Muhasebe  

Maliye

Vergi

Sigorta

İletişim

  MUHASEBE GÜNCEL BÜLTEN :   11.09.2007
    

                                           Ana Sayfa 

                             Muhasebe Forum 

                                      SSK Mevzuat

                                    Danışma Hattı 

                      2007 Yılı Uygulamaları

                         Staj-Stajyer Rehberi

                     2007 Yılı Pratik Bilgiler

 

 

 


 

İstihdamda vergi azaltılması risk değil avantaj

 

Tüm Sanayici ve İş Adamları Derneği (TÜMSİAD) Genel Başkanı Mehmet Yıldırım, Türk ekonomisinin küresel sermaye ve rekabet zeminlerinde dirençli, KOBİ'lerin kurumsal kimlik, markalaşma ve pazar stratejilerinde avantajlı hale getirilebilmesinin tek çıkış yolunun "kabul edilemez oranlardaki" istihdam yükünü azaltmak olduğunu belirterek, "Radikal kararlarla istihdamdaki yükü indirmek risk değil, bilakis avantajdır, devletin gelirlerini artırma operasyonudur" dedi.


İstihdam üzerindeki vergi ve sosyal güvenlik yüklerinin azaltılmasıyla ilgili yazılı açıklama yapan TÜMSİAD Genel Başkanı Yıldırım, hükümet programında istihdam üzerindeki yükün 5 puan indirilmesinin planlandığını, bu kararın devletin gelirlerini azaltmaktan başka bir işe yaramayacağını vurgulayarak, "Türkiye, maalesef kayıt dışının, kayıt içinden fazla olduğu bir ülkedir. Kabul edilemez oranlardaki dolaylı-dolaysız vergiler, SSK, enerji maliyetleri istihdamdaki yükleri taşınamaz hale getirmiş, firmalar,
işverenler, sanayiciler bilerek kayıt dışına itilmiştir. Kayıt dışı öylesine boyutlara ulaşmıştır ki, sadece ülkemize has 'merdivenaltı' olarak tabir edilen firmalar ortaya çıkmış, serbest rekabet kurallarını ihlal eden, kayıt içinde çalışan firmaları tehdit eden bir bataklık oluşturulmuştur" dedi.
Yapılması gereken radikal ve akılcı tedbirler alarak, ülke ekonomisindeki tüm aktörlerin canını acıtmayan bir vergi iklimini oluşturabilmek diyen Yıldırım, "Bugün, OECD ülkelerinin tamamında istihdam yükü yüzde 15-25 arasında değişirken, ülkemizde ise bu oran dolaylı vergiler de dikkate alındığında yüzde 50'ye ulaşmaktadır. Ülkemizi idare edenler, kayıt dışını tetikleyen ve işverenlerimizin belini büken bu yükü, en aza indirgemenin formüllerini aramalıdır. İstihdam yükü, yüzde 5 azalırsa, bu tedbir kayıt
dışının kayıt içine çekilmesi operasyonu olmaz. Hiç kimsenin matrahlarında herhangi bir değişiklik yapmayacağı için, bilakis devletin gelirlerini azaltır. Oysa, istihdamdaki yük, en az yüzde 50 oranında indirilebilirse, kabul edilebilir bir oran ortaya konulabilirse, risk gibi görülen bu tedbir ise, ülke ekonomisindeki herkesin kayıt içine çekilmesini sağlayan bir operasyon olur" açıklamasında bulundu.
Bu operasyonun orta vadeli tedbirlerle desteklenerek, ülke ekonomisinin "üretim üssü" olma yolunda çok önemli bir iradenin ortaya konulabileceğine dikkat çeken Yıldırım, açıklamasına şöyle devam etti:
"İstihdam yüklerinin yüzde 50 oranında düşürüleceği deklare edilebilir. Yanı sıra kanun koyucular da, 5-6 aylık bir vadede, 'bundan böyle kayıt dışı çalışan firmaların çok ağır yaptırımlarla karşılaşacağına' dair kararlar alabilir. Konuyla ilgili medyada ve enformasyon kanallarında durumun vahameti ve önemi anlatılabilir ve bir bilinç düzeyi ortaya çıkarılabilir. Uygulayıcı ve denetleyiciler de sıkı bir şekilde kayıt dışının kayıt içine çekilmesi yönünde piyasa çalışması yaparak, yeni dönemdeki
uygulamalarla ilgili piyasa aktörlerine kesin tavırlarını hatırlatabilir. Bugün sistemiyle dünyaya örnek olan Amerika'da 1 Dolar vergi kaçırmanın bedeli bile çok ağırdır. Eğer, sistemimiz düzeltilmez, kabul edilebilir, uygulanabilir, denetlenebilir, öngörülebilir bir sistem getirilemezse, ülkemizin muasır medeniyetler zirvesine çıkması hayal olarak kalır. Kişi başı düşen milli geliri 30 bin dolara ulaşan, refah seviyesinin hayalini kurduğumuz AB ülkeleriyle ve ekonomimizi rüzgar gibi sağa sola savuran
küresel sermayeyle rekabetimiz kağıt üzerinde kalır. Ekonomimizin belli bir sistematiğe oturtulması açısından alınması gereken tedbirler, yapılması gereken reformlar acilen hayata geçirilmelidir."
Ülke ekonomisinin yüzde 95 oranında yükünü sırtında taşıyan KOBİ'lerin de böyle bir operasyonu sabırla beklediklerini kaydeden Yıldırım, "KOBİ'lerin sesi TÜMSİAD, bu konuda hükümetimizi acil tedbir almaya çağırıyor. Biz, bu operasyonlarda memur değil, tüccar zihniyetiyle hareket edilmesi gerektiğine inanıyoruz. Risk yoksa başarı da yoktur. Çok güçlü bir şekilde işbaşına gelen 60. hükümetimizin, piyasaların sıkıntılarını çok iyi bildiğine inandığımız Başbakanımız Tayyip Erdoğan'ın ve reel sektörün bu
yöndeki taleplerini çok iyi algılayacağı kanaatinde olduğumuz ekonomiden sorumlu bakanlarımızın bu noktada radikal çalışmalara imza atacağına dair inancımız tamdır" dedi.


Kaynak: M.Yenigün

11.09.2007

 


Copyrıght © 2005 -2007  www.muhasebenet.net- www.muhasebenet.com - Türkiye'nin muhasebe rehberi. Her hakkı saklıdır.