|
Vergi sistemimizin
ihtiyaçları
Bir ülkenin vergi sisteminde başlangıçta oluşturulan
düzenlemelerin zaman içerisinde yıpranması, eskimesi,
uyumsuzlaşması gibi durumlar sonucunda yetersiz kalması
gayet doğaldır. Bu nedenle vergi sistemleri zaman
içerisinde bazı değişikliklerle ayakta tutulmak ve
yenilenmek zorundadır. Bu değişiklikler reform gibi
kapsamlı şekillerde olabileceği gibi küçük ve güncel
bazı değişikliklerle de yapılabilir.
Bunlar yanında sistemin nirengi noktasını oluşturan
hukuk konusundaki problemlerin de vergi ilkeleri
kapsamında düzeltilebilmesi gerekmektedir. Bunu yaparken
uluslararası sözleşmeler ve gelişmelerle yargı kararları
dikkate alınmak zorundadır. Aksi halde sürekli bir
tarafı eksik ve daha fazla problem yaratacak
düzenlemeler yapılacaktır. Ancak bu sayede güncel
gelişmeleri yakalamak amacıyla yapılan düzenlemeler de
başarılı olabilecektir. Hukuk ihtilaflarının yargıya
taşınması sonucunda çok önemli olabilecek bazı
düzenlemelerin hukuki hatalar veya temel ilke
eksiklikleri sebebiyle uygulanamaması söz konusu
olacaktır.
Bu kapsamda vergi sistemimizde yapılması gereken bazı
temel uygulamaları şu şekilde belirlemek mümkün
olabilir:
1.Sürekli yapılan değişiklikler hem sistemi bozmaya
devam etmekte, hem de karmaşık bir mevzuatın oluşmasına
yol açmaktadır. Vergi kanunları sadece yıllık olarak
çıkarılacak bir mali kanunla değiştirilmeli, sene
içerisinde vergi kanunlarında değişiklikler
yapılmamalıdır. Bu sayede hem vergi kanunlarına güven,
hem de yabancı yatırımcıların daha kolay ülkemize
gelmeleri sağlanacaktır. Bu uygulama modern devletlerde
yapılmakta olup, mükelleflerin vergi güvenliği açısından
son derece önemlidir. Ayrıca torba kanun uygulamasından
da vazgeçilmeli, kanun metinlerinde ifadeler hatasız
olmalıdır.
2.Buna bağlı olarak vergi idaresinin genel tebliğler,
sirkülerler, iç genelgeler veya başka adlarla getireceği
alt düzenlemelerin de kanun yapma boyutunda olmaması,
kanunda yer almayan açıklamalar getirmemesi, sadece
kanunların ne şekilde uygulanacağını göstermesi gerekir.
Bu temel anayasal bir ilkedir. Ayrıca bu düzenlemelerde
kanunla çelişen ifadeler olmaması sağlanmalıdır. Bu
konudaki bir başka problem bu tür düzenlemelerin
birleştirilmesi sebebiyle değişikliklerin izlenmesinin
önlenmesidir.
3.Anayasa md. 73/4'te yer alan Bakanlar Kurulu'na
verilen yetki ile ilgili son paragraf acil bazı durumlar
dışında kaldırılmalıdır. Aksi halde yürütme organı da
özellikle istisna ve muafiyetler yoluyla TBMM tarafından
yapılması gereken bir görevi sürdürmektedir.
4.Bütçe kanunlarının her yıl Anayasa Mahkemesi
tarafından iptal edilmesi, bunun sürekli olması ve bir
çözüm getirilmemesi bir hukuk devletinde kabul edilemez.
Bu konudaki hukuk ihlalleri sanki benimsenen bir
uygulama haline gelmiş olup, çözüm için gerekenlerin
derhal yapılması lazımdır.
5.Adaletsizliğe ve eşitsizliğe yol açan ve yıllar
içerisinde belirli bazı gruplara fayda sağlayan istisna
ve muafiyetler azaltılmalıdır. Bu konuda sürekli
Türkiye'nin eleştirilmesi hoş olmadığı gibi kendi
anayasamıza rağmen bunlara cevaz verilmesi de doğru
değildir.
6.Vergi kanunlarının yeniden oluşturulması öncesinde ve
sırasında izlenecek vergi politikaları belirlenmeli en
azından bazı temel prensipler kabul edilmelidir. Bu
konuda özellikle belirlenecek politikalarla ilgili
olarak varılacak sonuçlarda gerekli etki analizleri
mutlaka yapılmalıdır. Bu tür politikalar belirlenmişse
bunların kamuoyuna açıklanması gerekir.
7.Uzmanlar tarafından oluşturulan ve vergi oranları gibi
siyasi tercih dışında kalan bazı konularla ilgili vergi
metinlerin ilgili komisyonlarda ve özellikle önergeler
yoluyla Meclis'te değiştirilmemesi sağlanmalıdır. Aksi
takdirde konunun uzmanları tarafından harcanan zaman ve
emek ülke için bir kayıptır.
8.Mükelleflerce sürekli yargıya taşınan ve idare
aleyhine karar verilen hususlarda çalışmalar yapılarak
çözüm getirilmeli, yargı sürekli meşgul edilmemelidir.
Hakan ÜZELTÜRK / VERGİ ve HUKUK
huzelturk@superonline.com
18.07.2008
|