|
11 Temmuz 2008 CUMA |
Resmî Gazete |
Sayı : 26933 |
Maliye
Bakanlığından:
KATMA
DEĞER VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ SERİ NO:
110
3065 sayılı Katma Değer
Vergisi (KDV) Kanunu uygulamasına
ilişkin olarak aşağıdaki düzenleme ve
açıklamaların yapılmasına gerek
duyulmuştur.
A- KDV KANUNUNDA 5766
SAYILI KANUNLA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER
6/6/2008 tarihli ve 26898
mükerrer sayılı Resmî Gazete’de
yayımlanan 5766 sayılı Amme
Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında
Kanun ve Bazı Kanunlarda Değişiklik
Yapılması Hakkında Kanunun 12
nci maddesi
ile KDV Kanununda yapılan değişikliklere
ilişkin düzenleme ve açıklamalara
aşağıda yer verilmiştir.
1. SERBEST BÖLGELERDEKİ
MÜŞTERİLER İÇİN YAPILAN FASON
HİZMETLERDE İSTİSNA UYGULAMASI
5766 sayılı Kanunun (12/e)
maddesi ile KDV Kanununun 11 ve 12
nci
maddelerinde değişiklik yapılarak,
serbest bölgedeki müşteriler için
yapılacak fason hizmetler ihracat
istisnası kapsamına alınmıştır.
Bu istisna uygulamasında
fason hizmet, bir malın mülkiyet ve
tasarruf hakkının devralınmaksızın
ücreti karşılığı belirli işlemlere tabi
tutularak/işlemlerden geçirilerek
tasarruf veya mülkiyet hakkı sahibine
iade edilmesini ifade edecektir.
Buna göre, serbest bölgeden
gönderilen ana madde ve malzemelerin,
yurt içinde bulunan işletmelerde çeşitli
işlemlere tabi tutulduktan sonra yeniden
serbest bölgeye gönderilmesi suretiyle
verilen fason hizmetler istisna
kapsamında değerlendirilecektir.
Bu istisna uygulaması
kapsamındaki işlemlerden kaynaklanan
iade talepleri, hizmet ihracatından
kaynaklanan iade taleplerinin yerine
getirilmesine ilişkin esaslar
çerçevesinde sonuçlandırılacaktır.
İade talebi bir dilekçe ile
yapılacak ve dilekçeye;
- Fason
hizmete ait faturaların fotokopisi ve
faturalara ilişkin bilgileri ihtiva eden
firma yetkililerince onaylı liste,
- Fason
hizmetin gerçekleştirildiği döneme ait
indirilecek KDV listesi,
-
İstisna kapsamındaki fason hizmet
nedeniyle yüklenilen vergi miktarına
ilişkin hesaplamaları gösterir tablo,
- Fason
hizmete konu malın serbest bölgeden
yurtiçine, yurtiçinden serbest bölgeye
gönderilmesine ilişkin gümrük
beyannamesi veya gümrük beyannamesi
yerine geçen belge (aslı veya noter,
gümrük idaresi, ilgili vergi dairesi
müdürü ya da yeminli mali müşavirce
onaylı örneği),
eklenecektir.
2. SİGORTA ARACILARININ
KDV UYGULAMASI KARŞISINDAKİ DURUMU
KDV Kanununun (17/4-e)
maddesinde 5766 sayılı Kanunun (12/a)
maddesi ile değişiklik yapılarak sigorta
aracılarının sigorta şirketlerine
yaptığı sigorta muamelelerine ilişkin
hizmetler KDV’den istisna edilmiştir.
5684 sayılı Sigortacılık
Kanununun "Tanımlar" başlıklı 2
nci
maddesinde, sigorta acenteleri ve
brokerleri aracı olarak tanımlanmıştır.
Buna göre, sözleşme yapma
ve prim tahsil etme yetkisi bulunan veya
bulunmayan sigorta acenteleri ile
sigorta brokerlerinin sigorta
şirketlerine yaptığı sigorta
muamelelerine ilişkin işlemleri
karşılığı aldığı komisyon bedelleri
üzerinden KDV hesaplanmayacaktır.
Dolayısıyla, faaliyetleri
tamamen bu istisna kapsamındaki
işlemlerden oluşan, hiçbir vergilendirme
döneminde vergiye tabi işlemleri
bulunmayan sigorta aracıları bu istisna
kapsamındaki işlemleri nedeniyle KDV
beyannamesi vermeyeceklerdir.
