|
Maliye Bakanlığından:
TERÖRÜN FİNANSMANINA YÖNELİK
ŞÜPHELİ
İŞLEMLERİN BİLDİRİMİ GENEL
TEBLİĞİ
Terörün finans kaynaklarını engellemek
suretiyle terörle daha etkin mücadele etmek
amacıyla, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun,
29/6/2006 tarih ve 5532
sayılı Kanunla1
değiştirilen, 8 inci maddesinde terörün finansmanı
müstakil bir suç olarak aşağıdaki şekilde
düzenlenmiştir.
"MADDE 8 – Terörün finansmanı
Her kim tümüyle veya kısmen terör
suçlarının işlenmesinde kullanılacağını bilerek ve
isteyerek fon sağlar veya toplarsa, örgüt üyesi
olarak cezalandırılır. Fon, kullanılmamış olsa dahi,
fail aynı şekilde cezalandırılır.
Bu maddenin birinci fıkrasında geçen
fon; para veya değeri para ile temsil edilebilen her
türlü mal, hak, alacak, gelir ve menfaat ile
bunların birbirine dönüştürülmesinden
hasıl olan menfaat ve
değeri ifade eder."
Suçun nitelikli hali ve tüzel kişilerin
sorumluluğu konuları ise aynı Kanunun 8/A ve 8/B
maddelerinde düzenlenmiştir.
Terörün finansmanı
ile mücadele kapsamında yukarıdaki düzenlemeye ilave
olarak, 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının
Önlenmesi Hakkında Kanunun2 19 uncu
maddesinin (e) bendi ile "Suç gelirlerinin aklanması
ve terörün finansmanının önlenmesi kapsamında veri
toplamak, şüpheli işlem bildirimlerini almak, analiz
etmek ve değerlendirmek", (b) bendi ile de
"Belirlenen politikalar çerçevesinde kanun, tüzük ve
yönetmelik taslakları hazırlamak, bu Kanun ile buna
ilişkin Bakanlar Kurulu kararlarının uygulanması
konusunda düzenlemeler yapmak" görev ve yetkileri
Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Başkanlığına
verilmiştir.
Bu görev ve yetki kapsamında terörün
finansmanının önlenmesine ilişkin şüpheli işlem
bildirim yükümlülüğünün etkin, zamanında ve uygun
şekilde yerine getirilmesine yönelik açıklamalar bu
tebliğin konusunu oluşturmaktadır.
I.
TERÖRÜN FİNANSMANI
A – Terörün
Finansmanının Niteliği
Terörün esas amacı3
bir toplumda korku yaratmak ve infial uyandırmak
suretiyle bir hükümeti veya uluslararası örgütü bir
şey yapmaya veya yapmamaya zorlamaktır. Ulaşılmak
istenilen hedef ne olursa olsun tüm terör örgütleri
faaliyetlerini gerçekleştirebilmek için finans
kaynaklarına ihtiyaç duyarlar. Bu yüzden terör
örgütleri yeterli finansal kaynağa sahip olmak ve bu
kaynakları ilgili kamu otoritelerinin dikkatini
çekmeksizin kullanmak isterler. Bu nedenle terörle
mücadelede terör örgütlerini finansal kaynaklardan
mahrum bırakmak büyük önemi haizdir.
Terörün finansmanı ile etkin mücadele,
öncelikle terörün finansmanının niteliğinin iyi
bilinmesini gerekli kılmaktadır. Terörün
finansmanının en önemli niteliklerinden birisi,
bunun yasa uygulama birimlerinin dikkatini
çekmeksizin gerçekleştirilmesi gereğidir. Böylece
bir taraftan terör eylemlerinin gizliliği sağlanarak
terörü finanse edenlerin asıl suçla ilgisinin
kurulması engellenirken, diğer taraftan terörün
finansmanı için ayrılan fonlara el konulması veya bu
fonların müsaderesinin önüne geçilir. Bu bakımdan
terörü finanse edenler bu fonları terör örgütleri
için işletirken ya da teröristlere veya terör
örgütlerine ulaştırırken çoğu kez aklayıcılar ile
benzer yöntemleri kullanırlar.
