Muhasebe  

Maliye

Vergi

Sigorta

İletişim

  MUHASEBE GÜNCEL BÜLTEN :   22 Temmuz 2008
    

  Ana Sayfa 

  Muhasebe Forum 

  2008 Çalışmaları

  Asgari Geçim İndirimi Rehberi

  Transfer Fiyatlandırması Reh.

  Staj-Stajyer Rehberi

  2008 Pratik Bilgiler

 Yasal Uyarı

 

 

 


 

Suçlu kim?

 

Bu köşede yazdığımız yazılar sadece bu satırlarda kalmamakta. Zaman zaman bu yazılar kapsamındaki gelişmeler de sizlere bildirilmekte. Bu sayede hem konular bir kere daha hatırlanmakta, hem de nelerin değişip, nelerin değişmediği de takip edilmekte. Buna devam edeceğiz. Sizler de yazıların sonuçlarından haberdar olacaksınız. Problem çok fazla yazacak konunun olması, sizlerden çok fazla soru gelmesi, yazdığımız konuların çok kapsamlı ve yazılanlardan derin olması ve bütün bunların bu köşenin sınırları içinde tutulması. Bu sınırlar da maalesef olmak zorunda. Bu nedenle yazamadıklarımı da zaman içerisinde yazmaya çalışacağım.

Yine geçmişe dönelim ve 4.5.2007 tarihinde yazdığım yazıya bakalım. Yazımda vergi davalarında yürütmenin durdurulması konusunu işlemiş ve aslolanın yürütmenin durdurulması olduğunu belirtmiştim. Buna göre, uygulamada mahkemeler kendisine sunulan belge ve bilgilerden açık olarak görülebilen durumlarda dahi konunun ayrıntılarına girmekte, davalı idarenin savunmasını istemekte, bu savunma geldikten sonra konuyu değerlendirerek görüşünü açıklamaktadır. Bu durum sebebiyle yürütmenin durdurulmasının temel amacından da uzaklaşılmakta, davacının muhtemel zararının önlenmesi gayesi ihmal edilmektedirler. Oysa mahkemeler bu tür durumlarda davacı iddialarının doğru olabileceği yönünde bir kuşku duymaları halinde hemen yürütmenin durdurulması kararı vermeli, daha sonra idarenin açıklamaları bu kararın doğru olamayacağı kanaatini oluşturursa yürütmenin durdurulması kararını kaldırmalıdırlar.

Bu konudaki örneği de şöyle vermiştik. Mükellefe idare tarafından yıllar öncesine ait bir vergi borcu olduğu iddiasıyla ödeme emri gönderilir. Mükellefin bu tür bir borçtan haberi olmadığı gibi, zamanaşımı süresi dahi çoktan dolmuştur. İdare, mükellefe adresini bulamadıklarını, bu sebeple ilanen tebligat yaptıklarını belirtir. Bu ilandan mükellefin haberi olmadığı için vergi borcu kesinleşmiştir. Mükellef dava açar. Davasında idarenin elinde tebligat için gereken bütün adreslerinin bulunduğunu ispatlar. Üstelik idare bir süredir başka vesilelerle kendisi ile yazışma yapmaktadır. Zaten adresleri de uzun zamandır aynıdır. Yürütmenin durdurulmasını ister. Mahkeme idarenin ilk savunmasını almak ister. Aradan zaman geçer. Mükellef ailesi ile giderken yolda arabası durdurulur. Eşi ve çocukları arabadan indirilerek arabasına el konur. Mahkeme iki ay sonra yürütmeyi durdurma talebini hiçbir gerekçe göstermeden reddeder. Dava devam eder. Mükellef ilk yürütmeyi durdurma talebinde belirttiği sebeplerin doğru olduğu anlaşıldığından davayı uzun bir süre sonra kazanır. Bu esnada mükellef arabasını alabilmek için tamamen haklı olduğu halde idarenin talep ettiği borcu da ödemiştir.

Yazımızdan bu yana geçen zaman süresinde mükellef davayı kazanmasına rağmen idare kararı temyiz eder. Geçtiğimiz günlerde Danıştay 4. Dairesi tarafından verilen kararda temyiz talebi oybirliğiyle reddedilerek, mahkeme kararı onanır. Böylece olayda mükellefin haklı olduğu ortaya çıkar.

Bu durumda suçlu kimdir? Bilinen adreslerin varlığına rağmen mükellefi ilanen tebligatla takip eden ve bu kadar açık bir konudaki Mahkeme kararına rağmen temyiz talebinde bulunan idarede mi yoksa bu durum en baştan beri belgeleriyle ortaya konmuşken yürütmenin durdurulması kararını vermeyen vergi mahkemesinde mi? Yoksa her ikisinde de mi? Hukuken her iki makamın kararının hatalı olduğu açıktır. Mahkemeler yürütmeyi durdurma konusunda geç karar vermelerinden, idare ise bilinen adreslere rağmen ilanen tebligata gitmekten dolayı.

Hata insana mahsustur ama hatada bu kadar ısrar etmek anlamsızdır. Mükellef Hakları Bildirgesi'nde idare vergi ödemenin sadece bir yükümlülük değil, vatandaş olma ve sorgulama hakkı olduğu bilinciyle kendisinden hizmet alan herkesi memnun etmeye ve sorunları çözmeye olan bağlılığını onayladığını belirtmektedir. Mükelleflerin idareden bir an önce bekledikleri davranış budur.

Hakan ÜZELTÜRK / VERGİ ve HUKUK
huzelturk@superonline.com
22.07.2008

 


Copyrıght © 2005 -2008  www.muhasebenet.net- www.muhasebenet.com - Türkiye'nin muhasebe rehberi. Her hakkı saklıdır.