|
18 Nisan 2008 CUMA |
Resmî Gazete |
Sayı : 26851 |
Kamu İhale Kurumundan:
KAMU İHALE GENEL TEBLİĞİNDE DEĞİŞİKLİK
YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ
MADDE 1
–
25/7/2005
tarihli ve 25886 sayılı Resmî Gazete’de
yayımlanan Kamu İhale Genel Tebliğinin
Birinci Bölümünün VII
nci
maddesinin "Yerli Malı Belgesi" başlıklı
(C) alt maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
"C.
Yerli Malı Belgesi
4734 sayılı Kanunun 63 üncü
maddesinde "…..yaklaşık
maliyeti eşik değerlerin üzerindeki
ihalelerde; hizmet alımları ve yapım
işlerinde bütün yerli istekliler lehine,
mal alımlarında ise Sanayi ve Ticaret
Bakanlığı ile diğer ilgili kurum ve
kuruluşların görüşleri alınarak Kurum
tarafından yerli malı olarak belirlenen
malları teklif eden yerli istekliler
lehine, %15 oranına kadar fiyat avantajı
sağlanması hususlarında idarelerce ihale
dokümanına hükümler konulabilir.…..."
hükmü yer aldığından; yerli istekliler
lehine fiyat avantajı uygulanacak mal
alım ihalelerinde ihale konusu malın
yerli malı olarak
değerlendirilebilmesinde aşağıdaki
belirlemeler dikkate alınacaktır:
Tamamen Türkiye’de üretilen
veya elde edilen ürünler ile üretim
sürecinin önemli bir aşaması ve ekonomik
yönden gerekli görülen en son esaslı
işçilik ve
eylemi Türkiye’de yapılan ürünler, yerli
malı olarak kabul edilir.
Bir malın yerli malı olarak
değerlendirilebilmesi için Türkiye
Ticaret, Sanayi, Deniz Ticaret Odaları
ve Ticaret Borsaları Birliğine bağlı
ilgili Oda tarafından, aşağıda özel
olarak belirtilen durumlarda ise esnaf
ve sanatkarlar
odaları tarafından "Yerli Malı Belgesi"
ile belgelendirilmesi şarttır.
Belgelendirme işlemi ilgili Oda
tarafından aşağıda belirtilen
kriterler
çerçevesinde yerine getirilir:
1- Sanayi ürünlerinin yerli
malı kabul edilebilmesi için;
a) Sanayi ve Ticaret
Bakanlığı tarafından düzenlenen Sanayi
Sicil Belgesine sahip firmalar
tarafından üretilmesi,
b) Üretim sürecinin önemli
bir aşamasının ve ekonomik yönden
gerekli görülen en son esaslı işçilik ve
eylemin Türkiye’de yapılmış olması,
şartları aranır.
Bu iki şartın bulunması
halinde "Yerli Malı Belgesi", sanayi
ürününün üretildiği yer Sanayi Odası
veya Sanayi ve Ticaret Odası tarafından
esnaf ve sanatkarlar
odalarına kayıtlı olanlar tarafından
üretilenler için ise ürünün üretildiği
yer esnaf ve sanatkarlar odalarınca
düzenlenir.
2- Gıda ve tarımsal
ürünlerin Yerli Malı olarak kabul
edilebilmesi için;
a) İlgili mevzuatı uyarınca
düzenlenen Gıda Sicil Belgesi ile Gıda
Üretim Sertifikasına sahip üretici
tarafından üretilmesi,
b) Üretim sürecinin önemli
bir aşamasının ve ekonomik yönden
gerekli görülen en son esaslı işçilik ve
eylemin Türkiye’de yapılmış olması,
şartları aranır.
Bu iki şartın bulunması
halinde "Yerli Malı Belgesi", gıda ve
tarımsal ürünü üreten üreticinin
bulunduğu yer
Sanayi Odası veya Sanayi ve
Ticaret Odası tarafından esnaf ve
sanatkarlar odalarına kayıtlı olanlar
tarafından üretilenler için ise ürünü
üreten üreticinin bulunduğu yer esnaf
ve sanatkarlar odalarınca düzenlenir.
3- Türkiye’de toplanan
bitkisel ürünler, Türkiye’de doğan ve
yetiştirilen canlı hayvanlar ve
bunlardan elde edilen ürünler,
Türkiye’de yetiştirilen ve avlanan su
ürünleri yerli malı kabul edilir.