Terörün sadece yasadışı kaynaklardan
elde edilmiş fonlarla değil, aynı zamanda yasal
yollardan elde edilmiş kaynaklarla da finanse
edilebilmesi yükümlülerin terörün finansmanı ile
ilgili şüpheli durumların tespitinde daha dikkatli
olmasını gerektirmektedir. Örneğin imalat veya
hizmet sektöründe faaliyet gösteren bir işletmenin
yasal yollardan elde ettiği gelirlerinden terör
örgütüne finansman desteği sağlanabilir. Bu açıdan
terörün finansmanının tespitinde fonun kaynağı kadar
fonun kullanım alanının da yakından izlenmesi ve
bilinmesi gerekmektedir.
Bazı terör eylemlerinin
gerçekleştirilebilmesi için küçük tutarlı fonların
dahi yeterli olması, aklama eylemlerinden farklı
olarak, terörün finansmanı ile ilgili eylemlerin
tespitinde yükümlülerin daha dikkatli olmalarını
gerektirmektedir.
B – Terörün
Finans Kaynakları
Terör örgütleri, faaliyetleri için
gerek duydukları finansman ihtiyaçlarını çeşitli
kaynaklardan sağlarlar. Bunlar gerek yasadışı
faaliyetler gerekse yasal görünümlü faaliyetlerden
sağlanan gelirler ile
teröre destek veren ülkelerce sağlanan yardımlardır.
1 - Yasadışı
Faaliyetlerden Sağlanan Kaynaklar
Terör örgütleri, çıkar amaçlı suç
örgütleri tarafından da işlenen pek çok yasadışı
faaliyetle önemli miktarlarda kaynak sağlarlar. Bu
faaliyetlerin başlıcaları
uyuşturucu ve silah kaçakçılığı, insan ticareti,
göçmen kaçakçılığı, tehdit, şantaj, haraç, gasp,
soygun ve adam kaçırmadır.
Uyuşturucu madde kaçakçılığı yasa dışı
finans kaynaklarının başında gelmekte olup son
yıllarda, "narco-terörizm"
kavramı, terör örgütleri ve uyuşturucu kaçakçıları
arasındaki sıkı bağlantının tanımlanmasında
kullanılmaya başlanılmıştır.
Aynı şekilde silah kaçakçılığı ile
terörizm arasında da doğrudan bir ilişki
bulunmaktadır. Terör örgütleri silah kaçakçılığı
suretiyle hem silah ihtiyacını karşılamakta hem de
gelir elde etmektedir.
Terörle doğrudan veya dolaylı olarak
bağlantılı kişilerce baskı, tehdit ve şantaj
uygulayarak, haraç şeklinde para toplanması da yasa
dışı bir finansman yöntemidir.
Terör örgütleri yurtdışında faaliyet
gösteren şebekelerle de işbirliği içinde insan
kaçakçılığı ve göçmen ticareti yapmakta ve bunları
meslek edinmiş suç şebekelerinin gelirlerinden pay
almaktadır.
Gasp ve soygun, küçük çaplı terör
örgütlerinin kullandığı
ya da faaliyetlere başlangıç için gerekli paranın
bulunması amacıyla kullanılan bir yöntemdir.
Fidye amaçlı adam kaçırma faaliyetleri
ise örgütlerin yaygın olarak kullandığı bir
finansman yöntemidir. Örgüt bu faaliyetlerde
başarısını kanıtladığında adam kaçırmasına gerek
kalmayıp korkutma ya da tehdit yoluyla gelir temin
etmeye devam etmektedir.
İhalelere katılan firma ve şahıslardan
zor kullanma yoluyla fon toplanması da terör
örgütlerinin başvurdukları finansman yöntemleri
arasındadır.
