Muhasebe Rehberi sayfasına gitmek için tıklayınız

Muhasebe  

Maliye

Vergi

Sigorta

İletişim

 MAKALE /28.01.2007

arama 

 Ana Sayfa 

                 Vergi  Rehberi

Makaleler 

Danışma Hattı 

        Staj Stajyer Rehberi 

Beş Dakika Ara 

          2007 Uygulamaları


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


 

Yüksel BOZDAL
 Vergi Denetmeni
 

    

 

SAHTE VE MUHTEVİYATI İTİBARİYLE YANILTICI BELGE VE CEZAİ MÜEYYİDELERİ


    1-Sahte Belgenin Tanımı:
   Bu yazımızda Vergi Kanunları açısından sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge ve müeyyideleri irdelenecektir.


   Sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgenin tanımına ilk olarak 01.08.1988 tarihli 28 Seri No'lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği’nde değinilmiş ve “D” bölümünde sahte belge aşağıdaki gibi tanımlanmıştır;
“Buna göre, hukuki geçerliliğini sağlayan zorunlu ve yeterli unsurlara sahip olmayan belgeler "sahte belgeler"dir. Bu çerçevede ;
1. Bir mal hareketi veya hizmet sözkonusu olmadığı halde düzenlenen belgeler,
2. Belge düzenleme yetkisi bulunmayanlar tarafından düzenlenen belgeler,
3. Başkası adına bastırılıp kullanılan belgeler, sahte belge olarak kabul edilecektir.


   Muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgeler ise, şekil şartlarına uygun olarak düzenlenmiş, ancak içerdiği bilgiler yanlış olanlardır. Buna göre mal veya hizmetin miktar veya değerini gerçeğinden daha az veya daha çok gösteren, alıcı veya satıcısı, tarihi, seri numarası "tahrif" suretiyle değiştirilmiş belgeler, gerçek durumu göstermeyen, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge olarak kabul edilecektir. “


   213 Sayılı Vergi Usul Kanununun 29.7.1998 tarih ve 4369 Sayılı Kanunun 14’üncü maddesiyle değiştirilen ve 1.1.1999 tarihinde yürürlüğe giren 359’uncu maddesinin “a” fıkrasının 2 numaralı bendinin parantez içi hükmünde muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge tanımlanmıştır. Anılan hükme göre “muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele veya durumu mahiyet veya miktar itibariyle gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belgedir. “


   Belgeler vergi usul kanunundaki şekil şartlarını taşıyabilirler ve görünüş olarak düzgün olabilirler. Hatta kayıt nizamına uygun olarakda kaydedilmiş olabilirler. Ancak, tüm bunlar, söz konusu belgelere itibar edilmesini zorunlu kılmaz. Belgelerin geçek muamele veya durumu göstermediği yönünde yapılacak tespitlerle bunun aksi her zaman ispatlanabilir.
Yine 359. maddenin “b” fıkrasında ise sahte belge tanımlanmıştır. Buna göre sahte belge; gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgedir.
Muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge ile sahte belge arasında fark vardır. Sahte belgede hem belge hem de içeriği gerçek değildir. Bu,tam anlamıyla sahte fatura kullanılması durumudur. Muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge de ise, faturanın kendisinin gerçek olup içeriği gerçeğe uygun değildir. Bu gibi hallerde alınan malın miktar veya fiyatı olduğundan farklı gösterilir. Sonuç olarak alınan belge yapılan işlemi gerçek şekli ile göstermez.