Ayrıca, bu istisna
kapsamındaki hizmetlerle ilgili olarak
yüklenilen KDV, KDV Kanununun (30/a)
maddesine göre indirim konusu
yapılmayacak, işin niteliğine göre
gider, maliyet veya kanunen kabul
edilmeyen gider olarak dikkate
alınacaktır. İstisna kapsamına giren
işlemlerle istisna kapsamına girmeyen
işlemlerin birlikte yapılıyor olması
halinde, istisna kapsamına giren
işlemler nedeniyle yüklenilen KDV’nin
aynı şekilde gider, maliyet veya kanunen
kabul edilmeyen gider olarak dikkate
alınacağı tabiidir.
Öte yandan, faaliyetleri
KDV Kanununun (17/4-e) maddesi uyarınca
KDV’den müstesna olan sigorta aracıları
(sigorta acentesi ve brokerler)
tarafından işletmelerine ait taşınır ve
taşınmazların teslimi ve sigorta
muamelelerine ilişkin olanlar dışındaki
hizmetleri KDV’ye tabidir.
Bu nedenle, sözü edilen
sigorta aracılarının istisna kapsamına
girmeyen KDV’ye tabi arızi işlemlerinin
bulunması halinde, bu işlemler sadece
işlemin gerçekleştiği dönem için bir
defaya mahsus olarak verilecek 1 No.lu
KDV beyannamesi ile beyan edilecektir.
3. HURDA METALDEN ELDE
EDİLEN KÜLÇE TESLİMLERİNDE KDV
UYGULAMASI
KDV Kanununun (17/4-g)
maddesinde 5766 sayılı Kanunun (12/b)
maddesi ile değişiklik yapılarak "(hurda
metalden elde edilen külçeler dâhil)"
ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
Değişikliğin yürürlüğü 5766 sayılı
Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen
gündür.
Bu durumda, 5766 sayılı
Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen (7/6/2008)
tarihten başlamak üzere hurda metalden
elde edilen külçelerin yurt içi
teslimleri ve ithalinde genel hükümler
çerçevesinde KDV hesaplanacaktır.
Öte yandan, bu Tebliğin
yayımlandığı tarihi izleyen günden
başlamak üzere, KDV Kanununun 9 uncu
maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye
dayanılarak, hurda metalden elde edilen
külçe teslimlerinde 91 Seri No.lu KDV
Genel Tebliğinin (F) bölümündeki
açıklamalar çerçevesinde
tevkifat
uygulanması uygun görülmüştür.
4. ÖZÜRLÜLERİN KULLANIMINA
MAHSUS ARAÇ VE GEREÇLERİN TESLİMİNDE
İSTİSNA UYGULAMASI
4.1. 5378 sayılı
Kanunun 32 nci
maddesi ile KDV Kanununun 17
nci
maddesinin (4) numaralı fıkrasına,
7/7/2005
tarihinden geçerli olmak üzere eklenen
(s) bendi uyarınca, özürlülerin
eğitimleri, meslekleri, günlük yaşamları
için özel olarak üretilmiş her türlü
araç-gereç ve bilgisayar programlarının
teslimi KDV’den müstesnadır.
Buna göre, münhasıran
özürlülerin eğitimleri, meslekleri,
günlük yaşamlarında kullanmaları için
özel olarak üretilmiş her türlü
araç-gereç (örneğin görme özürlülerin
kullandıkları baston, yazı makinesi,
kabartma klavye; ortopedik özürlülerin
kullandıkları tekerlekli sandalye,
ortez-protez
gibi cihaz ve araçlar) ile özel
bilgisayar programları istisna
kapsamında kabul edilecektir. Binek
otomobili ve diğer nakil vasıtalarının
ise sözü edilen "araç-gereç" kapsamında
değerlendirilmesi mümkün
bulunmamaktadır.
4.2. 5766 sayılı
Kanunun 12 nci
maddesinin (ç) bendi ile KDV Kanununun
32 nci
maddesinin birinci fıkrasına "… 15 inci
maddeleri …" ibaresinden sonra gelmek
üzere "ile 17 nci
maddesinin (4) numaralı fıkrasının (s)
bendi" ibaresi eklenmiştir.