2 – Yasal
Görünümlü Faaliyetlerden Sağlanan Kaynaklar
Terör örgütleri önemli miktarda
finansmanı, yasal görünümlü faaliyetler aracılığı
ile sağlamaktadır. Bunlardan
başlıcaları aşağıdaki gibi sıralanmaktadır:
a- Kâr amacı gütmeyen
kuruluşların kullanılması:
Terör örgütlerine yasal görünümlü kaynak
sağlanmasında dernek ve vakıf gibi kâr amacı
gütmeyen kuruluşlar sıklıkla kullanılır. Bu
kuruluşlara aidat, bağış veya yardım adı altında
sağlanan fonlar, bu kuruluşlar tarafından çeşitli
yöntemler kullanılmak suretiyle terör örgütüne veya
teröristlere aktarılır. Bazı kişiler çoğu zaman
verdikleri paraların terör örgütlerine
aktarılacağını bilmemekte, kâr amacı gütmeyen
kuruluşun açıkladığı yasal amacı çerçevesinde
kullanılacağını düşünerek bağışta bulunmaktadır.
Bazı kişiler ise, terör örgütüne bilerek ve
isteyerek finansman sağlamakta, bunu yasal bir
görüntü altında, örneğin bir yardımlaşma derneğine
bağışta bulunma görüntüsü altında gerçekleştirmekte,
böylece kamu otoritelerinin dikkatini çekmeksizin
terörü finanse edebilmektedir.
b- Ticari işletmelerin
kullanılması:
Örgütle görünüşte bağlantısı olmayan kişiler adına
kurulan şirketlerin yasal faaliyetlerinden elde
edilen gelirler terörün finansmanı için
kullanılabilir. Çoğu kez, bu şirketlerin faaliyet
alanları aynı zamanda terör örgütüne lojistik destek
sağlayacak türden alanlardır. Terör örgütünün
ihtiyaç duyacağı malları taşımak veya, uyuşturucu
ticaretinde kullanmak
üzere nakliye şirketi kurulması, terör örgütü
üyelerinin ülke dışına kolay bir şekilde çıkarılması
için seyahat acentesi kurulması buna örnek
verilebilir. Bu açıdan yükümlülerin, tüzel kişi
müşterilerinin sahiplerinin kimler olduğu konusunda
bilgi sahibi olması ve şüpheli durumlarda gerekli
araştırmayı yaparak MASAK’a
bildirimde bulunması önem kazanmaktadır.
c- Görsel ve basılı yayın
organlarının kullanılması:
Medya şirketleri, terör örgütlerinin gerek
propaganda yapmak gerekse finansman temini amacıyla
kullandıkları araçlar arasında yer almaktadır.
Özellikle terör örgütü yandaşları, terör örgütüne
yakın görsel ve basılı yayın organlarına
reklam bedeli adı altında
yüksek tutarlarda ödemeler yapmak suretiyle örgüte
finansman desteği sağlarlar. Aynı zamanda örgüt
üyeleri, bu yayın organlarında çalışan kişiler
olarak gösterilmek suretiyle finansal olarak
desteklenir.
Yukarıda sayılanlara ilave olarak
terör örgütleri konser, şölen,
sergi, kermes ve gösteri gibi çeşitli etkinlikler
düzenleyip bu etkinliklere katılım ücreti olarak
gelir elde eder.
3 – Diğer
Ülkelerce Sağlanan Kaynaklar
Terör örgütlerine, yukarıda sayılan
finans kaynaklarına ilave olarak terörü uluslararası
politika aracı olarak kullanmak isteyen ülkelerce
örgüt üyelerine sığınma hakkı verilmesi, ülke
topraklarının üs olarak kullanılmasına izin
verilmesi gibi desteklerin yanında örtülü veya açık
olarak finansal destek de sağlanabilmektedir. Terör
örgütlerine sağlanan örtülü finansal yardımlar,
özellikle terör örgütüne yakın dernek ve vakıflara
para veya ayni yardımda bulunulması gibi yöntemlerle
yapılabilmektedir. Daha sonra bu yardımlar terör
örgütüne aktarılmakta veya doğrudan söz konusu
kuruluşlarca terör örgütünün yandaş bulmasına,
propagandasının yapılmasına veya toplumda sempati
kazanmasına yardımcı olacak şekilde
kullanılmaktadır.
