|
Yurtdışındaki inşaat
gelirinin yüzde 5'i götürü gider olarak hesaplanır
Yurtdışında inşaat, onarma, montaj ve teknik hizmet işi
yapan kurumlar, döviz cinsinden elde ettikleri hasılatın
binde beşini aşmamak koşuluyla götürü olarak
hesapladıkları giderleri söz konusu faaliyetlerinden
sağladıkları kazançlarından indirim konusu yapabilir.
SORU: Gelir Vergisi Kanunu'nun 40. maddesinde ihracat,
yurtdışında inşaat, onarma, montaj ve taşımacılık
faaliyetlerinde bulunan mükelleflerin, kanunen kabul
edilir giderlere ek olarak bu faaliyetlerinden döviz
cinsinden elde ettikleri hasılatın binde beşini aşmamak
kaydıyla yurtdışındaki bu işlerle ilgili giderlerine
karşılık olarak götürü indirim konusu yapabileceklerini
hüküm altına almıştır. Konuya ilişkin uygulama hakkında
bilgi edinmek istiyoruz.
CEVAP: Gelir Vergisi Yasası'nın birinci bendinin
parantez içi hükmü ile; ihracat, yurt dışında inşaat,
onarma, montaj ve taşımacılık faaliyetlerinde bulunan
mükelleflere, ayrıca bu faaliyetlerinden döviz olarak
elde ettikleri hasılatlarının binde beşini aşmamak
koşuluyla, yurtdışındaki bu işleri ile ilgili
giderlerine karşılık olmak üzere götürü olarak
hesapladıkları bir tutarı indirim konusu yapmalarına
olanak sağlanmıştır.
Yapılan bu düzenleme uyarınca;
* Dar mükellefiyete tabi olanların Türkiye ile yabancı
ülkeler arasında yaptıkları ulaştırma işlerinden elde
ettikleri kazançlara ilişkin olarak götürü gider
hesaplaması yapmaları mümkün değildir.
* Götürü olarak gider hesaplanacak tutarın, ihracat ve
yurtdışında yapılan inşaat, onarma, montaj, teknik
hizmetler ile taşımacılık faaliyetlerinden döviz olarak
elde edilen hasılatın binde beşini aşmaması
gerekmektedir. Bu bağlamda hasılat kavramı içinde
değerlendirilecek dövizlerin, kambiyo mevzuatı uyarınca
Türkiye'ye getirilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır.
Götürü gider kaydı, mükelleflerin genel esaslara göre
teşvik edilmiş bulunan giderlerinin ayrıca dikkate
alınmasına mani oluşturmamaktadır.
* Her türlü yurtdışı taşımacılık faaliyetlerinden döviz
olarak sağlanan hasılat götürü gider uygulamasına konu
olabilmektedir. "Yurtdışı taşımacılık" kavramından
başlangıç veya bitiş noktasından herhangi biri veya her
ikisi yurt dışında bulunan taşımacılık işlerinin
anlaşılması gerekmektedir. Ayrıca mevcut düzenlemeler
çerçevesinde yük taşımacılığının yanı sıra yolcu
taşımacılığından sağlanan hasılat da götürü gider
uygulamasına tabidir.
* Yurtdışında inşaat, onarma, montaj ve teknik hizmet
faaliyetlerinde bulunan kurumlar, bu işlerden elde
ettikleri hasılatın binde beşini aşmamak koşuluyla
götürü olarak hesapladıkları giderleri söz konusu
yurtdışı faaliyetlerinden sağladıkları kazançlarından
indirim konusu yapabilecekler, kalan kısmı da Türkiye'de
netice hesaplarına intikal ettirebileceklerdir.
Tüm bu açıklamalar uyarınca bir Anonim Şirketin yapmış
olduğu ihracat dolayısıyla 10 milyon YTL tutarında
hasılat sağladığını varsayalım.
Söz konusu şirketin bu ihracat faaliyeti nedeniyle Gelir
Vergisi Yasasının 40. maddesinin birinci fıkrasına uygun
100.000 YTL gideri, bu giderinin 60.000 YTL'lik kısmının
belgelendirilmemiş olduğunu dikkate alacak olursak,
götürü gider hesaplaması aşağıdaki şekilde yapılacaktır.
Belgelendirilmiş Gider Tutarı 40.000 YTL
*
Belgelendirilmemiş Gider Tutarı 100.000 YTL
*
Belgesiz harcamalar için indirim konusu yapılabilecek
miktar;
(10.000.000 x %05 = ) 50.000 YTL
*
Kanunen Kabul Edilmeyen Gider
(
60.000 50.000 = ) 10.000 YTL
*
Ticari Kazançtan indirilebilecek giderler toplamı ile
götürü gider
(40.000 + 50.000 = ) 90.000 YTL olarak
hesaplanacaktır
Tahliye karşlığı alınan
para
SORU: İstanbul'da bir iş merkezinde bulunan iş yerimin
tahliyesi için uluslar arası bir firma tarafından bana
750.000 YTL teklif edildi. Böyle bir durumda ben
işyerini tahliye edersem, elde edeceğim bu gelir vergiye
tabi olacak mı? Ben yaklaşık yedi yıldır gelir vergisi
mükellefiyim.
YANIT: Gelir Vergisi Yasası'nın 82/2 maddesi hükmü
gereği olarak "Ticari veya zirai bir işletmenin
faaliyeti ile serbest meslek faaliyetinin durdurulması
veya terk edilmesi, henüz başlanmamış olan böyle bir
faaliyete hiç girişilmemesi, ihale, artırma ve
eksiltmelere iştirak edilmemesi karşılığından elde
edilen hasılat" arızi kazanç olarak kabul edilmektedir.
Safi arızi kazanç, bu kapsamda elde edilen hasılattan,
kanıtlanmak koşuluyla yapılan giderlerin indirilmesi
suretiyle hesaplanmaktadır.Ancak; ticari faaliyette
bulunan firma veya kişilerin gayrimenkullerinin belli
bir bedel karşılığında tahliyesinde veya kiracılık
hakkının devri karşılığında aldıkları paralar ve
tazminatlar yapmış oldukları tesisat ve malların tahliye
veya devir sırasında kiralayana veya yeni kiracıya devri
sırasında elde ettikleri kazançlar ticari kazanç
niteliğindedir. Dolayısıyla bu kişilerin veyahut da bu
tür firmaların elde ettikleri kazançlar ticari kazanç
kapsamında mütalaa edilmektedir. Bu durumda siz
faaliyetinizi sürdürürken, belli bir bedel karşılığında
işyerinizi terk etmeniz halinde elde edeceğiniz bedel
ticari kazancınızın bir bölümü olarak kabul edilecektir
Veysi Seviğ
28.05.2008 |