Bu düzenleme ile KDV
Kanununun (17/4-s) maddesi kapsamındaki
işlemler dolayısıyla yüklenilen
vergilerin indirim ve iadesine imkân
tanınmıştır.
Buna göre, istisna
kapsamına giren işlemler dolayısıyla
yüklenilen vergiler mükellefler
tarafından indirim konusu yapılacak,
indirim yoluyla telafi edilememeleri
halinde iade konusu yapılabilecektir. Bu
istisna uygulaması kapsamındaki
işlemlerden kaynaklanan KDV iade
talepleri, ihracat istisnasından doğan
KDV iadeleri için belirlenen usul ve
esaslar çerçevesinde
sonuçlandırılacaktır.
İade talebi bir dilekçe ile
yapılacak ve dilekçeye aşağıdaki
belgeler eklenecektir.
– istisna kapsamındaki
satış faturalarının fotokopisi veya
bunların dökümünü gösteren liste,
– iade talep edilen döneme
ait indirilecek KDV listesi,
–
istisna kapsamındaki işlemin bünyesine
giren vergilerin tutarına ilişkin
hesaplamaları gösteren tablo.
4.3.
KDV Kanununa 5766 sayılı Kanunun 12
nci
maddesinin (d) bendi ile eklenen geçici
25 inci maddesinde, "Bu maddenin
yürürlük tarihinden önce Kanunun 17
nci
maddesinin (4) numaralı fıkrasının (s)
bendinde düzenlenen istisnadan vazgeçen
mükelleflerin, bu maddenin yürürlük
tarihini izleyen ayın sonuna kadar
istisnadan vazgeçme taleplerini geri
almaları halinde, 18 inci maddesinin (3)
numaralı fıkrasının ikinci cümlesinde
yer alan hüküm uygulanmaz. Bu
hükmün uygulanmasına ilişkin usul ve
esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı
yetkilidir." hükmüne yer verilmiştir.
Bu hüküm uyarınca, daha
önce kısmi istisna niteliği taşıdığı
için KDV Kanununun 18 inci maddesi
uyarınca istisnadan vazgeçen
mükellefler, üç yıl mükellefiyette kalma
şartı aranmaksızın
31/7/2008 tarihine kadar bağlı
bulundukları vergi dairesine müracaat
ederek bu taleplerinden
vazgeçebileceklerdir.
5. BİRLEŞMİŞ MİLLETLER (BM)
TEŞKİLATI İLE İKTİSADİ İŞBİRLİĞİ VE
KALKINMA TEŞKİLATINA (OECD) YÖNELİK KDV
İSTİSNASI UYGULAMASI
5766
sayılı Kanunun 12
nci maddesinin (d) bendi ile KDV
Kanununa eklenen geçici 26
ncı
maddesinde, "Birleşmiş Milletler (BM)
temsilciliği, BM’ye bağlı program, fon
ve özel ihtisas kuruluşları ile İktisadi
İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatına (OECD)
resmi kullanımları için yapılacak mal
teslimi ve hizmet ifaları, bunların
sosyal ve ekonomik yardım amacıyla
bedelsiz olarak yapacakları mal teslimi
ve hizmet ifaları, bedelsiz mal teslimi
ve hizmet ifaları ile ilgili mal ve
hizmetlerin bunlara teslim ve ifası;
finansmanlarının bu kuruluşlar
tarafından karşılanması şartıyla ilgili
kurum, temsilcilik, program, fon ve özel
ihtisas kuruluşlarının Türkiye’deki
faaliyetlerinin devamı veya ilgili
kurumlara ilişkin uluslararası
anlaşmaların yürürlükte bulunduğu süre
içerisinde katma değer vergisinden
müstesnadır.
Bu istisnanın uygulamasına
ilişkin usul ve esasları belirlemeye
Maliye Bakanlığı yetkilidir." hükmüne
yer verilmiştir.