II.
ŞÜPHELİ İŞLEMİN TANIMI
5549 sayılı Kanunun 4 üncü maddesine
göre şüpheli işlem, yükümlüler nezdinde veya bunlar
aracılığıyla yapılan veya yapılmaya teşebbüs edilen
işleme konu malvarlığının; yasa dışı yollardan elde
edildiğine veya yasa dışı amaçlarla kullanıldığına,
dair herhangi bir bilgi, şüphe veya şüpheyi
gerektirecek bir hususun bulunması halidir.
Şüpheli işlem tanımı işleme konu
malvarlığı değerlerinin yasadışı yollardan elde
edilmesinin yanı sıra "yasadışı amaçlarla
kullanılmasını" da kapsamakta olup, bu suretle esas
olarak terörizmin finansmanının önlenmesi
amaçlanmaktadır. Bu kapsamda fonların terörist
eylemler için ya da terör örgütleri, teröristler
veya terörü finanse edenler tarafından
kullanıldığına veya bunlarla ilgili ya da bağlantılı
olduğuna dair herhangi bir bilgi, şüphe veya şüpheyi
gerektirecek bir hususun bulunması hali şüpheli
işlem bildirimine konu olacaktır.
Şüpheli işlem tanımına ilişkin maddenin
gerekçesinde bu husus açık bir şekilde ifade
edilmiştir4.
Madde gerekçesi aşağıdaki gibidir:
"Maddede şüpheli
işlem bildirim yükümlülüğü düzenlenmiş olup buna
göre yükümlüler nezdinde veya bunlar aracılığıyla
yapılan veya yapılmaya teşebbüs edilen işlemlere
konu malvarlığının yasa dışı yollardan elde
edildiğine veya yasa dışı amaçlarla kullanıldığına
dair herhangi bir bilgi, şüphe veya şüpheyi
gerektirecek bir hususun bulunması halinde bu
işlemlerin Başkanlığa bildirilmesi zorunluluğu
getirilmiştir.
Maddede işleme konu malvarlığının
yasadışı amaçlarla kullanıldığına dair bilgi, şüphe
veya şüpheyi gerektirecek hususların da Başkanlığa
bildirilmesi öngörülmüş ve bu suretle özellikle
terörün finansmanının aklama yöntemleri kullanılarak
gizlenmesi hususunun şüpheli işlem bildirim sistemi
ile kavranması hedeflenmiştir."
A.
Terörün Finansmanının Tespitine Yönelik Şüpheli
İşlem Tipleri
Terörün finansmanı ile ilgili şüpheli
işlemlerin tespitinde yükümlülere yardımcı olmak
amacıyla Tebliğin II.B
Bölümünde şüpheli işlem tipleri belirlenmiştir.
Belirlenen şüpheli işlem tipleri rehber mahiyetinde
olup şüphe veya şüpheyi gerektirecek makul bir
sebebin olup olmadığının değerlendirilmesinde
yükümlülere yardımcı olma amacına yöneliktir. Bu
nedenle, yükümlülerin şüpheli işlemlerin tespitinde
kendilerini Tebliğde belirlenen şüpheli işlem
tipleri ile sınırlandırmamaları, terörün
finansmanıyla, dolayısıyla terörle mücadele
açısından büyük önem taşımaktadır.
