| |
25 Nisan 2007'ye kadar ödenecek prim
ve ikramiyeler de 2006 beyanında gider olarak
dikkate alınabilecek
Günün sözü;
"Geri kalmış bir ülkeyi kimin yöneteceği, ileri
ülkenin nasıl yönetileceği tartışılır."
K. Popper
Muhasebeci farkı
Bir matematikçi, bir muhasebeci ve bir ekonomist
aynı işe başvururlar.
Mülakat yapan kişi matematikçiye sorar:
"İki kere iki kaç eder?" Matematikçi cevap verir:
"Dört!" Görüşmeci sorar: "Kesin dört mü?"
Matematikçi kendinden emin cevaplar: "Evet, kesin
dört!"
Matematikçi çıkar ve ekonomist odaya girer. Aynı
soru ekonomiste yöneltilir. Ekonomist yanıtlar:
"Ortalama dört eder, yüzde 10 aşağı veya yukarı
oynayabilir, ama ortalama dört eder."
Ekonomist çıkar, muhasebeci odaya girer, tabii yine
aynı soru.
Muhasebeci ayağa kalkar, kapıyı kilitler, panjurları
indirir ve görüşmeciye yaklaşarak sorar: "Kaç etsin
istersiniz?"
Şirket çalışanlarına 25 Nisan 2007 tarihine kadar
2006 yılında gösterdikleri performans dikkate
alınarak ödenecek prim ve ikramiyeler 2006 beyanında
vergi matrahından indirilebilecektir.
Bu ikramiye ve primler kesinleşip nakden veya
hesaben ödendikleri tarihte doğal olarak stopaja
tabi tutulacaktır. Diğer bir deyişle, çalışanlar
açısından ücret geliri olan ve gelir vergisine tabi
tutulacak bu ödemelerin brüt tutarı, gelir vergisi
yükümlülükleri 2007'de yerine getiriliyor olsa bile
2006 beyanında indirim olarak dikkate
alınabilecektir.
Aynı husus 2006 kârları üzerinden çalışanlara
ödenecek temettü ikramiyeleri için de geçerlidir.
Çalışanlara 2006 yılı beyannamesinin verileceği
sürenin sonuna kadar (25 Nisan) ödenecek temettü
ikramiyeleri, 2006 yılının kazancının tespitinde
gider olarak dikkate alınabilecek.
2006 defterlerinde karşılık ayrılmamışsa bu tutarlar
2006 beyanında diğer indirim olarak
gösterilebilecektir.
Sponsorluk harcamaları ile reklam harcamaları farkı
netleştirildi
1 nolu KVK Genel Tebliği'nin 10.3.1 bölümünde,
"Sponsorluk harcamaları, ticari kazancın elde
edilmesi ile doğrudan ilişkisi ölçülemeyen, sosyal
amacı öne çıkan harcamalar olup ticari kazancın elde
edilmesi ile doğrudan ilişkili olan reklam
harcamalarından farklılık arz etmektedir"
ifadelerine yer vermiştir.
Yine aynı tebliğde, "Spor sahalarına, sporcuların
veya diğer ilgililerinin giysilerinin ya da spor
araç ve gereçlerinin üzerine yazılı veya elektronik
sinyaller yardımıyla sanal olarak kurumun
tanıtımının yapılmasını sağlayacak amblem, marka,
isim ve benzeri işaretler konulması gibi doğrudan
ticari fayda sağlayan ve kurumun tanıtımını
amaçlayan harcamalar ise reklam harcaması olarak
değerlendirilecektir" açıklaması yapılmıştır.
Böylelikle uygulamada karışan sponsorluk ve reklam
kavramlarına açıklık getirilerek oluşacak gereksiz
tartışmaların önüne geçilmiştir.
AR-GE indiriminden yararlanabilmek için ayrı bir AR-GE
departmanı kurulması zorunlu kılınmıştır
1 nolu KVK Genel Tebliği'nin 10.2 bölümünde oldukça
geniş bir şekilde AR-GE indirimine ilişkin
açıklamalara yer verilmiştir. Kanunda bu konuda bir
zorunluluk olmamasına rağmen tebliğde KVK'nın 10.
maddesinde düzenlenen indirimden yararlanabilmek
için ayrı bir AR-GE departmanı kurulması zorunluluğu
getirilmiştir.
