Kişilerin ticari, sınai
veya zirai bir faaliyete fiili olarak başlamaları veya
mesleki bilgiye yada ihtisasa dayanan bir meslek yahut
da sanat faaliyeti ile uğraşmaları halinde, bu kişiler
gelir vergisi mükellefi olurlar. İşe başladıklarını
vergi dairesine bildirerek gelir vergisi mükellefiyeti
tesir ettirmeleri gerekir.
Ancak ücret, gayrimenkul ya da
menkul sermaye iradı ile diğer kazanç ve irad elde
edenlerin (bunlardan birkaçını elde edenler dahil) vergi
mükellefiyetine girişlerini, mükellefiyetlerinde meydana
gelen değişiklikleri, mükelleflik durumunu bildirme
zorunlulukları yoktur. Bu gelirleri elde edenlerin
mükellefiyete giriş işlemleri bağlı bulundukları vergi
dairesine verdikleri ilk beyannameler üzerinden yapılır.
Ticari, zirai ve mesleki
faaliyetleri dolayısıyla mükellef olanlar Vergi Usul
Kanunu'nda ödev olarak belirtilen defterleri tutarlar,
yıllık gelir vergisi beyannamesi, üçer aylık dönemler
itibariyle geçici vergi beyannameleri ile katma değer
vergisi beyannamesi ve sorumlu sıfatıyla kestikleri
vergileri vergi dairesine bildirmek üzere muhtasar
beyanname verirler.
-
Kolektif ve komandit şirketler ve vergi mükellefiyeti
Gelir vergisi açısından
kolektif şirketlerin tüzel kişiliği değil, herbir ortak
ayrı ayrı esas alınır ve gelir vergisi, herbir ortak
adına ayrı ayrı tarh ve tahakkuk ettirilir. Gelir
vergisi stopajı bakımından vergi sorumlusu ve katma
değer vergisi bakımından vergi mükellefi ise şirket
tüzel kişiliğidir. Gelir stopaj veya katma değer vergisi
şirket tüzel kişiliği adına tarh ve tahakkuk ettirilir.
Adi komandit şirketlerde gelir
vergisinin muhatabı da şirket ortaklarıdır. Gelir
vergisi stopajı bakımından vergi sorumlusu ve katma
değer vergisi bakımından vergi mükellefi adi komandit
şirketin kendisidir.
- Adi ortaklıklarda
mükellefiyet
Adi ortaklığın ticari
faaliyette bulunması durumunda ortaklığın bu faaliyetten
elde ettiği kazancı ortaklar şirketteki payları oranında
beyan eder. Ortakların kazancı ticari kazanç olarak
vergiye tabi tutulur. Adi ortaklıklar tüzel kişilikleri
olmamasına rağmen diğer şirketler gibi gelir vergisi
stopajı bakımından vergi sorumlusudur ve katma değer
vergisi bakımından da vergi mükellefidir.
Mükellefiyetin sona ermesi
Gelir vergisi mükellefleri işe
iradeleri ile başladıkları gibi işlerini sona erdirme
kararı da verebilirler. Kurdukları ortaklıkların belli
süreli olması ve bu sürenin sona ermesi yada ortaklık
sözleşmesinde tanımlanan işin tamamlanması ile ortaklık
sona erer. Ortakların herbirinin mükellefiyeti ise kendi
iradesiyle sona erdirilebilir. Mükellefiyetin
başlangıcında olduğu gibi sona erdirilmesi halinde de
durum vergi dairesine bildirilmelidir. Bildirim işi
bırakma tarihinden itibaren bir ay içinde yapılmalıdır.
Mükellefin ölümü halinde bazı özel durumlar söz konusu
olur.
Ölüm halinde mükellefiyetin
sona ermesi
Vergi Usul Kanunu'na göre ölüm,
işi bırakma olarak kabul edilir. Ölüm halinde işi
bırakma mirası reddetmemiş mirasçılar tarafından ölüm
tarihinden itibaren 1 ay içinde vergi dairesine
bildirilmelidir. Mirasçılardan herhangi birinin ölümü
bildirmesi yeterlidir. Ölüm bildiriminin süresinde
yapılmaması halinde mirasçılar adına usulsüzlük cezası
kesilmektedir. Mirası reddetmemiş mirasçıların herbiri
ölen şahsın vergi borçlarından hisseleri oranında
sorumludur.
Ölüm halinde mirası
reddetmemiş mirasçılara düşen ödevler
Mirasçılar, ölen mükellefin
ölmeden önceki dönemlerle ilgili fiil ve işlemlerinden
kaynaklanan usulsüzlük, özel usulsüzlük, vergi ziyaı
gibi vergi cezalarından sorumlu değildir; fakat
mirasçıların gecikme zammı ve gecikme faizlerinden
dolayı sorumlulukları devam eder. Ölüm halinde vergi
cezaları düşer.
Mirasçıların, ölen mükellefin,
ölüm tarihine kadar faaliyette bulunduğu kıst döneme
(bir takvim yılından daha az olan dönem) ilişkin
beyannameleri vermeleri ve beyan edilen matrah üzerinden
hesaplanan vergileri ödemeleri gerekir.
