Muhasebe Rehberi sayfasına gitmek için tıklayınız

Muhasebe  

Maliye

Vergi

Sigorta

İletişim

  TÜRKİYE' NİN MUHASEBE REHBERİ. "GÜNCEL MALİ MEVZUATLAR, YORUM, HABER"

 

 

 

-Muhasebe, Mevzuat, Yorum, Haber-14.03.2007-

--------------------------------------------------------------------

 
 

Teknoloji geliştirme bölgeleri ile ilgili merak edilenler
 


Teknoloji geliştirme bölgeleri ile ilgili kanun 2004 senesinde yayınlanarak yürürlüğe girdi. Her yeni kanun yürürlüğe girdiği zaman olduğu gibi, uygulamaya ilişkin belirsizlikler nedeniyle önce birçok firma çekingen bakışlarını sürdürürken, bazıları cesaretle düğmeye basarak ofislerini kurmak için başvurularını yaptılar ve şu an birçoğu da faaliyette.

Başlangıçta uygulamaya yönelik belirsizlikler öyle fazlaydı ki, teknokentlerde şirket ya da şubesi olan yerli ve yabancı firmalar, vergi, muhasebe ve diğer idari konularda karşılaştıkları sıkıntıları birbirleri ile paylaşarak yardımlaşma yoluna gidip uygulamada birlik sağlamaya da çalışmışlardı.

Kanun, yönetmelik, sirküler ve özelgeler vasıtası ile birçok konuya açıklık getirildiyse de ilk zamanlarda karşılaştığımız sorun olmuş bazı konulara teknokentlerde bir yapılanma düşünen yerli ve yabancı "yeni yatırımcılar" tarafından halen cevap aranmaktadır.

Bu nedenle, bundan böyle muhtelif zamanlarda bu köşeden sesleneceğim siz sevgili okurlarımızla ilk buluşmamda bu konuya yer vermekte fayda gördüm.

Teknokentler ne için kuruldu ve oralarda ne yapılır?

Kanunun esas amacı kısaca Türkiye'de yıllardır eksikliği bilinen, büyük şirketlerce münferiden yapılan ama organize olamamış "yeni teknoloji araştırma ve geliştirme, yazılım, üretimde kalite ve standartların gelişimi, verimlilik artışı, üretim maliyetlerinin düşürülmesi" gibi konulara yerli ve yabancı yatırımcıların ilgisini çekmek ve bu alanlara yatırım yapmalarını temin etmektir.

Teknokentlerde bu faaliyetler nasıl destekleniyor?

Vergi teşvikleri ile. Bu bölgelerde faaliyette bulunan gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin bölgede gerçekleştirdikleri yazılım ve AR-GE faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar 31.12.2013 tarihine kadar gelir ve kurumlar vergisinden muaf tutulmuştur.

Sağlanan vergi avantajı bununla da kalmıyor. Bölgede çalışan "araştırmacı, yazılımcı ve AR-GE personelinin" bu görevleri ile ilgili ücretleri de 31.12.2013 tarihine kadar her türlü vergiden müstesna tutulacak.

"Bu görevleri" bölümünü özellikle koyultarak altını çizerek yazıyorum, çünkü bu personelin belirtilen istisna kapsamdaki görevleri dışında başka görevleri de (istisna kapsamında olmayacak kazançlar ile ilgili) varsa bu durumun ücretlerin istisna kısmının hesabında dikkate alınması gerekecektir.

Ayrıca, katma değer vergisi istisnasından da bahsetmeliyim. KDV istisnası KDV Kanunu'nun geçici 20. maddesiyle düzenlendi. Aynen aktarayım; "......bölgede üretilen sistem yönetimi, veri yönetimi iş uygulamaları, sektörel, internet, mobil ve askeri komuta kontrol uygulama yazılımı şeklindeki teslim ve hizmetler...." istisna kapsamındadır.

KDV istisnası uygulamasında şirketlerin iş yapış şekilleri dikkate alınmadığından sıkıntılar çıkabilmektedir. İstisna, kısmi bir istisnadır. Bu da istisna kazanca ilişkin yüklendiğiniz KDV'nin indirilememesi durumunu getirmektedir sonucunu doğurmaktadır. Bu da hem istisna kapsamında hem de istisna kapsamında olmayan kazançlara ilişkin işleri aynı anda yapan şirketler açısından yapılacak hesaplamalarda yapılmasında çeşitli zorlukları beraberinde getirebilmektedir.