Buna göre, finansmanlarının
söz konusu maddede belirtilen kuruluşlar
tarafından karşılanması şartıyla ilgili
kurum, temsilcilik, program, fon ve özel
ihtisas kuruluşlarının Türkiye’deki
faaliyetlerinin devamı veya ilgili
kurumlara ilişkin uluslararası
anlaşmaların yürürlükte bulunduğu süre
içerisinde;
– Birleşmiş Milletler (BM)
temsilciliği, BM’ye bağlı program, fon
ve özel ihtisas kuruluşları ile İktisadi
İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatına (OECD)
resmi kullanımları için yapılacak mal
teslimi ve hizmet ifaları,
– bunların sosyal ve
ekonomik yardım amacıyla bedelsiz olarak
yapacakları mal teslimi ve hizmet
ifaları,
– bedelsiz mal teslimi ve
hizmet ifaları ile ilgili mal ve
hizmetlerin bunlara teslim ve ifası,
KDV’den istisna edilmiştir.
Bu istisnanın
uygulamasında, Dışişleri Bakanlığınca
söz konusu Kuruluşlar adına düzenlenecek
"İstisna Belgesi" kullanılacaktır.
Ayrıca, istisnadan
yararlanan kuruluşlara bu kapsamda
yapılacak teslim ve hizmetlerle ilgili
olarak yüklenilen KDV, KDV Kanununun
(30/a) maddesine göre indirim konusu
yapılmayacak, işin niteliğine göre
gider, maliyet veya kanunen kabul
edilmeyen gider olarak dikkate
alınacaktır.
B- İHRACAT TESLİMLERİNE
İLİŞKİN KOMİSYONLAR
1. Komisyonlar Dolayısıyla
Yüklenilen KDV Tutarlarının İhracat
İstisnası Kapsamında İadesi
KDV Kanununun 11 inci
maddesine göre, ihracat teslimleri ile
Türkiye’de ikamet etmeyenlere yapılan
teslimler KDV’ den müstesnadır. Aynı
Kanunun 32 nci
maddesine göre bu teslimler dolayısıyla
yüklenilen KDV tutarları indirim yoluyla
telafi edilememeleri halinde Maliye
Bakanlığınca belirlenecek usul ve
esaslar çerçevesinde mükellefe iade
edilebilmektedir.
İade hesabına, işlemin
bünyesine doğrudan giren harcamalar ile
birlikte genel giderler ve amortismana
tabi iktisadi kıymetler (ATİK)
dolayısıyla yüklenilen vergiler de
dahildir.
Diğer iade hakkı doğuran işlemlerde
olduğu gibi, iade tutarı ihracat teslim
bedelinin genel vergi oranı ile
çarpılması suretiyle bulunacak tutarı
aşamayacaktır.
Öte yandan, turizm acente,
rehber ve benzerlerince turist
kafileleri alışveriş etmeleri için
belirli dükkânlara/mağazalara
götürülmekte ve bu hizmet karşılığında
söz konusu satıcı işletmelerden komisyon
geliri elde edilmektedir. Satıcı
işletmeler, turistlerin siparişlerini
topluca serbest bölgeye veya diğer bir
ülkeye ihraç etmekte ve buralardan
yapılan dağıtımla siparişler turistlere
ulaştırılmaktadır.
Turizm acente, rehber
ve benzerlerinin turist kafilelerini
alışveriş etmeleri için belirli
dükkânlara/mağazalara götürmeleri
karşılığında bu işletmelerden aldıkları
komisyonlar genel oranda KDV’ye tabidir.
Bu şekilde ödenen komisyonlar, ihracat
işlemlerinin bünyesine giren "genel
gider" mahiyetinde bir harcama
olduğundan, komisyonlar nedeniyle
yüklenilen KDV tutarları, indirim
yoluyla telafi edilememeleri halinde
aşağıdaki açıklamalar çerçevesinde
ihracatçılara iade edilebilecektir.
Buna göre, ihracat
işlemlerinden kaynaklanan iade tutarının
hesabında, bu tür komisyon harcamaları
nedeniyle hesaba dahil edilecek pay,
ihracat bedelinin %25’i üzerinden
hesaplanan KDV tutarından fazla
olamayacak, bu hesaplama her takvim
yılının Ocak ayından başlamak üzere yıl
sonuna kadar
kümülatif olarak yapılacak,
izleyen yılda hesaplamaya yeniden
başlanacaktır.
İade alacağı aşağıdaki
tabloda belirtildiği şekilde
hesaplanarak ihracat işleminin bulunduğu
her ay talep edilebilecektir.
Örnek: Bir
turistik mağaza işleticisinin 2008
yılında aylar itibariyle ihracat
tutarları ve ödediği komisyonlar YTL
cinsinden aşağıdaki tabloda yer
almaktadır. |