Tebliğ 3 Nisan 2007'de ancak 2006 beyanlarına dönük
açıklamalar içeriyor olduğu halde, doğal olarak 2006
yılı için bu maddenin getirdiği imkandan
yararlanabilmek için departman olmadığından bahisle
eleştiri yapabilmek mümkün olmayacaktır.
Tebliğdeki açıklamaları 2007 yılında tebliğ sonrası
için kabul etmek doğru olacaktır.
Sponsorlukla ilgili kısıtlamalar
1 seri nolu KVK Genel Tebliği'nin 10.3.1 bölümünün
son paragrafında; "Gerçek ve tüzel kişilerin süresiz
bir şekilde sponsor olamayacakları gibi; bunların
herhangi bir şekilde vergi borçları bulunmamalıdır.
Bu nedenle kurumların sponsor olabilmesi için bağlı
bulundukları vergi dairesine müracaat ederek, vergi
borcu olmadığına dair bir yazı almaları ve yapılan
sponsorluk sözleşmesinin bir örneğinin ilgili vergi
dairesine vermeleri gerekmektedir" açıklamalarına
yer verilmiştir.
Tebliğdeki sponsorlukla ilgili süresiz olamama,
vergi borcu olmama şart ve açıklamalarının ileride
tartışmalara yol açabileceğini düşünüyoruz.
Eğitim ve sağlık tesislerine yapılacak bağış ve
yardımların belgelendirilmesinde yeni usul
1 seri nolu KVK Genel Tebliği'nin 10.3.2.2.4
bölümünde ayrıntılı açıklamalara yer verilmiştir.
Ayni veya nakdi olarak yapılan bağış ve yardımların
kurumlar vergisi mükelleflerince indirim olarak
dikkate alınabilmesi için makbuz karşılığı yapılmış
olması gerekli ve yeterlidir.
Ayni bağış ve yardımın, işletmenin aktifinden veya
stokundan çekilerek bağışlanmış olması durumunda,
mükelleflerin işletmeden çekip bağışladıkları
değerler için fatura düzenlemesi; düzenlenen
faturanın arka yüzüne faturada belirtilen değerlerin
ilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından bağış veya
yardım olarak alındığına ilişkin şerh konularak
yetkili kimseler tarafından imzalanmış olması
yeterlidir.
Ayni değerlerin, mükelleflerce dışarıdan alınarak
kamu kurum ve kuruluşuna bağışlanmış olması
durumunda ise bu kurum ve kuruluş tarafından teslim
alınacak değerler için teslime ilişkin bir belge
düzenlenmiş olması yeterli olup, düzenlenen belgede
bağışlanan kıymetin değerinin, cinsinin ve
miktarının tereddüde mahal bırakmayacak şekilde
belirtilmiş olması gerekmektedir. Ayrıca, bağışlanan
değerlere ilişkin olarak düzenlenmiş olan
faturaların arka yüzünde yukarıda belirtilen
açıklamalar dahilinde ilgili kamu kurum ve
kuruluşlarının yetkililerinin imzası bulunacaktır.
Nakdi bağışların indirilebilmesi, bağışı kabul eden
kuruluşlarca verilecek makbuzla veya bu amaçla
bankalarda açtırılan hesaplara yatırıldığına ilişkin
banka dekontlarıyla belgelendirilmesi şartıyla
mümkündür.
Kamu kurum ve kuruluşları ile imzalanan protokol
gereğince kamu arazisi üzerine okul yaptırılması
halinde, söz konusu okul inşasına ilişkin olarak
yapılan harcamalar, harcamanın yapıldığı yıla
ilişkin kazancın tespitinde indirim konusu
yapılabilecektir.
MuhasebeNet.Net
Zeki Gündüz
Dünya Gazetesi
13.04.2007
MuhasebeNet.Net |
|