Not etmekte fayda var; KDV istisnası sadece teknokentte faaliyette bulunan şirketin (ya da şubenin) yukarıda belirtilen kapsamda yapacağı mal ve hizmet teslimleri içindir. Bu şirkete/şubeye yapılacak mal ve hizmet teslimleri KDV'ye tabidir.

Hangi faaliyetlerden kazanç elde ederseniz istisna uygulanır?

AR-GE ve yazılım faaliyetleri. Bu faaliyetlerin tanımları kanun ve ilgili yönetmelikte uzun uzun yapılmış. Tekrar etmekten ziyade bilinmesi gereken bence şudur; Türkiye "gücün" bilgiden geldiğinin farkındadır ve tabiyet gözetmeksizin yatırımcıları bu yönde desteklemektedir. Bir fikrin satılabilir bir mal ya da hizmet haline getirilmesi, mevcut ürün ya da üretim biçiminin geliştirilmesi, günlük hayatta farkında olarak ya da olmadan kullandığımız yazılımların (cep telefonlarından müzik yükleme ya da internete bağlanma, metronun perona yaklaşım ve ayrılma döngüsü, raylı sistemlerin elektronik yönetimi gibi) geliştirilmesi gibi alanlarda yapılan faaliyetlerden elde edilen kazançlar istisna kapsamındadır.

Bu günlerde özellikle ekonomi basınında da sıkça gördüğünüz AR-GE teşvikleri konusu da bu yaklaşım ve bilincin bir sonucu gibi görünmektedir.

İstisna kazanç nedir?

Dikkat ederseniz kanunda "kazanç" ifadesi yer almaktadır. Yani, yukarıda bahsi geçen ve teknokentte ifa edilen faaliyetlerden elde edilen gelirlerden yine aynı faaliyetle ilgili giderlerin düşülmesi sonucunda ulaşılan tutar "istisna" kapsamındadır. Bu durumda dikkat edilmesi gereken husus şudur; şayet firmanın hem teknokentte faaliyetleri belirtilen istisna kapsamında faaliyetleri var varsa hem de firma teknokent içinde ya da dışında kurumlar vergisine tabi gelir getirici başka faaliyetlerde bulunuyorsa bu faaliyetlerin sonuçlarının ayrı ayrı takip edilebileceği bir sistematiğin muhasebede oluşturulması gerekmektedir.

İstisna ne zaman başlar?

Bölge yönetici şirketinden izin alınarak faaliyete geçildiği tarihten itibaren. Zaten istisna kapsamına giren kazancın belirlenmesinde teknokentte ilk "işe başlama dönemi" mevzuatta özellikle belirtiliyor. Şayet bölgede "faaliyete geçmeden" önce başlamış bazı projeler mevcutsa istisna kazanç, projenin bölgede geçen süresine isabet eden kazancın hesaplanması suretiyle bulunuyor. Elbette bu söylendiği kadar kolay değil ama bölgedeki şirketler bu hesaplamaları yapmak durumunda kalmışlardır.

Ya zarar ile sonuçlanırsa?

Endişelenmeyin, işiniz kolay. Kanun kazanç olması durumunda istisna uyguladığı için teknokentteki sonuç zarar ise bunun da indirimi söz konusu olamıyor. Yani, nasıl ki kazanç varsa beyanname üzerinde kurumlar vergisi matrahından indireceksiniz zarar tutarını da tersi bir uygulama ile kurumlar vergisi matrahına ilave yapıyorsunuz.

AR-GE ya da yazılım işi sonrası verilen hizmetler

Kazancı iistisna kapsamındaki hizmetlerin teslimini takiben, bazı durumlarda işin devamı niteliğinde olduğu düşünülen hizmetler de (teknik destek, danışmanlık, eğitim gibi) teknokentlerde faaliyet gösteren firmalar tarafından verilebilmektedir. Bu tür hizmetlerden elde edilen kazançlar kanunda bahsi geçen istisnaların kapsamına girmemektedir. Mali idarenin konu ile ilgili bu yönde görüşleri olduğunu da bilmekteyiz.

Teknoloji geliştirme bölgeleri birbirinden değerli çok sayıda şirkete ev sahipliği yapmaktadır. Ülkemizdeki "üretken beyin stokunun" verimli olarak kullanılabileceğine inandığım bu "bilgi ve teknoloji" kaynaklarına olan teşviklerin sadece bu bölgelerle sınırlandırılmaması gerektiği kanısındayım.

Murat Çolakoğlu

Dünya online / 14.03.2007

 

 

                                                                                                                                              

Copyrıght © 2005-2006  www.muhasebenet.net- Türkiye'nin Muhasebe Rehberi. Her hakkı saklıdır.