Tutarına
bakılmaksızın, yükümlüler nezdinde veya bunlar
aracılığıyla yapılan veya yapılmaya teşebbüs edilen
işleme konu malvarlığının terörist eylemler için ya
da terör örgütleri, teröristler veya terörü finanse
edenler tarafından kullanıldığına veya bunlarla
ilgili ya da bağlantılı olduğuna dair herhangi bir
bilgi, şüphe veya şüpheyi gerektirecek bir hususun
bulunması halinde, sayılan tiplerden herhangi birine
uymasa dahi terörün finansmanı ile ilgili şüpheli
işlem bildiriminde bulunulması gerekmektedir.
Şüphe veya şüpheyi gerektiren makul bir
sebebin olup olmadığı hususu gerektiğinde birden çok
işlem bir arada ele alınarak değerlendirilir.
İşlemlerin, şüpheli işlem tiplerine uygunluğu
değerlendirilirken, müşteri
profili, işlemin niteliği, sektörün
özellikleri ve daha önceki tecrübeler de dikkate
alınarak karar verilir. Bildirimde bulunma kararı
verilirken işlem ve müşteri
profiliyle ilgili daha ayrıntılı araştırma
yapılması gerekebilir. Yetki ve imkânlar ölçüsünde
yapılacak bu araştırmanın amacı, şüpheyi
destekleyecek ek bulguların olup olmadığını tespit
etmektir. Ancak bu araştırmalar yapılırken,
müşterinin, hakkında bildirimde bulunulacağından
şüphelenmesine neden olacak tutum ve davranışlardan
kaçınılması gerekir.
B.
Terörizmin Finansmanı ile Bağlantılı Şüpheli İşlem
Tipleri
a. Hesaplara İlişkin
Tipler
1) Uzun süre işlem görmeyen hesaplara
dönemsel olarak para yatırılması.
2) Çok düşük bir bakiyeye sahip olan
bir hesaba yüklü tutarlarda nakit yatırılması ve
müteakiben yatırılan nakdin geri çekilmesi veya
başka bir veya birden çok hesaba havale edilmesi.
3) Aralarında akrabalık veya herhangi
bir iş ilişkisi bulunmadığı halde, aynı hesapta
birçok kişinin imza yetkisinin bulunması.
4) İşyeri adresi olarak aynı adresi
gösteren farklı şirketler veya tüzel kişiler
tarafından açılan hesaplarda imza yetkisinin aynı
kişi veya kişilere verilmesi.
5) Aynı kişi tarafından çok sayıda
hesap açtırılması ve bu hesaplara yatırılan küçük
tutarların toplamda o müşterinin ekonomik faaliyeti
ile uyumsuz olması.
6) Bir terör örgütü ile bağlantılı
olduğu bilinen gerçek veya tüzel kişiler adına hesap
açılması.
7) Bir kişi veya kuruluşun hesabına
görünürdeki ticari faaliyeti ile orantılı olmayan
tutarlarda nakit yatırılması.
8) Bir hesap üzerinden yürütülen
işlemlerde, hesabın normal kullanımıyla uyumsuz bir
şekilde, nakit ve nakit benzeri araçların birbirine
karıştırılması.
9) Finansal kuruluşun farklı şubeleri
vasıtasıyla veya aynı şubeye aynı anda gelen kişiler
tarafından hesaba parça parça
nakit yatırılması veya çekilmesi.
10) Hesaba ilişkin tüm işlemlerin
ATM’ler vasıtasıyla yapılması.
11) Ticari işletmelerin hesaplarına
üçüncü şahıslarca normal ticari işlemleri dışında
sık sık para yatırılması
veya üçüncü şahıslara bu şekilde ödemeler yapılması
ya da normalde kişi ya da kurum adına çek veya diğer
ödeme araçlarıyla kolaylıkla yapılabilecek bir
ticari işlem için, kişi ya da kurum hesabına yüksek
tutarda nakit yatırılması.
b.
Elektronik Transferlere İlişkin Tipler
12) Kimlik tespitine ilişkin yasal
yükümlülüklerden kaçınmak amacıyla elektronik
transferlerin düşük tutarlara bölünerek yapılması.