Bunların dışındaki ham tarım ve
hayvancılık ürünleri tümüyle Türkiye’de
üretilmesi veya üretim sürecinin önemli
bir aşamasının ve ekonomik yönden
gerekli görülen en son esaslı işçilik ve
eylemin Türkiye’de yapılmış olması
şartıyla yerli malı kabul edilir.
Tarım ve hayvancılık
ürünlerine ilişkin "Yerli Malı Belgesi",
ürünün elde edildiği yerin Ticaret
Borsası tarafından Ticaret Borsasının
bulunmadığı yerlerde ise; Ticaret Odası
veya Ticaret ve Sanayi Odaları
tarafından esnaf ve
sanatkarlar odalarına kayıtlı
olanlar tarafından üretilenler için ise
esnaf ve sanatkarlar odalarınca
düzenlenir.
4- Türkiye’de çıkarılan
madenler ve madencilik ürünleri ile
yukarıda belirtilen ürünler dışında
kalan ve bu kategorilerin hiçbirine
girmeyen diğer ürünler; tümüyle
Türkiye’de üretilmesi veya üretim
sürecinin önemli bir aşamasının ve
ekonomik yönden gerekli görülen en son
esaslı işçilik ve eylemin Türkiye’de
yapılmış olması şartıyla yerli malı
kabul edilir.
Bu ürünlere ilişkin "Yerli
Malı Belgesi", üretildiği yerin Sanayi
Odası veya Ticaret ve Sanayi Odası
tarafından esnaf ve
sanatkarlar odalarına kayıtlı
olanlar tarafından üretilenler için ise
üretildiği yerin esnaf ve sanatkarlar
odalarınca düzenlenir.
Yukarıdaki esaslar dikkate
alınarak TOBB tarafından da "Yerli Malı
Belgesi Düzenleme Esasları"
yayımlanmıştır. Bu Esaslara göre Yerli
Malı Belgesi talep eden
firmalar/isteklilerin Oda/Borsa’ya
yazılı olarak başvurarak gerekli
belgelerini ibraz etmeleri
gerekmektedir.
Esnaf ve
sanatkarlar
odalarına kayıtlı olanlar tarafından
üretilenler için ise; yukarıdaki
açıklamalar doğrultusunda Türkiye Esnaf
ve Sanatkarları Konfederasyonu’nun
ilgili mevzuat uyarınca belirleyeceği
ilkeler çerçevesinde, ilgili esnaf ve
sanatkarlar odalarına başvurulması ve
gerekli belgelerin ibraz edilmesi
gerekmektedir."
MADDE 2
– Aynı
Tebliğin Birinci Bölümünün VII
nci
maddesinin "Serbest Bölgede Yerli
İstekli ve Yerli Malı" başlıklı (D) alt
maddesinin "Serbest bölgelerde faaliyet
gösteren kullanıcıların ürettikleri
mallara "Yerli Malı Belgesi" düzenlenip
düzenlenemeyeceği" başlıklı (b) bendi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"b) Serbest bölgelerde
faaliyet gösteren kullanıcıların
ürettikleri mallara "Yerli Malı Belgesi"
düzenlenip düzenlenemeyeceği:
Yerli malı konusu 4734
sayılı Kanunun 63 üncü maddesi uyarınca
Kamu İhale Kurulu’nca değerlendirilmiş
olup, bu Tebliğin "VII-C Yerli Malı
Belgesi" bölümünde düzenlenmiştir. Buna
göre; "tamamen Türkiye’de üretilen veya
elde edilen ürünler ile üretim sürecinin
önemli bir aşaması ve ekonomik yönden
gerekli görülen en son esaslı
işçilik ve
eylemi Türkiye’de yapılan ürünler yerli
malı olarak" kabul edilmiştir. Bir malın
yerli malı olarak değerlendirilebilmesi
için Kurumca belirlenen ilkeler
çerçevesinde ilgili Oda tarafından
"Yerli Malı Belgesi" ile
belgelendirilmesi gerekmektedir.
Serbest bölgede faaliyet
gösteren yerli istekli niteliğine haiz
kullanıcıların bir ihalede "yerli malı
teklif eden yerli istekliler lehine
fiyat avantajından"
yararlanabildiği iki durum söz
konusu olabilir. Bunlardan ilki serbest
bölgelerde imalatçı durumunda bulunan
kullanıcının ürettiği mala ilişkin
"yerli malı belgesi" verilmesi durumu;
diğeri ise
kullanıcıların başka bir üretici
tarafından üretilen ve yerli malı kabul
edilen malı teklif etmesi durumudur.
