|
Vergi idaresine bilgi verme zorunluluğu
Vergi Usul Yasası'nın
148'inci maddesi uyarınca "kamu idare ve
müesseseleri, mükellefler veya mükelleflerle
muamelede bulunan diğer gerçek ve tüzelkişiler,
Maliye Bakanlığı'nın veya vergi incelemesi yapmaya
yetkili olanların isteyecekleri bilgileri vermeye
mecburdurlar."
Bu bağlamda zaman zaman inceleme elemanları gerek
kamu kurum ve kuruluşlarından ve gerekse incelenen
mükellefle ekonomik ilişkide bulunanlardan bazen
yazılı olarak bazen de inceleme mahalline çağırmak
suretiyle bilgi alabilmektedirler.
Diğer yandan bazı kurum ve kuruluşlardan yaptıkları
işlemlerle ilgili olarak Maliye Bakanlığı tarafından
devamlı bilgi alınması öngörülmekte olup, alınan bu
bilgiler belli bir tasnife tutularak vergi
incelemelerinde kullanılmaktadır.
Yasal düzenleme gereği bilgiler yazılı veya sözlü
olarak istenebilmektedir. Sözle istenen bilgileri
vermeyenlere keyfiyet yazı ile tekit ve cevap
vermeleri için kendilerine münasip bir müddet
verilmektedir. Uygulamada verilmesi öngörülen bu
süre 15 günden az olmamaktadır. Çünkü yine aynı
yasanın 14'üncü maddesi uyarınca yasada "açıkça
yazılı olmayan hallerde 15 günden aşağı olmamak
şartıyla" mükelleflere bilgi vermek üzere süre
verilmesi gerekmektedir.
Gerçekte; kamu idare müesseseleriyle kamu hizmeti
ifa eden kurum ve kuruluşlar, gerçek ve tüzelkişiler
vergilendirmeye ilişkin olaylarla ilgili olarak
Maliye Bakanlığı'nın ve vergi dairesi tarafından
kendilerinden yazı ile istenecek bilgileri belli
aralıklarla devamlı olarak yazı ile vermek
zorundadırlar.
Söz konusu yasanın 150'nci maddesi gereği olarak
aşağıda yazılı resmi makamlarla gerçek ve
tüzelkişiler, her ay bilgileri dahilinde olan ölüm
vakaları ile intikalleri ertesi ayın 15'inci günü
akşamına kadar vergi dairesine yazı ile bildirmek
zorundadırlar.
* Sulh yargıçları, icra, nüfus ve tapu memurları,
* Yabancı ülkelerdeki Türk konsolosları veya
konsolosluk görevini yapanlar,
özellikle söz konusu görevliler memur oldukları
yerde ölen Türk vatandaşının soyadı, adı ve
sıfatları ile Türkiye'de ikametgâhlarını Maliye
Bakanlığı'na bildirmekle yükümlüdürler.
* Mahalle ve köy muhtarları kendi mahalle ve
köylerinde ölenleri bildirmek zorundadırlar.
* Banka, bankerler ve şirketler ile emanet kabul
eden gerçek ve tüzelkişiler mevduat, şirket hissesi,
emanet para ve eşya veya sair suretle alacak
sahiplerinden birinin ölümü halinde, ölenin
soyadını, adını, alacağının nev'ini ve miktarını
bildirmekle yükümlüdürler.
Uygulamada özellikle finansman kuruluşları nezdinde
bulunan tasarrufların vergi idaresince sorgulandığı
bilinmektedir. Bu açıdan yine bazı hallerde verilen
bilgilerin ya yeterli olmadığı veya yanıltıcı olduğu
bu nedenle de söz konusu hesap sahiplerinin bazı
haksızlıklarla karşı karşıya kaldıkları da
gözlenmektedir.
Gerek Maliye Bakanlığı'nın ve gerekse inceleme
elemanlarının almış oldukları bilgileri inceleme
aşamasında, vergi matrahının belirlenmesinde delil
olarak kullanabilmesi için doğruluğunun
araştırılması ve bu konuda emin olunması
gerekmektedir.
İnceleme elemanları bazı hallerde bilgisine
başvurduğu kişileri inceleme mahallinde veya kendi
görev yaptıkları birime davet ederek bilgi edinmekte
ve bu bilgileri de tutanak düzenlemek suretiyle
yazılı hale getirmektedirler.
Bu tür tutanaklarla edinilen bilgilere dayanılarak
yapılan tespitler yine bazı hallerde yanıltıcı
olabilmektedir. Dolayısıyla özellikle tutanakla
alınan bilgilerin doğruluğu kesinlik kazanmadıkça
delil olarak kabulü mümkün değildir.
Tutanakla alınan bilgilerin doğruluğunu araştırma
görevi inceleme elemanına aittir. Bu bağlamda da
inceleme elemanı yetkilerini kullanarak tutanakla
almış olduğu bilginin doğruluğundan emin olduktan
sonra söz konusu bilgileri değerlemeye alması
gerekmektedir.
Uygulamada karşılaşılan bazı olaylar bu konuda
yeteri kadar titiz davranılmadığını göstermektedir.
Diğer yandan konu ile ilgisi dolayısıyla olanların
bazı hallerde bilgi vermekten imtina etmesi söz
konusu olabilmektedir. Bu kişilere idari baskı
uygulanması ve bilgi vermekten kaçındıkları için
haklarında cezai işlem yapılması doğru değildir.
Vergi Usul Yasası'nın mevcut hükümleri çerçevesinde
bilgi verme görevini yerine getirmeyen; 2007 yılında
birinci sınıf tacirler ile meslek elemanlarına 1390
YTL, ikinci sınıf tacirlere 640 YTL, bunlar dışında
kalanlara ise 300 YTL özel usulsüzlük cezası
uygulanmaktadır.
Özel usulsüzlük cezası kesilmesine rağmen bilgi
verme mecburiyetini yerine getirmeyenlere ek süre
verilerek bu mecburiyeti yerine getirmeleri tebliğ
edilmektedir. Buna rağmen bilgi verme mecburiyetine
uymayanlara yukarıda belirtilen cezalar iki kat
uygulanmaktadır.
Veysi Seviğ
Referans / 16.11.2007
|