Mirasçıların yıllık gelir
vergisi beyannamesini ölüm tarihinden itibaren 4 ay
içinde, KDV beyannamesi ve muhtasar beyanname gibi
beyannameleri ise bu beyannamelerin kanunen verilme
sürelerine 3 ay eklenmek suretiyle bulunacak süre içinde
vermeleri gerekir. Beyannamelerde gösterilen matrahlar
üzerinden hesaplanan vergiler de yine aynı süreler
içinde ödenmelidir. Ayrıca ölen mükellefin ölüm tarihi
itibariyle içinde bulunulan geçici vergi dönemine ait
geçici vergi beyannamesi verilmez ve geçici vergi
ödenmez.
Mirasçıların ölen mükellefin
yerine işe devam etmek istemeleri durumunda yapılması
gerekenler
Mirasçılar, ölen mükellefin
yerine işe devam etmeyi istemeleri durumunda, ölen
kişiye ait olan defter ve belgeleri hesap dönemi sonuna
kadar kullanabileceklerdir. İçinde bulunulan hesap
döneminin son ayında da, yeni hesap döneminde
kullanacakları defterlerini tasdik ettirecek ve
belgelerini bastıracaklardır.
Mirasçıların ölen mükellef
adına işe devam etmeleri durumunda, ölen mükellefe ait
ödeme kaydedici cihazın bu kişilerce kullanılması, ancak
ödeme kaydedici cihazın hafızası değiştirilmeden mali
bilgilerinin tespit edilmesi, cihaz üzerinde
mükellefiyete ilişkin bilgilerin düzeltilmesi ve yeni
ödeme kaydedici cihaz levhası çıkartılması ile mümkün
olacaktır.
Mükellefiyetin sona ermesi
halinde beyanname verme süreleri
İşi bırakan gerçek usulde gelir
vergisi mükellefleri, yıllık beyannamelerini işin
bırakıldığı takvim yılını izleyen yılın mart ayının
25'inci günü akşamına kadar verir.
İşi bırakan basit usule tabi
gelir vergisi mükelleflerinin, gelirlerinin sadece basit
usulde tespit edilen ticari kazançlardan ibaret olması
halinde, beyannamelerini izleyen yılın şubat ayının
25'inci günü akşamına kadar ilgili vergi dairesine
vermeleri gerekir.
KDV, gelir stopajı, damga
vergisi vs. gibi vergilere ilişkin beyannameler izleyen
ayın normal beyanname verme sürelerinde verilir.
Vergi dairesince işi bırakmış
sayılma
Bazı hallerde mükellefler işi
biraktığını bildirmese dahi vergi daireleri inceleme ve
araştırmalarına dayanarak mükellefiyetin terki kaydı
yapmaktadırlar. Bu durumlar aşağıda olduğu gibidir:
-İşi bıraktığını bildirmeyen
mükellefin işi bıraktığının idarece tespit edilmesi,
-Yapılan araştırma ve
yoklamalar sonucunda bilinen adreslerinde bulunamaması
ve başka bir adreste faaliyetine devam ettiğine dair
herhangi bir bilgiye ulaşılamaması
-Başka bir ticari, zirai ve
mesleki faaliyeti olmadığı halde sahte belge düzenlemek
için mükellefiyet tesis ettirdiği incelemeye yetkili
olanlar tarafından tespit edilen ve düzenlenen raporda
mükellefiyetinin devamının gerekli olmadığının
belirtilmesi, hallerinde mükellefiyet kaydı vergi
dairesince silinir ve bu durum, ilgili kamu kurum ve
kuruluşu ile kamu kurumu niteliğindeki meslek üst
kuruluşuna da bildirilir. Mükellefiyet kaydının
silinmesi mükellefin işi bırakmasından önceki döneme
ilişkin yükümlülüklerini ortadan kaydırmayacağı gibi bu
tarihten sonra faaliyette bulunduğunun tespit edilmesi
halinde bu dönemlere ilişkin vergilendirmeye ve sahte
belge düzenleme fiilini işleyenler hakkında kovuşturma
yapılmasına ve ceza uygulanmasına engel olmaz.
İşi bırakan mükelleflerin
yapması gereken diğer işlemler
İşi bırakan mükelleflerin,
aşağıdaki belirtilen işlemleri yapmaları gerekir:
Kullanılması zorunlu
belgelerden (fatura, sevk irsaliyesi vb.) en son
kullanılan cilt ile hiç kullanılmayan ciltlerin, işi
terk dilekçesi ekinde ve terk tarihinden itibaren 1 ay
içinde, ilgili vergi dairesine ibraz edilmesi gerekir.
İşi bırakma halinde ödeme
kaydedici cihazın vergi dairesindeki kaydının
silinebilmesi için mükelleflerin işi bırakma tarihinden
itibaren 30 gün içinde yetkili servise başvurarak cihaz
hafızasında kayıtlı bulunan bilgileri tespit
ettirmeleri, cihazın kullanıldığı döneme ilişkin mali
hafıza raporlarını aldırması, tutanak hazırlanması ve
ödeme kaydedici cihaz levhası ile birlikte servis
tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren 30 gün
içerisinde ilgili vergi dairesine müracaat ederek
kayıtlarını sildirmelidirler.
İşi bırakan
mükelleflerin,izleyen yılın başından itibaren, defter ve
belgelerini beş yıl süre ile saklamaları ve istendiğinde
vergi incelemesine yetkili kişilere ibrazetmeleri
gerekir.
Akif AKARCA
VERGİNİN GÜNDEMİ
akif.akarca@alfaymm.com
29.05.2008