Serbest bölgelerde üretilen
mallara "Yerli Malı Belgesi" düzenlenip
düzenlenmeyeceği konusunun
değerlendirilebilmesi
için bölgede
üretilen malların menşeini düzenleyen
hukuki düzenlemeler son derece
önemlidir. Serbest Bölgeler Uygulama
Yönetmeliğinin 30 uncu maddesinde;
"Serbest Bölgelerdeki malların menşei ve
bu mallar için A.TR Dolaşım Belgeleri ve
EUR.1 Sertifikası düzenlenmesiyle ilgili
olarak; Serbest Bölgeler, Gümrük
Kanunu'nun 15'inci maddesi uyarınca,
Türkiye siyasi sınırları içinde yer
almakla beraber, vergi ödeme
mükellefiyeti açısından gümrük hattı
dışındadır. Bölgelerde üretilen mallar,
Gümrük Kanunu'nda belirtilen menşe
kriterleri;
Türkiye'de elde edilen Türkiye menşeli
ürünler -tümüyle üretilme kriteri- veya
tümüyle Türkiye'de elde edilmemiş
yabancı menşeli veya menşei belirsiz
girdiler ihtiva eden eşyanın, Türkiye'de
gördüğü değişiklik ve işlem dolayısıyla
Türkiye menşeli sayılması -Esaslı
değişim kriteri- çerçevesinde, "Türkiye
Menşeli" hüviyetine haizdir."
düzenlemesine yer verilmiştir.
İlgili odalar tarafından
Kamu İhale Kurulu Kararı çerçevesinde
serbest bölgeler ve gümrük
mevzuatlarının göz önünde
bulundurulması ve
gerekli şartların sağlanması kaydıyla,
serbest bölgede faaliyet gösteren yerli
istekli niteliğine haiz kullanıcıların
ürettikleri mallara "Yerli Malı Belgesi"
düzenlenmesinde bir sakınca
bulunmamaktadır. Bu kullanıcıların 4734
sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında
yapılan ihalelerde kendi imalatları
olmayan Yerli Malı Belgesine sahip
malları teklif
etmesi durumunda ise yine gümrük
ve serbest bölge mevzuatlarının göz
önünde bulundurulması ve gerekli
şartların taşınması gerekmektedir."
MADDE 3
– Aynı
Tebliğin Birinci Bölümünün XIX uncu
maddesinin "İlaç, Tıbbi Sarf Malzemeleri
ile Test ve Tetkik Sarf Malzemesi
Alımları" başlıklı (G) alt maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"G.
İlaç, Tıbbi Sarf Malzemeleri ile Test ve
Tetkik Sarf Malzemesi Alımları
Kanunun 22
nci
maddesinin (f) bendinde yer alan hüküm
çerçevesinde; özelliğinden dolayı
stoklama imkanı
bulunmayan ve acil durumlarda
kullanılacak olan ilaç, tıbbi sarf
malzemeleri ile test ve tetkik sarf
malzemesi alımlarının doğrudan temin
yoluyla karşılanması mümkün
bulunmaktadır. Ancak idarelerin ilaç,
tıbbi sarf malzemeleri ile test ve
tetkik sarf malzemesi gibi ihtiyaçlarını
önceden planlayarak (geçmiş yıllardaki
ihtiyaç miktarı ile ihaleye konu
dönemdeki gelişmelere göre öngörülecek
ihtiyaç miktarları vb. yararlanılarak)
Kanunda sayılan temel ihale usulleri ile
temin etmeleri esastır. Ancak kural
olarak açık ihale usulüne göre veya
Kanundaki şartları varsa diğer ihale
usullerine göre çıkılmakla birlikte
öngörülemeyen durumlar nedeniyle o an
için ihtiyacın karşılanamadığı hallerde
hastanın mağduriyetine neden olmamak
için "özelliğinden dolayı stoklama
imkanı
bulunmayan ve acil durumlarda
kullanılacak olan ilaç, tıbbi sarf
malzemeleri ile test ve tetkik sarf
malzemesi alımları" 4734 sayılı Kanun ve
bu Tebliğdeki diğer şartları da sağlamak
kaydıyla Kanunun 22
nci maddesinin (f) bendine göre
alıma konu olabilecektir.
