Muhasebe Rehberi sayfasına gitmek için tıklayınız

Muhasebe  

Maliye

Vergi

Sigorta

İletişim

 MAKALE /25.5.2007

arama 

 Ana Sayfa 

                   Pratik Bilgiler

Makaleler 

Danışma Hattı 

                 Maliye Rehberi

Beş Dakika Ara 

          2007 Uygulamaları


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


FATİH  ACAR

ADANA VERGİ DAİRESİ BAŞKANI

 

 

VERGİ KONUSUNDA SON DÖNEMDE YAŞANAN GELİŞMELER

 

I- GİRİŞ 

            Bilindiği gibi kamunun en önemli finansman kaynağı vergilerdir. Borçlanma ve özelleştirme yoluyla finansman temini de sağlanabilmekle birlikte bugün itibariyle borçlanmanın sınırına gelinmiş olması özelleştirme konusunu oluşturan varlıkların belirli bir süre sonunda tamamen elden çıkacağı  gerçeği düşünüldüğünde  kalan tek seçenek vergi gelirlerinin sağlıklı bir şekilde artırılmasıdır. 

            Türkiye vergi gelirlerini artırma şansına sahip bir ülke olmasına rağmen bu konuda geçen dönemlerde yapılan çalışmalarının yeterli olduğunu söylemek oldukça zordur. Mevcut vergi gelirlerinin arzu edilen seviyede olmamasının yanı sıra kayıtdışı ekonomi nedeniyle vergi dışı bırakılan alanların büyüklüğü bu konuda yapılması gereken çalışmaların ne derece önemli olduğunu göstermektedir. 

            Bu gerçekler Türkiye’de son dönemlerde vergi konusunu en önemli gündem maddelerinden biri haline getirmiş bu konuyla çok yakın ilgisi  olan kayıtdışı ekonomi olgusu  gerek bakanlık gerekse sivil toplum kuruluşlarının gündeminde önemli bir yer işgal etmiştir. Özellikle son yıllarda bu sorunun çözümüne yönelik Maliye Bakanlığı’nca önemli sayabileceğimiz düzenlemeler gerçekleştirilmiştir. 5345 sayılı Yasa ile yaklaşık 40 yıldır tartışılan ancak hayata geçirilmeyen Gelir İdaresinin Yeniden Yapılandırılması çalışmaları büyük ölçüde tamamlanmış, bunun yanında özellikle 4811 sayılı Vergi Barışı Kanunu ile başlayan yasal düzenlemeleri çok önemli ve radikal değişiklikleri içeren diğer yasal düzenlemeler ve idari uygulamalar takip etmiştir.  

            Aşağıda Bakanlığımızca son dönemlerde gerçekleştirilen önemli yasal düzenlemeler ve idari uygulamalar ile 5345 sayılı Yasa ile oluşturulan Gelir İdaresi Başkanlığı ile gelen yeni değişiklikler kısaca anlatılacaktır. 

II- BAKANLIKÇA SON DÖNEMDE KONUYLA İLGİLİ YAPILAN YASAL VE İDARİ DÜZENLEMELER 

A-    Vergi Barışı Kanunu 

27.02.2003 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan 4811 sayılı Vergi Barışı Kanunu ile çok önemli bir adım atılmıştır. Kanunun en önemli yani mükellef ile idare arasında oluşmuş büyük orandaki ihtilafları ortadan kaldırması yanında, ödenmez boyutlara ulaşmış vergi alacaklarının makul ve ödenebilir düzeylere çekilerek tahsiline imkan tanınmıştır. Bu kanun ile 4,5 Katrilyon civarında ihtilaflı kamu alacağı  tahsil edilmiş ve kayıtdışı ekonomi konusunda  yapılması düşünülen  düzenlemelere daha sağlıklı bir zemin hazırlanmıştır.  

B-    Gelir ve Kurumlar Vergisinde  Nihai Vergi Yükü  Önemli Ölçüde Düşürülmüştür. 