13) Elektronik transferi
gerçekleştiren veya adına bu işlem gerçekleştirilen
kişinin kimlik bilgilerinin
verilmemesi veya verilmesinde isteksiz davranılması.
14) Üçüncü bir kişi tarafından müşteri
adına elektronik transferler yoluyla döviz üzerinden
işlem yapılması ve işlemlerin müşteriyle hiçbir
ticari bağlantısı olmayan kişi veya ülkelerle
gerçekleştirilmesi.
c.
Müşteri veya Müşteri Faaliyetlerinin Özelliklerine
İlişkin Tipler
15) Nakit işlemlerde bulunan farklı
kişilerin aynı adres bilgilerini vermesi, özellikle
iş ve ikametgah
adreslerinin aynı olması ve/veya belirtilen mesleği
ile uyuşmaması.
16) İşlemi yapan kişinin beyan ettiği
mesleği veya faaliyet alanının, işlemin türü veya
hacmi ile orantılı ve uyumlu olmaması.
17) Müşterinin ticari faaliyetinin
bilinmemesi veya faaliyetin kiralık kasa kullanımını
gerektirmemesine rağmen ticari kuruluş adına kiralık
kasa kullanılması.
18) Müşterinin kimliğinin tespiti veya
doğrulanmasına ilişkin süreç sırasında (örneğin daha
önce ya da halen yaşanılan ülke, pasaportun ait
olduğu ülke, pasaporta göre ziyaret edilen ülkeler
ile ad, adres ve doğum tarihini teyit etmeye yarayan
dokümanlarla ilgili olarak) açıklanamayan
tutarsızlıklar olması.
19) Kişilerin sabit bir adreslerinin
olmaması ve adres bilgilerinin sürekli değişmesi.
20) Bir ticari tüzel kişilik adına
faaliyetine uygun olmayan hesap açılması.
d.
Terörist Organizasyonlarla Bağlantısından
Şüphelenilen Riskli Ülkelerle
Gerçekleştirilen İşlemlere İlişkin Tipler
21) Riskli ülkelerde açılan ticari bir
hesaba hiçbir ticari açıklaması ve ekonomik amacı
olmayan tutarlarda paranın elektronik olarak
transfer edilmesi ve/veya bu paraların hesaptan
çekilmesi.
22) Riskli ülkelere ve/veya bu
ülkelerden fonların gönderilmesi ya da alınması, bu
ülkelerde bulunan mali kurumlarda hesap açılması
veya bu ülkelerdeki bankaların çıkardığı kredi
kartlarının kullanılması.
23) Üçüncü kişilerce döviz değişimi
yapılarak, terörizm ve kaçakçılığın yoğun olarak
görüldüğü veya vergi cenneti olarak bilinen ve
müşteriyle açık iş bağlantısı olmayan ülkelere
müşteri adına fon transfer edilmesi.
24) Riskli ülkelere veya riskli ülkeler
üzerinden yapılan transfer işlemleri neticesinde
kısa süre içerisinde oluşan mevduatların üçüncü
şahıslara aktarılması.
25) Özellikle riskli ülkelerden veya bu
ülkelere, bireysel ve ticari çok sayıda hesap
kullanılarak fonların toplanması ve bu fonların az
sayıda lehdara
yönlendirilmesi.
26) Riskli ülkelerden ya da riskli
ülkelere yapılan fon transferlerinde, işlemi makul
kılacak ticari bir amaç olmaksızın, ticari nitelikli
finansal işlemlerin kullanılması.
e.
Kâr Amacı Gütmeyen Kuruluşlara İlişkin Tipler
27) Kâr amacı gütmeyen kuruluşların
beyan edilen amacı, faaliyetleri ve görünen
kaynakları ile mali işlemlerin niteliği, büyüklüğü
ve toplanan ya da aktarılan fon tutarları arasında
uyumsuzluklar olması. Örneğin
kültürel faaliyet gösteren bir derneğin düzenlediği
müzik festivalinden sonra, banka hesabına bu
faaliyetle orantısız ölçüde büyük miktarlarda para
yatırılması.