Anılan Kanun maddesinin
gerekçesinde; özellikle hayati önemi
haiz olan ve acil müdahale gerektiren
kalp ve ortopedi ameliyatlarında
kullanılan ilaç ve malzemelerin
özellikleri, boyutları ve
nitelikleri
kullanılacak hastaya göre
değiştiğinden ya da belli bir kullanım
süresi bulunmasından dolayı bu süre
içinde kullanılmaları zorunlu
olduğundan; hem idarenin yararı, hem de
hastaların mağdur edilmemesi açısından
bu gibi ilaç ve malzemelerin ihale
yoluyla önceden temin edilip stoklanması
yerine, ihtiyaç duyulduğunda doğrudan
temin edilmesinin öngörüldüğü
belirtilmektedir. Buna göre, hastaya
özgü olup özelliğinden dolayı stoklama
imkanı
bulunmayan mal ve malzemelerin de bu
madde çerçevesinde temini mümkün
bulunmaktadır."
MADDE 4
– Aynı
Tebliğin Birinci Bölümünün VIII inci
maddesinin "Akaryakıt Alım İhalelerinde
Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı (R)
alt maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
"R.
Akaryakıt Alım İhalelerinde Dikkat
Edilecek Hususlar
4734 sayılı Kanun
kapsamındaki idarelerin yapacakları
ihalelerde, ilgili mevzuatı çerçevesinde
öngörülen kurallara ve yetkili
kuruluşlarca yapılan düzenlemelere
uymaları gerektiği hususu tabiidir.
Buna göre, Petrol Piyasası
Kanununun bazı hükümlerinin etkin ve
yaygın uygulanmasını
teminen,
4734 sayılı Kanun kapsamındaki
idarelerce yapılacak akaryakıt
ihalelerinde;
a) Şartnamelerde
fuel-oil
türlerinde ağırlık ölçüsü (ton-kg),
diğer akaryakıtlarda ise hacim ölçüsü
birimlerinin (m3, litre) kullanılması
gerekmektedir.
b) Motorin,
fuel
oil ve
kalorifer yakıtı alımlarıyla ilgili
olarak, ilgili mevzuatı uyarınca alım
yapılabilecekler yönüyle getirilen
kurallara (alım yapacak idarenin,
serbest kullanıma konu olabilecek
ürünlerle ilgili olarak serbest
kullanıcı lisansına sahip bulunma veya
bulunmama durumlarına göre vb.) uygun
olarak ihaleye çıkılması gerekmektedir.
Bu çerçevede idareler alım
yapılabilecekler yönüyle ilgili
mevzuatında getirilen sınırlamalara
uymak amacıyla anılan ürünleri ayrı
ihale konusu yapabilecekleri gibi,
ilgili mevzuatı uyarınca alım
yapılabilecekler yönüyle gerekli
açıklamalarda bulunmak ve bu ayırımı da
dikkate alacak grup/kısımlara ayırmak
suretiyle birim fiyat teklif/sözleşme
türü üzerinden
kısmi teklife açık bir ihaleye de
çıkabileceklerdir.
Öte yandan Enerji Piyasası
Düzenleme
Kurulu’nun 7/2/2007 tarih ve
1088/1 sayılı kararı ile; ‘Petrol
Piyasası Dairesi Başkanlığının 1/2/2007
tarihli ve PPD\13.870.2\1479 sayılı
Başkanlık Makamına Müzekkeresi
çerçevesinde; dağıtım şirketlerinin
elektronik sistemlerle, 6/6/2002 tarihli
ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi
Kanunu kapsamındaki müstesnalıklardan
yararlanan kişiler de dahil olmak üzere,
kullanıcılara bayileri aracılığı ile
akaryakıt satabilmelerine,’ karar
verildiği anlaşılmaktadır.
Ayrıca idarelerin gerek
Petrol Piyasası Kanunu, gerekse ilgili
diğer mevzuatta (yukarıda belirtilen
hususlar da dahil)
değişiklik olması durumunda "şartname
hazırlıklarında" ortaya çıkan yeni
düzenlemeleri de dikkate almaları
gerekmektedir."
MADDE 5
– Aynı
Tebliğin İkinci Bölümünün "Mal
Alımlarına İlişkin Fiyat Farkı Hesabında
Uygulanacak Esaslara İlişkin Hususlar"
başlıklı XIII üncü maddesinin "Esaslarda
petrol ürünleri arasında sayılan
marine
diesel’e
ilişkin açıklamalar" başlıklı 3 üncü alt
maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
"3
– Esaslarda petrol ürünleri arasında
sayılan marine
diesel’e
ilişkin açıklamalar
5015 sayılı Petrol Piyasası
Kanununda
ihrakiye
teslim lisansı sahipleri veya bu
faaliyet lisansına işli kişilere fiyat
bildirim yükümlülüğü getirilmemesi ve
genel kullanımlı 7, özel kullanım amaçlı
14 akaryakıtın doğrudan veya birbirleri
ile karıştırılarak denizcilik amaçlı
ihrakiye
olarak kullanılması nedeniyle, Enerji
Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK)
tarafından yapılan ikincil düzenlemeler
kapsamında da ilgililere bir yükümlülük
ihdas edilmemiştir.