4842 sayılı Kanunla Kurumlar Vergisinde vergi yükü ilk aşamada  %60’lardan %45’lere düşürülmüştür. Bu kanun sonrası 5479 sayılı Kanunla Gelir Vergisi alt dilimi vergi oranı %15’lere, 5520 sayılı kanunla Kurumlar Vergisi oranı %30’dan %20’ye indirilmiştir. Ekonomide yaşanan olumlu gelişmeler sonucu enflasyonun düşmesi ve vergi oranlarındaki bu indirimler mükelleflerimizin vergi kaçırma veya vergiden kaçınma gerekçelerini büyük ölçüde ortadan kaldırılmıştır. 

C-    İnternet Üzerinden Beyanname Kabulü İle Kredi Kartı v.b. Kartlarla Ödeme İmkanı

 4962 sayılı Kanunla vergi beyannamelerinin her türlü elektronik ortamda alınabilmesine ilişkin yasal düzenleme yapılırken  banka kartı, kredi kartı ve benzeri kartlar  kullanmak suretiyle  tahsilat imkanı yapılabilmesine ilişkin düzenlemeler yapılmıştır.  Bu düzenlemeler sonucu,  bugün  itibariyle beyannamelerin yaklaşık %75’i internet üzerinden alınmaktadır.  Bu son derece önemli bir gelişmedir.

 D-    Vergi Tahsilatında Bankacılık Sisteminden Yararlanılması 

Vergi tahsilatının bankalar aracılığı ile yapılabilmesine alt yapı oluşturmak amacıyla 4842 sayılı Kanunla yıllık gelir, kurumlar vergisi, katma değer vergisi, gelir vergisi stopajında beyan ve ödeme süreleri farklılaştırıldı.

 E-     Akaryakıt Kazançlarının Kayıt Altına Alınması 

Akaryakıt alım-satım işlemlerinde ki  vergi kayıp kaçağının önlenmesi akaryakıt faturalarının  matrah  aşındırılması amacıyla kullanılmasının önlenmesi  amacıyla akaryakıt istasyonlarındaki pompalara ödeme kaydedici cihaz takılma zorunluluğu getirilmiştir ve bu uygulama büyük ölçüde hayata geçmiştir. 

F-     8 Milyar Üzeri Ödemelerin Banka Aracılığıyla Yapılma Zorunluluğu 

323 No.lu  Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile yapılan düzenleme ile 01.08.2003 tarihinden itibaren 10 Milyarın üzerindeki mal ve hizmet ödemelerinin  banka veya özel finans kurumları aracılığı ile  yapılma zorunluluğu getirilmiş bu rakam 332 No.lu tebliğ ile 8 Milyar TL’ye indirilmiştir. Bu düzenlemeyle özellikle para hareketinin kontrol altına alınması yönünde önemli bir adım atılmıştır. 

G-    Enflasyon Muhasebesi 

5024 sayılı kanunla Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298.maddesi değiştirilmiş ve enflasyon muhasebesi uygulamasına ilişkin yasal boşluk doldurulmuştur. 01.01.2004 tarihinden itibaren uygulamaya giren enflasyon muhasebesi ile gerçek kazançlar üzerinden vergileme sağlanacağından kayıtdışılığın gerekçesi büyük ölçüde ortadan kalkmıştır.

 H-    Damga Vergisi Kanunu 

Damga Vergisi Kanununda yapılan değişikliklerle kredi kullanımları verginin kapsamı dışına çıkarılmış işlemlerin kayıt altına girmesine  zemin hazırlamıştır.

 İ-       Çevre Temizlik Vergisi 

Çevre temizlik vergisinin su faturası ile tahsili sağlanarak bu konudaki bürokrasi önemli ölçüde azaltılmış ve daha önce büyük bir kısmı toplanamayan bu verginin büyük oranda tahsili sağlanmıştır.

 J-      Vedop II Projesi 

Vergi dairelerinde otomasyon kullanımının yaygınlaşması ve bilgiye daha rahat ulaşmayı sağlayacak Vedop II Projesi hayata geçirilmiştir. Bu projeyle Türkiye’deki vergi dairelerinin tamamına yakını otomasyona geçerken  vergilendirme ile ilgili tespit ve değerlendirmeler daha sağlıklı gerçekleşmekte ve vergilendirmeye ilişkin bilgilere çok daha rahat ulaşılabilmektedir.