    Muhteviyatı itibariyle yanıltıcı olan belgelerin, kimlik,adres, vergi numarası, miktar, fiyat gibi bilgilerin yanıltıcı şekilde hatalı olarak düzenlenmesi, bu tür belgelerin belirleyici özelliğidir.
2- Çeşitli Sahte ve Muhtaviyatı İtibariyle Yanıltıcı Belge Düzenleme Fiilleri:
Günlük yaşamda en çok karşılaşılan sahte belge düzenleme filleri aşağıdaki gibidir.
-Gerçekte olmayan bir mükellef adına belge bastırılması ve düzenlenmesi
-Gerçek bir mükellef adına aynı numaralar kullanılarak belge bastırılması ve düzenlenmesi
-Gerçek bir mükellef tarafından, hiç var olmayan bir alışveriş için belge düzenlenmesi,
-Mükellefiyetini terk etmiş bir mükellefin daha önce bastırdığı belgeleri düzenlemesi,
- Belgelerin Maliye Bakanlığı ile anlaşması olmadığı halde basılması,
-Vergi Usul Kanunun aradığı şekil şartlarına uygun olamayan belge düzenlenmesi.
Günlük yaşamda en çok karşılaşılan muhtaviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleme filleri ise aşağıdaki gibidir.
-Gerçek bedelinin altında veya üstünde fatura düzenlenmesi,
-Gerçek satış miktarının faturada düşük veya yüksek gösterilmesi,
-Faturada gerçekte satılan mal yerine başka bir malın satıldığının gösterilmesi,
-İşletmeye ait olmayan gider veya maliyetlerin işletmeye aitmiş gibi gösterilmesi,
-Alıcısı veya satıcısı gerçekte olduğundan farklı şekilde fatura düzenlenmesi,
28 seri nolu KDV Genel tebliğinde de belirtildiği gibi, olayın özelliğine göre ortaya çıkabilecek değişik durumlara göre muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge nitelemesi yapılabilecektir. Muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge, sahte belgeden çok daha yaygın kullanılmaktadır. En yaygın kullanım şekli ise, mükelleflerin dönem sonlarında stok dengesinin sağlanmasına maliyet /gider ayarlamasına yönelik olarak kullanılmasıdır.
2- Sahte ve Muhteviyatı İtibariyle Yanıltıcı Belge Kullanmanın Cezai Müeyyidesi :
a-Vergi Ziyaı Cezası :
213 Sayılı Vergi Usul Kanununun 344’üncü maddesinde, vergi ziyaı suçu işleyen mükellef veya vergi sorumluları adına vergi ziyaı cezası kesileceği belirtilmiştir. Anılan madde vergi ziyaı suçunu, mükellef veya sorumlu tarafından 341’inci maddede yazılı hallerde veri ziyaına sebebiyet verilmesi şeklinde tanımlamıştır. Vergi ziyaı ise, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevleri zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik yerine getirilmesini ifade etmektedir.
Gerek sahte fatura gerekse muhteviyatı itibariyle yanıltıcı fatura düzenleyerek veya kullanarak vergi kaybına neden olunması halinde VUK.’nun (4369 sayılı kanunla değişik) 344’üncü maddesine göre vergi zıyaı cezası uygulanacaktır. 5479 sayılı Kanunun 12 nci maddesiyle 1/1/2006 tarihinden geçerli olmak üzere değişen ve 08.04.2006 tarihinden itibaren yürürlüğe giren fıkraya göre, vergi ziyaı suçu işleyenlere, ziyaa uğrattıkları verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilir.
344. maddesinin üçüncü bendine göre; vergi ziyaına 359 uncu maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu ceza üç kat, bu fiillere iştirak edenlere ise bir kat olarak uygulanır. b-Özel Usulsüzlük Cezası :
Vergi ziyaına bağlı vergi ziyaı cezası dışında, sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyen yada kullananlara, Vergi Usul Kanunu’nun 353’üncü maddesinde belirlenen maktu ve nispi tutarlar üzerinden vergi ziyaına bağlı olan veya olmayan özel usulsüzlük cezaları da kesilir.
c-Hürriyeti Bağlayıcı Cezalar (Adli Cezalar) :
Vergi kanunlarına aykırı hareket edenler, vergi cezaları dışında hürriyeti bağlayıcı cezalara da çaptırılırlar. Hürriyeti bağlayıcı cezalar Vergi Usul Kanunu’nda düzenlenmiş olmakla birlikte, cezalandırma Türk Ceza Kanununun genel ilke ve esaslarına göre yapılmakta bu cezalara, ceza mahkemelerinde hükmolunmaktadır. Yargılanmaları ceza mahkemelerinin yetkisine giren kaçakçılık ve iştirak suçları dolayısıyla, bu mahkemelerce hüküm altına alınabilecek cezalar, hapis, ağır hapis ve para cezalarıdır. Bu cezalar VUK'nun (4369 sayılı kanunla değişik) 359 ve 360’ıncı maddelerinde düzenlenmiştir.