Anılan Esasların "Tanımlar"
başlıklı 5 inci maddesinin (j) bendinde;
bayi satış fiyatının "ihalesi yapılan
petrol ürününün fiyatı" olarak
tanımlandığı ve uygulama esasları
başlıklı 6 ıncı
maddesinin (j) bendinde de ihale konusu
petrol ürününün ihale tarihinde ve
sözleşmenin uygulanma sürecinde geçerli
bayi satış fiyatlarının esas
alınacağının belirlendiği, ayrıca EPDK
tarafından mevcut uygulamalar
dahilinde
ihrakiyelere
ilişkin fiyat düzeyi oluşturulmasının
uygulanabilir görülmediğinin
belirtildiği dikkate alındığında, fiyat
farkı uygulamasında anılan Esaslarda
değişiklik yapılmadan ihale konusu ürüne
ilişkin fiyat farkı ödenmesinin mümkün
olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla,
marine
diesel
ihalesi yapacak idarelerin ihale
dokümanı hazırlarken bu hususu da
dikkate almaları gerekmektedir."
MADDE 6 –
Aynı
Tebliğin İkinci Bölümünün "Mal
Alımlarına İlişkin Fiyat Farkı Hesabında
Uygulanacak Esaslara İlişkin Hususlar"
başlıklı XIII üncü maddesinin "Petrol
ürünlerinin isimlerine ilişkin
açıklamalar" başlıklı 4 üncü alt maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"4
– Petrol ürünlerinin isimlerine ilişkin
açıklamalar
Enerji Piyasası Düzenleme
Kurumunca her yıl alınan "Ham petrol,
Akaryakıt, İhrakiye,
Madeni Yağ, Baz Yağ ve Petrolle İlişkili
Maddelere Dair Karar" yayımlandığı yılın
başından itibaren geçerli olacak şekilde
Resmî Gazete’de yayınlanmaktadır.
Anılan Kararda; Petrol
Piyasası Kanununun uygulanmasında
ihrakiye
amaçlı yakıtlar dışındaki akaryakıtlar
ile ihrakiye
sayılan akaryakıtlar kapsamında hangi
ürünlerin yer aldığı ve hangi GTİP
numaralı maddelerin bu ürünlere tekabül
ettiği ve GTİP numaraları belirtilen
maddelerin yurt içinde hangi isimle
akaryakıt olarak piyasaya sunulabileceği
belirtilmektedir.
Ayrıca,
sözkonusu
kararlarda yer almayan sıvı maddelerin,
akaryakıt ve
ihrakiye olarak piyasaya
sunulamayacağı da düzenlenmekte ve
EPDK'nın
resmi web sayfasındaki akaryakıt
işlemleri otomasyon sisteminde bayi
satış fiyatları anılan kararda sayılan
akaryakıt isimleri ile duyurulmaktadır.
Bu
nedenle; idarelerce, 4734 sayılı Kamu
İhale Kanununa Göre İhalesi Yapılacak
Olan Mal Alımlarına İlişkin Fiyat Farkı
Hesabında Uygulanacak Esaslarda petrol
ürünleri tanımı içerisinde sayılan
benzin türleri, gazyağı, motorin
türleri, marine
diesel,
kalorifer yakıtı ve
fuel-oil
türleri için
EPDK’nın yukarıda belirtilen ve
ilgili dönemler itibariyle değişiklikler
yapılan Kararlarından yürürlükte ve
geçerli olanlarında sayılan akaryakıt
isimlerinin (örneğin kalorifer yakıtı
yerine fuel
oil 4
(kalorifer yakıtı) gibi) kullanılması
gerekmektedir. Anılan Esaslarda
sayılan petrol ürünlerinin resmi olarak
farklı isimleri taşıdığı, bu farklılığın
teknik özellikleri yönüyle de olduğu ve
farklı fiyatlardan piyasaya sunulduğu
hususları göz önünde bulundurularak
ihale dokümanlarının hazırlanması ve
fiyat farkı uygulamalarında anılan
akaryakıtların resmi isimlerine de
dikkat edilmesi gerekmektedir."
MADDE
7 –
Bu Tebliğ
yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 8
– Bu
Tebliğ hükümlerini Kamu İhale Kurumu
Başkanı yürütür. |