 K-    Vatandaşlık Numarasının Vergi Numarası Olarak Kullanılması

 2006 yılında vatandaşlık numarasının vergi numarası olması yönünde çalışmalar büyük ölçüde tamamlanmıştır. 1 Kasım 2006 tarihi itibariyle hayata geçecek bu projeyle kayıtdışı ekonominin çözümü anlamında  (para ve mal hareketinin tek sicil numarası üzerinden kontrol edilmesi) önemli bir mesafe alınmış olacaktır.

 L-     Mükellef Cari Hesabı Projesi

 Vergi mükellefleriyle ilgili bilgilere  çok hızlı ve kolay bir şekilde  ulaşılabilmesi ve onların takibi için  “Mükellef Cari Hesabı” projesi tamamlanmış ve önümüzdeki günlerde uygulamaya geçilecektir. Bu projeyle mükelleflerin ayrı ayrı hesaplarda bulunan vergiyle ilgili parasal bilgilerinin tek hesapta toplanması amaçlanmıştır.

 M-   Veri Ambarı Projesi

 Gelir İdaresi Başkanlığı Merkez ve Taşra birimlerinin vergisel anlamda sağlıklı bir istihbarat oluşturması ve bu bilgilerden hareketle  para ve mal hareketinin kontrol edilmesi amacıyla çağdaş vergiciliğinde bir gereği olarak veri ambarı projesi hayata geçirilmiştir. Merkezde oluşturulan bu projeyle mükelleflerin çok daha yakından izlenebilmesi, mevcut bilgilerden hareketle kayıtdışı işlemlerin çok yakından takip edilmesi sağlanmıştır. 

III- 5345 SAYILI YASA İLE YENİDEN YAPILANAN GELİR İDARESİ  

Türkiye’nin özellikle Avrupa Birliğine Giriş süreciyle hızlanan değişim çabaları Maliye Bakanlığında da büyük ölçüde kendini hissettirmiş, Türkiye’nin gelirini toplayan en önemli kurumu niteliğindeki Maliye Bakanlığında 5345 Sayılı yasa ile yeni ve çok önemli  bir yapılanmaya gidilmiştir. Yasadan sonra kurulan, merkezde Gelir İdaresi Başkanlığı ve taşrada Vergi Dairesi Başkanlıkları örgütlenmesini büyük ölçüde tamamlayarak  16.09.2006 tarihi itibariyle faaliyete geçmiştir. 

Gelişmiş ülkelerde olduğu gibi gelişmeleri yakından izleyip anında takip edebilen, ekonomik ve sosyal hayatın gereklerine uygun değişiklikleri kısa sürede gerçekleştirebilen, teknolojinin tüm imkanlarından yararlanarak kayıt dışı ekonomi ile mücadelede başarılı olan yeterli ve teknik donanıma sahip bir gelir idaresi oluşturulması fikri uzun süredir tartışılmakta olan ancak hayata geçirilememiş bir konu idi. Konu ile ilgili 1963 yılında hazırlanan White  raporu ile başlayan süreç, kamu ve özel sektör temsilcilerinin de muhtelif zamanlarda tartıştığı ve son olarak IMF’ye verilen niyet mektubu çerçevesinde 5345 sayılı yasa ile oluşturulan Gelir İdaresi Başkanlığı ve taşrada bunlara doğrudan bağlı çalışacak Vergi Dairesi Başkanlıklarının hayata geçirilmesiyle son bulmuştur. 

