|
Maliye Teftiş
Kurulu'nun kapatılması doğru mu
Vergi incelemesinde çok başlılık olduğu gerekçesiyle
hazırlanan bir tasarıyla; Maliye Teftiş Kurulu ve Hesap
Uzmanları Kurulu'nun kapatılarak, bakana bağlı Maliye
Müfettişleri ve Hesap Uzmanlarının Gelir İdaresi
Başkanlığı içindeki Gelirler Kontrolörleri ile birlikte,
sadece "vergi incelemesi" yapmak üzere, yeni bir birimde
toplanması öngörülmektedir. Ancak, birleştirilmek
istenen üç birimin de aynı bakana bağlı olarak
çalışmaları, çok başlılığın bulunmadığının en açık
göstergesidir. Dünya çapında genel kabul gören denetimin
coğrafi ve hiyerarşik kademelendirilmesi de çok başlılık
değildir.
Kaldı ki toplam vergi incelemesi rakamları içindeki payı
yüzde 1'in altında olan Maliye Teftiş Kurulu bir "vergi
inceleme" birimi değildir. Esas görevleri mali idarenin
teftişi olan, bunun yanında soruşturma ve genel mali
incelemeler de yapan maliye müfettişlerinin yetki alanı,
vergi incelemesi dışında, devletin diğer gelirleri ile
giderlerini ve mallarını da kapsamaktadır.
Maliye Teftiş Kurulu'nun birikimlerinden vergi
incelemesi alanında daha fazla yararlanılmak isteniyorsa
bunun için kurulun hayati öneme haiz diğer yetkilerinin
budanarak, idari düzensizliklerle ve yolsuzluklarla
mücadele alanından tamamen çekilmesi gerekmez. Vergi
kayıp ve kaçağıyla mücadele, idarenin de yer aldığı her
türlü yolsuzlukla, usulsüzlükle, kayıtdışılıkla, kara
para aklamayla, terörün finansmanıyla mücadeleden ayrı
düşünülemez. Etkin kamusal denetim, sadece vergi
mükellefleri için değil, onlara hizmet eden ve
denetleyen kamu görevlileri için de var olmalıdır.
Yolsuzlukla mücadele zaaf
Eğer birleştirme ile etkinlik sağlanabiliyor ise, daha
büyük düşünüp, öncelikle kamu mali yönetiminde
etkinliğin sağlanması için, farklı bakanlıklara dağılmış
olan mali yönetim birimlerinin bir araya getirilmesi
gerekmez mi? Daha önce Maliye Bakanlığı merkez teşkilatı
içinde bulunan Gelirler Genel Müdürlüğü'nün, Gelir
İdaresi Başkanlığı'na dönüştürülerek bakanlığın diğer
mali birimlerinden uzaklaştırılmasının "birleştirmeyle
etkinlik sağlama" mantığına ters olup olmadığının
yeniden değerlendirilmesi gerekmez mi?
Ayrıca, Maliye Teftiş Kurulu'nun kapatılmasıyla, merkezi
idarenin devrettiği görev ve yetkilerin mali yönden
denetlenmesi kabiliyeti de ortadan kalkacaktır. Maliye
Bakanlığı'nda ise bakanın "idareyi denetlememesi" ya da
"idareyi idareye bağlı denetçilerle denetlemesi" sonucu
doğacak, bu durum siyasi otoritenin bürokrasi üzerindeki
etkinliğini azaltacaktır.
Bu nedenlerle, gelişmiş ülkelerdeki teftişin
güçlendirilmesi uygulamasına ters olarak, Maliye Teftiş
Kurulu'nun kapatılıp maliye müfettişlerinin kamudan
tamamen çekilmeleri ve sadece özel sektör üzerinde vergi
incelemesi yapmaya yönlendirilmelerinin ne tür bir yarar
sağlayacağı belirsizdir. Ancak, Maliye Teftiş Kurulu'nun
kapatılmasının ardından kamuda mali denetim alanında,
kapsamlı ve etkin araştırma ya da soruşturma yapabilecek
bilgili ve ilkeli denetim elemanı boşluğu doğacağı, bu
durumun ise yolsuzluklarla mücadelede ciddi zafiyete
neden olacağı kesindir.
Bilal Yücel
Maliye Başmüfettişi
12.05.2008 |