 2005 yılında da 624.000 mükellefi
tarafından ödenen kurumlar vergisinin yüzde 23.04'ü de
sadece 10 mükellef tarafından ödenmiş.
Bir Ramazan fıkrası...
Erzurumlu harmanını kaldırmış, ekinini kurutuyormuş.
Öğleden sonra gökyüzü kararmaya başlamış.
"Allah'ım, ne olirsen ekinim gurumadan yağmurunu
yağdırma!"
"Allah'ım, birkaç gün daha yağmurunu yağdırma, ne
olirsen" diye dualar edip durmuş.
Ekini kurudu kuruyacak.
Akşam üzeri, son yarım saatte bir yağmur bir boran. Tüm
ekini çürümüş.
O hırsla eve gelmiş, Bir de bakmış ki; eşeği de yıldırım
çarpmış.
Bu olay Erzurumlu'nun içine oturmuş ama bir şey de
yapamamış.
Zaman geçmiş, Ramazan ayı gelmiş. İlk gün niyetlenmiş
Erzurumlu. İftara tam yarım saat kala, bir sigara
çıkartıp yakmış.
İlk nefesini şöyle bir güzelce çekmiş ve gökyüzüne
bakarak üflemiş.
"Nasıl? illet oliysen şimdi değil mi?" demiş ve eklemiş:
"Ölen eşşeği de gurbana saymazsam şerefsizim...
Hepinizin Ramazan bayramlarını kutlar saygılar sunarım.
Zeki Gündüz
YMM,
zeki.gündüz@dunya.com
Dünya Gazetesi / 10.10.2007
|