|
İstihdamda vergi azaltılması risk değil avantaj
Tüm Sanayici ve İş Adamları
Derneği (TÜMSİAD) Genel Başkanı Mehmet Yıldırım, Türk
ekonomisinin küresel sermaye ve rekabet zeminlerinde
dirençli, KOBİ'lerin kurumsal kimlik, markalaşma ve
pazar stratejilerinde avantajlı hale getirilebilmesinin
tek çıkış yolunun "kabul edilemez oranlardaki" istihdam
yükünü azaltmak olduğunu belirterek, "Radikal kararlarla
istihdamdaki yükü indirmek risk değil, bilakis
avantajdır, devletin gelirlerini artırma operasyonudur"
dedi.
İstihdam üzerindeki vergi ve sosyal güvenlik yüklerinin
azaltılmasıyla ilgili yazılı açıklama yapan TÜMSİAD
Genel Başkanı Yıldırım, hükümet programında istihdam
üzerindeki yükün 5 puan indirilmesinin planlandığını, bu
kararın devletin gelirlerini azaltmaktan başka bir işe
yaramayacağını vurgulayarak, "Türkiye, maalesef kayıt
dışının, kayıt içinden fazla olduğu bir ülkedir. Kabul
edilemez oranlardaki dolaylı-dolaysız vergiler, SSK,
enerji maliyetleri istihdamdaki yükleri taşınamaz hale
getirmiş, firmalar,
işverenler, sanayiciler bilerek kayıt dışına itilmiştir.
Kayıt dışı öylesine boyutlara ulaşmıştır ki, sadece
ülkemize has 'merdivenaltı' olarak tabir edilen firmalar
ortaya çıkmış, serbest rekabet kurallarını ihlal eden,
kayıt içinde çalışan firmaları tehdit eden bir bataklık
oluşturulmuştur" dedi.
Yapılması gereken radikal ve akılcı tedbirler alarak,
ülke ekonomisindeki tüm aktörlerin canını acıtmayan bir
vergi iklimini oluşturabilmek diyen Yıldırım, "Bugün,
OECD ülkelerinin tamamında istihdam yükü yüzde 15-25
arasında değişirken, ülkemizde ise bu oran dolaylı
vergiler de dikkate alındığında yüzde 50'ye
ulaşmaktadır. Ülkemizi idare edenler, kayıt dışını
tetikleyen ve işverenlerimizin belini büken bu yükü, en
aza indirgemenin formüllerini aramalıdır. İstihdam yükü,
yüzde 5 azalırsa, bu tedbir kayıt
dışının kayıt içine çekilmesi operasyonu olmaz. Hiç
kimsenin matrahlarında herhangi bir değişiklik
yapmayacağı için, bilakis devletin gelirlerini azaltır.
Oysa, istihdamdaki yük, en az yüzde 50 oranında
indirilebilirse, kabul edilebilir bir oran ortaya
konulabilirse, risk gibi görülen bu tedbir ise, ülke
ekonomisindeki herkesin kayıt içine çekilmesini sağlayan
bir operasyon olur" açıklamasında bulundu.
Bu operasyonun orta vadeli tedbirlerle desteklenerek,
ülke ekonomisinin "üretim üssü" olma yolunda çok önemli
bir iradenin ortaya konulabileceğine dikkat çeken
Yıldırım, açıklamasına şöyle devam etti:
"İstihdam yüklerinin yüzde 50 oranında düşürüleceği
deklare edilebilir. Yanı sıra kanun koyucular da, 5-6
aylık bir vadede, 'bundan böyle kayıt dışı çalışan
firmaların çok ağır yaptırımlarla karşılaşacağına' dair
kararlar alabilir. Konuyla ilgili medyada ve enformasyon
kanallarında durumun vahameti ve önemi anlatılabilir ve
bir bilinç düzeyi ortaya çıkarılabilir. Uygulayıcı ve
denetleyiciler de sıkı bir şekilde kayıt dışının kayıt
içine çekilmesi yönünde piyasa çalışması yaparak, yeni
dönemdeki
uygulamalarla ilgili piyasa aktörlerine kesin
tavırlarını hatırlatabilir. Bugün sistemiyle dünyaya
örnek olan Amerika'da 1 Dolar vergi kaçırmanın bedeli
bile çok ağırdır. Eğer, sistemimiz düzeltilmez, kabul
edilebilir, uygulanabilir, denetlenebilir, öngörülebilir
bir sistem getirilemezse, ülkemizin muasır medeniyetler
zirvesine çıkması hayal olarak kalır. Kişi başı düşen
milli geliri 30 bin dolara ulaşan, refah seviyesinin
hayalini kurduğumuz AB ülkeleriyle ve ekonomimizi rüzgar
gibi sağa sola savuran
küresel sermayeyle rekabetimiz kağıt üzerinde kalır.
Ekonomimizin belli bir sistematiğe oturtulması açısından
alınması gereken tedbirler, yapılması gereken reformlar
acilen hayata geçirilmelidir."
Ülke ekonomisinin yüzde 95 oranında yükünü sırtında
taşıyan KOBİ'lerin de böyle bir operasyonu sabırla
beklediklerini kaydeden Yıldırım, "KOBİ'lerin sesi
TÜMSİAD, bu konuda hükümetimizi acil tedbir almaya
çağırıyor. Biz, bu operasyonlarda memur değil, tüccar
zihniyetiyle hareket edilmesi gerektiğine inanıyoruz.
Risk yoksa başarı da yoktur. Çok güçlü bir şekilde
işbaşına gelen 60. hükümetimizin, piyasaların
sıkıntılarını çok iyi bildiğine inandığımız Başbakanımız
Tayyip Erdoğan'ın ve reel sektörün bu
yöndeki taleplerini çok iyi algılayacağı kanaatinde
olduğumuz ekonomiden sorumlu bakanlarımızın bu noktada
radikal çalışmalara imza atacağına dair inancımız
tamdır" dedi.
Kaynak: M.Yenigün
11.09.2007 |