   VUK'nun 359'uncu maddesinde sayılan fiiller hapis ve ağır hapis cezasını gerektirmelerine göre iki guruba toplamıştır.
VUK'nun 359'uncu maddesinin “a” fıkrasının 2’nci bendine göre muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar hakkında altı aydan üç yıla kadar hapis cezası hükmolunur. Anılan fıkranın son paragrafına göre, hükmolunan hapis cezasının paraya çevrilmesinde, hapis cezasının her bir günü için, sanayi sektöründe çalışan 16 yaşından büyük işçiler için yürürlükte bulunan asgari ücretin bir aylık brüt tutarının yarısı esas alınır ve hükmolunan bu para cezası ertelenemez. Söz konusu hükmün ilk şeklinde yer alan "hüküm tarihindeki" ibaresi anayasa mahkemesi kararı ile ceza hukukunun genel ilkelerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edilmiştir. Anayasa mahkemesinin bu kararı doğrultusunda cezanın paraya çevrilmesinde fiilin işlendiği tarihteki asgari ücret esas alınacaktır.


   VUK'nun 359'uncu maddesinin “b” fıkrasında ise, “Vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan;
1-...belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar,
2-Belgeleri maliye Bakanlığı ile anlaşması olmadığı halde basanlar ile sahte olarak basanlar ve bu belgeleri kullananlar,
Hakkında, on sekiz aydan üç yıla kadar ağır hapis cezası hükmolunur.
Anılan maddenin “b” fıkrasında hüküm altına alınmış ağır hapis cezalarının paraya çevrilmesi mümkün değildir.
Maddenin b/1 bendinde ifade ettiği gibi kanun, belgelerde sahteciliği, asıl ve suret sahteciliği olarak ayırmıştır. Yine asıl ve suretlerdeki sahteciliğin gerek kısmen veya gerekse tamamen olmasının sahte belgenin hüviyetini değiştirmeyeceğine hükmetmiştir.
3-Konunun Pişmanlık ve Uzlaşma Hükümleri Açısından Değerlendirilmesi :
4369 sayılı kanunla değişik 1.1.1999 tarihinde yürürlüğe giren 359'uncu maddenin ikinci fıkrası ile, 371'inci maddedeki pişmanlık şartlarına uygun olarak durumu ilgili makamlara bildirenler hakkında kaçakçılık cezasının uygulanmayacağı hüküm altına alınmıştır. Örneğin sahte fatura kullanarak vergi zıyaına sebebiyet veren mükellef, pişmanlıkla beyanda bulunduğu takdirde, hakkında V.U.K.' un 359'uncu maddesine göre cezai takibat yapılmayacaktır.


   213 Sayılı Vergi Usul Kanununun (4369 sayılı kanunla değişik) 360’ıncı maddesinde düzenlenen iştirak sucunu işleyenlerinde anılan kanunun pişmanlık hükümlerinden yararlanması mümkündür. Buna göre iştirak fiilini işleyenlerin, kanunun 371’inci maddesinde yer alan şartlar çerçevesinde pişmanlık uygulamasından yararlanmaları halinde, haklarında hem hürriyeti bağlayıcı ceza hem de vergi zıyaı cezası uygulanmayacaktır.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun Ek 1. Maddesine göre, 344 üncü maddenin üçüncü fıkrası uyarınca vergi ziyaı cezası kesilen tarhiyata ilişkin vergi ve ceza uzlaşma kapsamı dışında tutulmuştur. Buna göre sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanan ve haklarında 344. maddenin üçüncü fıkrası gereğince üç kat vergi ziyaı cezası kesilen mükellefler uzlaşma hükümlerinden yararlanamayacaklardır.

 

 

 

Copyrıght © 2005-2006  www.muhasebenet.net- Türkiye'nin muhasebe rehberi. Her hakkı saklıdır.