            5345 Sayılı yasa ile getirilen yeni düzenleme ile;

  • Gelirler Genel Müdürlüğü daha özerk bir yapıda doğrudan Bakana bağlı Gelir İdaresi Başkanlığı şeklinde kurulurken Türkiye vergi gelirlerinin % 94 ünün tahsil edildiği ve faal mükelleflerin %81’inin bulunduğu, 29 ilde bulunduğu ilin adıyla Vergi Dairesi Başkanlıkları kurulmuştur.
  • Vergi Dairesi Başkanlıkları doğrudan Gelir İdaresi Başkanlığına bağlı olarak çalışacaklardır. Taşrada daha önce Defterdarlık bünyesinde yer alan ve faaliyet gösteren tüm vergi daireleri ve gelir birimleri ile Gelirler Bölge Müdürlükleri veya Defterdarlıklar emrinde çalışan tüm vergi denetmenleri Başkanlık bünyesinde faaliyet gösterecektir.

            5345 Sayılı yasa sonrası önümüzdeki süreçte çok sayıda değişiklik ve yeni uygulamalar beklenmektedir. Yeni düzenlemeler sonucu merkez ve özellikle taşrada işi sadece vergi olan daha özerk bir yapıya sahip bir teşkilatlanma amaçlanmıştır. Bilindiği üzere tüm dünyada ihtisaslaşma başarılı olmak için tercih edilen bir yol olarak karşımıza çıkmaktadır.

 Getirilen mevcut yapı bir anlamda ihtisaslaşmayı sağlayan, verginin toplanması ve denetimi konusunda yeni projelerin uygulama alanı bulacağı bir sonucuda beraberinde getirecektir. Bütçe gelirlerinin yaklaşık %84’lük kısmının vergi gelirlerinden oluştuğu düşünüldüğünde ve gelişmiş ülkelerle kıyaslandığında, bilimsel araştırmalarda %50-60 ‘lar civarında olduğu söylenen kayıt dışı ekonomi gerçeği göz önüne alındığında, yeni idarenin bu alanda yapması gereken çok önemli çalışmalar olması gerektiğini söyleyebiliriz.  

Yeni yapı ile bir taraftan etkin ve şeffaf çalışan bir idare amaçlanırken diğer taraftan mükelleflere daha kaliteli hizmet sunmanın alt yapısı oluşturulmaya çalışılmış, mükellefi yakından tanıyan mükellef psikolojisini iyi bilen bir gelir idaresi amaçlanmıştır.  

IV- SONUÇ  

            Bakanlığımızca son dönemlerde yapılan ve yukarıda özetle açıklanan reform niteliği taşıyan bu düzenlemeler ve yapılan idari uygulamalar Anayasa’nın 173. maddesinde anlamını bulan vergide adaletin gerçekleştirilmesi ve verginin tabana yayılmasını sağlayan ve kayıtdışılığın çözümüne imkan sağlayan çok önemli düzenlemelerdir. Bu düzenlemelerin sağlıklı bir şekilde hayata geçmesi ve önümüzdeki süreçte artarak devam etmesi yıllardır çözülemeyen ve çözümü için ciddi adımlar atılmayan vergi konusundaki sorunları büyük ölçüde ortadan kaldıracak ve bu konuda geleceğe umutlu bakmamızı sağlayacaktır. 

            Son dönemlerde yapılan ve yukarıda açıklanan önemli düzenlemeler yanında verginin toplumun tüm kesimlerini ilgilendiren çok önemli bir konu olduğu unutulmamalıdır. Bu kapsamda yıllardır çözülemeyen kayıtdışı sorununun çözümünde vergi mükelleflerimize, vergi idaresi ile mükellefler arasında köprü konumunda olan meslek mensuplarına (YMM, SMMM, SM) ticaret, sanayi ve esnaf odaları başta olmak üzere sivil toplum kuruluşlarına kısaca toplumun tüm kesimlerine önemli görevler düşmektedir. 

            Ülkenin aydınlık geleceğine hizmet anlamında vergisel yükümlülüklerin sağlıklı bir şekilde yerine getirilmesi konusunda toplumun tüm kesimlerinin müşterek sorumluluğu bulunmaktadır.

 

FATİH ACAR

Adana Vergi Dairesi Başkanı                                  

 

 

 

Copyrıght © 2005-2006  www.muhasebenet.net- www.muhasebenet.com - muhasebe rehberi. Her hakkı saklıdır.