28) Kâr amacı gütmeyen bir kuruluşun
banka hesabı ile ilgili mali işlemlerin sıklığı ve
tutarlarında ani artışlar ortaya çıkması.
29) Kâr amacı gütmeyen bir kuruluşun
hesabında fonların çok uzun süre bekletilmesi.
30) Kâr amacı gütmeyen kuruluşun
sadece yurt dışından bağış alması veya bağışların
önemli bir kısmının yurt dışı kaynaklı olması.
31) Kâr amacı gütmeyen kuruluşun
yöneticilerinin yabancı uyruklu olması, özellikle
yabancı yöneticilerin ülkeleriyle yapılan büyük
tutarlı işlemlerin varlığı ve paranın gönderildiği
yerin de riskli ülke olması.
32) Kâr amacı gütmeyen çok sayıda
kuruluşun izah edilemeyen bağlantılarının bulunması;
örneğin birkaç kuruluşun birbirlerine para transferi
yapması ya da aynı adresi, aynı idareciyi veya
personeli paylaşması.
33) Yeterli personeli, uygun bir işyeri
ya da telefon numaraları bulunmayan kâr amacı
gütmeyen kuruluşların yoğun faaliyette bulundukları
izlenimi yaratan hesap hareketleri bulunması.
34) Çok sayıda bireysel ve ticari
hesabın ya da kâr amacı gütmeyen kuruluş
hesaplarının kullanılmasıyla fonların teslim
alınması ve bu fonların kısa sürede yabancı
lehdarlara transfer
edilmesi.
III.
ŞÜPHELİ İŞLEMLERİN MASAK’A BİLDİRİM USUL VE ESASLARI
Yükümlüler nezdinde gerçekleştirilen
şüpheli işlemlerin 5549 sayılı Kanunun 4 üncü
maddesi uyarınca MASAK’a
bildirilmesi zorunluluğu bulunmaktadır.
Şüpheli işlemlerin bildirimi
31/12/1997 tarihli ve
23217 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2 sıra
numaralı Mali Suçları Araştırma Kurulu Genel Tebliği
ile 10/11/2002 tarihli ve 24932 sayılı Resmî
Gazete’de yayımlanan 4 sıra numaralı Mali Suçları
Araştırma Kurulu Genel Tebliğinde yer alan şüpheli
işlem bildirim usulüne uygun olarak yapılır. Şu
kadar ki terörün finansmanı ile bağlantılı şüpheli
işlemlerin bildiriminde, öncelikle 4
nolu tebliğ ekindeki
şüpheli işlem bildirim formunda yer alan "20"
nolu tip işaretlenir.
Daha sonra formun D Bölümünde yer alan "İşlem türü
ve açıklayıcı bilgi" kısmına; işlem yukarıda
belirtilen şüpheli işlem tipleri arasında yer
alıyorsa işlemle ilgili tip, bu tiplerin dışında
gerçekleşen bir işlem söz konusu ise gerekli
açıklama yazılır.
Tebliğ olunur.
——————————
1
18.07.2006 gün ve 26232 sayılı Resmî Gazete’de
yayımlanmıştır.
2
18.10.2006 gün ve 26323 sayılı Resmî Gazete’de
yayımlanmıştır.
3
BM Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair
Uluslararası Sözleşme Madde
2 (17.01.2002 tarih ve 24643 sayılı Resmî Gazete’de
yayınlanmıştır.)
4
Mali Suçları Araştırma Kurumunun Teşkilat ve
Görevleri ile Suç Gelirlerinin Aklanmasının
Önlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı ve Avrupa Birliği
Uyum ile Plan ve Bütçe Komisyonları Raporları
(1/1053). |