|
e-beyannameyi
düzeltirken pişmanlık işaretini unutmayın
Mükelleflerin beyannamelerini vermek
için artık vergi dairelerine gitmelerine gerek kalmadı.
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte vergi beyannamesi,
SGK bildirgeleri verme, vergi ve primleri ödeme
işlemleri bilgisayar vasıtasıyla büro ortamından
yapılabiliyor.
Böylece mükellef veya muhasebeciler bu işlemleri
gerçekleştirmek için devlet dairelerine gidip zaman ve
enerji kaybına uğramamış, gereksiz yere strese girmemiş
oluyorlar. Memurlar da beyanname almak, kontrolden
geçirmek, bunları dosyalara koymak gibi işlemler için
harcayacakları zamanı diğer işlerde kullanma imkânı
yakalıyor.
Her nimetin bir külfeti olacağı gibi bu işlemlerin
yerine getirilmemesi veya eksik yapılması halinde ciddi
maddi yükler getireceğini bilmek lazım. Birçok açıdan
kolaylık getiren elektronik bildirimleri yerine
getirmemenin cezası beyan edilmeyen vergi miktarı kadar
vergi ziyaı cezası ile bin 490 YTL tutarında özel
usulsüzlük cezası. Diğer bir ifadeyle elektronik
ortamdan beyanname vermek zorunda olan bir mükellef
beyannamesini vermez veya elden verirse bin 490 YTL özel
usulsüzlük cezası ödeyecek. Buna ilaveten ödenmesi
gereken vergi miktarı kadar vergi ziyaı cezası ile
muhatap olacak. Bu cezanın hakkaniyete uymadığını ve
mahkemelerin bu sebeple kesilen özel usulsüzlük
cezalarını iptal ettiklerini önceki yazılarımda dile
getirmiştim.
Ancak beyannameleri vermek de bazen ceza ile muhatap
tutulmaya engel olamıyor. Çünkü verilen beyannamelerin
hatalı olduğu fark edilip düzeltme beyanı verilmesi
halinde verilen beyannamenin pişmanlık hükümlerine göre
verildiği işareti kaydedilmezse yine ceza ile muhatap
kalınabiliyor. Nitekim beyannamelerini kanuni süresinde
internet ortamında e-beyanname olarak veren mükellefler,
daha sonra bir miktar verginin sehven beyan dışı
kaldığını anlayıp kanuni süresi geçtikten sonra, fakat
ödeme süresi dolmadan yine internet ortamında düzeltme
beyannamesi verdikleri ve süresinde vergilerini
ödedikleri halde, sırf pişmanlık hükümlerinden
faydalanmak istediklerini beyan etmedikleri için;
ödenecek verginin yarısı kadar bir ceza ile muhatap
tutuluyorlar. Maliye, ihbarnameleri elektronik ortamda
mükellefe veya temsilcisine göndermeyi tebliğ kabul
ediyor. Üstelik kesilen cezalara ait ihbarnameler ayrıca
tebliğ edilmediği için mükellefler 30 günlük kanuni
sürede bu cezalara ilişkin uzlaşma veya mahkemeye gitme
haklarını da kullanamıyorlar.
Hâlbuki düzeltme maksadıyla daha sonra verilen
beyannameler pişmanlık hükümleriyle verilir ve hata 15
gün içinde düzeltilirse herhangi bir ceza kesilmiyor.
Bunun için yapılacak tek şey, elektronik beyanname
verirken beyannamenin 'Kanuni süresinden sonra mı,
pişmanlık talepli beyanname mi?' olduğunu belirtmek
gerekiyor. Bu ayrımın, uygulanacak cezanın kesilmesi
yönünden önemi var. Şayet kanuni süresinden sonra
verilen düzeltme beyannamesi V.U.K.'nun 371. maddesine
göre pişmanlıkla verilirse (PIS), vergi ziyaı cezası
kesilmeyecek; pişmanlık talebi olmadan 'Kanuni
süresinden sonra verilen beyanname (KSS)' niteliğinde
ise vergi ziyaı cezası kesilecek.
Diğer taraftan, düzeltme beyannamelerinin tahakkuk
tarihleri itibarıyla, tebliğ alınmış kabul edilen
ihbarnamelere, tebliği tarihlerinden itibaren 30 gün
içerisinde itiraz/ödemede bulunulmadığında söz konusu
ihbarnameler kesinleşiyor. Aslında kanuni süreden sonra
verilen düzeltme beyannamelerinin pişmanlık hükümleri
ile verildiğinin kabul edilmesi lazım. Çünkü mükellef
idare tarafından tespit edilmemişken kendi iradesi ile
düzeltmede bulunuyor. Bu işlem esnasında dikkatsizlik
veya bilgisizlikten dolayı pişmanlık butonu
işaretlenmediği gerekçesiyle yüklü cezalara muhatap
tutulmanın hakkaniyete ve kanun ruhuna uygun olmadığını
düşünüyorum. Bu tür cezaların mahkemelere intikal etmesi
halinde terkin edileceklerini (kaldırılacaklarını)
tahmin ediyorum.
Ahmet Yavuz Zaman / 16.06.2008
|