Muhasebe  

Maliye

Vergi

Sigorta

İletişim

  MUHASEBE MAKALELER :   03 Haziran  2009

  Ana sayfa

  2009 Yılı Çalışmaları

  Pratik Bilgiler

  Staj - Stajyer Rehberi

  Kanun-Mevzuat Rehberi

  Sosyal Güvenlik Rehberi  

  Muhasebe Bilgi Rehberi 

 Tekdüzen Hesap Planı

 

 

 


Mustafa BAYGIN

SMMM

Emlak Müşaviri

mustafabayginyh@hotmail.com
03.06.2009

 

KRİZ EKONOMİK Mİ?

 

Dünyada var olan, özellikle işsiz insanları bu ifadelerle teselli etmeye çalışılan krizin asıl nedeni ekonomik midir?
İnsan yönetme becerisi olmayanların para yönetmesi gibi bir maharetleri, becerileri olabilir mi? Olayın alt kademesinde bunu sorgulamak en akılcı yoldur. Avrupa’da, ABD’de 100 yıllık dev firmalar şirketlerin iflas ettikleri açıklandı.
Yabancı şirketlerin yapısal durumlarını pek derinlemesine bilme durumumuz söz konusu olmasa da, bilinen bir gerçek var ki, 1 asırlık bir işletme nasıl bir anda iflas edebilir? Altında iyi niyeti suiistimal yok ise, bu güne kadar yöneticilik yapanlar insan ilişkilerini çok iyi bilen ancak sonraki yöneticilerin bu basiretten yoksun olduklarını söylemek müneccimlik değildir.
İşletmelerde ilk ve en önemli sermaye insanın kendisidir. Sonrasında elinde bulundurduğu şirketin çalışmasını sağlayacak ayni veya nakdi olan maddi ve mali sermayedir. İlk işletme için kullanılan sermayenin kaynağını oluşturan gelişimde emek, bedel, zaman yoksa o paranın ve sermayenin çok uzun ömürlü olması mümkün değildir. Çünkü bu tür sermayeler emeksiz elde edildiğinden yeni sermayelerin oluşturulması için emek ve zaman harcamak kolay değildir. Hatta mevcut sermayeyi, hoyratça, doyumsuzluk hazzı yaşayarak harcamak çok basittir.
İşletmelerin batış, kapanış, el değiştirme nedenlerinin asıl nedenleri yukarıda saydıklarımız nedenlerle de sınırlı değildir. Kapanma, istihdam daralmasına gidiş, el değiştirme, iflas, bunların hepsine sadece küresel olduğu söylenen kriz mi neden olmaktadır? Küresel krizin etkilediği, sarstığı işletmeler elbette vardır. Ama iflas başka bir olaydır.
Türkiye, 99 ve 2001 krizleri içerisinde şirket evlilikleri ile tanıştı. Şirketler kendi kendilerine yeni çözüm yolları bularak krizden en az hasarla etkilenmenin, hatta çoğu zaman krizden kâr elde etmenin yollarını öğrendiler. Türkiye’de 30-40-50 yıllık firmaların, işletmelerin zarar ettiğini, iflasın eşiğine geldiğini, kapısına kilit vurulmaya çalışıldığını görüyor, duyuyor ve okuyoruz. Neden olarakta küresel kriz gösteriliyor. Bunların bir çoğu gemilerini kolay, kaçışı basit olan, ucuz sığınma limanı olarak görülen küresel kriz bahanesi ile kaptanlıklarının uzmanlık boyutunu gösterircesine, denizin en sığ noktasına demirlemeye çalışırken karaya oturtmaktadırlar.
Küresel krizi bir hastalık olarak kabul ettiğimizde, elbetteki çevresine de hastalık mikrobunun bulaşma ihtimali çok yüksektir. Türkiye’nin de bu hastalık mikrobundan nasibini azda olsa aldığı bir gerçektir.
Türkiye’de veya diğer ülkelerde, geçmişi uzun yıllara dayanan şirketler, işletmeleri batmaya mahkûm olmuşsa, altında yatan gerçeklerin başında insan yönetemeyenlerin şirket yönetmeye kalkışması gelmektedir. İnsan yönetme beceresi olmayanlar, işletmesinin muhasebesinde ikame ettiği yöneticinin, mali müşavirin fikir ve davranışlarından faydalanmak değil, aksine ona istediğini yaptırabileceği ve yöneteceği kişileri oturtmuşlardır.
Bir diğer öncelikli neden ise, şirket/işletme kurucusu veya kurucularının vefat etmiş veya geriden gelen veliahtlarından görevi devrettiği kişileri iyi yetiştirememiş, onu zorlukların içerisine dahil etmemiş olmasıdır. İşletmenin ikinci kuşak neslinin ve sonrasındakilerin işe sahiplenmemesinden kaynaklanmaktadır. Aile şirketlerinde kurucuların olmadığı ve geride gelenlerin dağılması, kendi içinde kaynaklanana dağılma nedeniyle şirket/işletme de otomatikman dağılma sürecine girmektedir.
Sorumsuzca ve hiçbir problemle karşılaşmadan elde edilen sermaye, daha hırslı ve tedbirsiz, plansız, programsız, hırs yüklü olarak kazanç elde etmeye, daha fazla israfa yönelik fütursuzca harcamaya yönelik düşünceler, değil 5-10 yıllık, asırlık işletmelerin bile batmasını tetikleyici en önemli unsurlardan biridir.
İnsani değerlerin olmadığı yerde para hırsı ile iş büyütmek imkânsız olduğundan, batış ve iflası kriz bahanesine sarmalamak acizliğin ifadesinden öteye gitmez.

 

Mustafa BAYGIN

SMMM

Emlak Müşaviri

mustafabayginyh@hotmail.com
03.06.2009

www.muhasebenet.net

-Diğer makaleleri

-Ev Sahibi Ve Kiracılar Dikkat

-Müflis Tüccar Hikâyesi

-Hükümet yanlıştan dönmeli

 
  ▼ Yayınlanan En Son  Mevzuatlar   (Sitenize ekleyebilirsiniz)


Copyrıght © 2005 -2008  www.muhasebenet.net- www.muhasebenet.com - Türkiye'nin muhasebe rehberi. Her hakkı saklıdır.