Muhasebe  

Maliye

Vergi

Sigorta

İletişim

  MUHASEBE MAKALELER :   03 Temmuz 2009

  Ana sayfa

  2009 Yılı Çalışmaları

  Pratik Bilgiler

  Staj - Stajyer Rehberi

  Kanun-Mevzuat Rehberi

  Sosyal Güvenlik Rehberi  

  Muhasebe Bilgi Rehberi 

 Tekdüzen Hesap Planı

 

 

 


Şevket UĞURBAŞ
Yeminli Mali Müşavir

sevket.ugurbas@sinpasgyo.com.tr

İstanbul; 09.05.2009

 

5904 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile yapılan düzenlemeler
 

5904 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun 03.Temmuz.2009 tarih ve 27277 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
5904 Sayılı Kanun ile Gelir Vergisi Kanunu yanında birçok kanunda düzenlemeler yapılmaktadır. Yapılan düzenlemelerden Gelir Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanunu ve Vergi Usul Kanununa ilişkin açıklamalar aşağıda belirtilmiştir.

GELİR VERGİSİ KANUNU DEĞİŞİKLİKLERİ

• İşe başlatmama tazminatının gelir vergisinden istisna olduğu konusuna açıklık getirilmekte ve bu konuda yapılan tahsilatların, iade edilmesi yönünde düzenleme yapılmaktadır. ( Md; 1 ve 4)
4857 sayılı İş Kanununun 21. Maddesi uyarınca; “Geçersiz sebeple yapılan feshin sonuçları başlığı altında yer alan düzenlemede; işverence geçerli sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı mahkemece veya özel hakem tarafından tespit edilerek feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işveren, işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. İşçiyi başvurusu üzerine işveren bir ay içinde işe başlatmaz ise, en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında işçiye tazminat ödemekle yükümlü olur.
Söz konusu işe başlatmama tazminatının gelir vergisinden istisna olduğuna ilişkin duraksamalara açıklık getirilmektedir. Yapılan düzenleme uyarınca ödenecek “işe başlatmama tazminatı” üzerinden kıdem tazminatlarında olduğu gibi gelir vergisi hesaplanmayacaktır.
Ayrıca bu konuda geçici maddede yapılan düzenleme ile geçmişte bu konuda yapılan tahsilatların yargıya taşınan ihtilaflardan vaz geçilmesi koşuluyla iade edilmesi konusunda düzenleme yapılmaktadır.

• Ücretlerdeki indirim ve istisnalardan öncelikle kimin yararlanacağı konusuna açıklık getirilmektedir.(Md;2)
5084 sayılı Yatırımların ve İstihdamın Teşviki İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun uyarınca, yasa kapsamındaki illerden organize sanayi bölgelerinde faaliyet gösteren işyerlerinde kanunun yürürlük tarihinden sonra ilave çalıştırılan işçi ücretlerinden hesaplanan stopajın tamamı, organize sanayi bölge dışındaki işyerlerinde tevkifatın %80 ni terkin edilmektedir. Diğer taraftan G.V. Kanununun 32 maddesi uyarınca; ücretlinin medeni durumu ve çocuk sayısı dikkate alınarak matrahta indirim yapıldıktan sonra ücretlinin ödeyeceği gelir vergisi stopajı hesaplanmaktadır. Yine 5746 sayılı Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanunun 3. Maddesinin 2. Fıkrası uyarınca; desteklenen projelerde çalışan Ar-Ge ve destek personelinin; bu çalışmaları karşılığında elde ettikleri ücretlerinin doktoralı olanlar için yüzde doksanı, diğerleri için yüzde sekseni gelir vergisinden müstesnadır.
Ücretlerdeki bu indirim ve istisnalardan öncelikle kimin yararlanacağı konusuna açıklık getirilmektedir. Düzenlemeye göre; tahsil edilmeyen stopajdan öncelikle işçiler yararlanacak, kalan bir tutar varsa ve teşvik amaçlı diğer indirim ve istisnalar söz konusu ise kalan tutardan da işveren yararlanacaktır.
Esasen benzer düzenleme 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 73. Maddesinde yer almakta idi. Anlaşılan bu kez hem kalıcı hem de sadece 5084 sayılı yasa kapsamındaki teşvikler için değil tüm teşviklerdeki indirim ve istisnaları kapsayacak şekilde düzenleme yapılma ihtiyacı doğmuştur.

• Türkiye Kızılay Derneğine makbuz karşılığı yapılan nakdi bağış ve yardımların tamamı gelir vergisi matrahından indirilebilecektir. (Md;3)
Gelir vergisi mükellefleri kazançları varsa, beyan ettikleri matrahı sıfırlayıncaya Türkiye Kızılay Derneğine makbuz karşılığı kadar yaptıkları yardımları beyanname üzerindeki matrahtan indirebilecektir. Türkiye Kızılay Derneğine yapılan yardımların matrahtan indirilmesinde, kamu idareleri, belediyeler kamu yararına çalışan dernekler ve vergiden muaf vakıflara yapılan yardımlarda olduğu gibi beyan edilecek gelirin %5’i ile sınırlandırılmamıştır. Ancak gıda bankacılığında olduğu gibi zarar da olsa doğrudan gider yazma imkanı da bulunmamaktadır.

• Tarım Ürünlerini temsil eden menkul kıymetlerin alım satım kazancına 31.12.2014 tarihine kadar gelir vergisi istisnası getirilmektedir. (Md; 4 )
Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk sisteminin teşvik edilmesi amacıyla, tarım ürünlerini temsil eden senetlerin alım satım kazançları 31.12.2014 tarihine kadar gelir vergisinden istisna edilmekte ve ayrıca bu kazançlar üzerinden Gelir Vergisi Kanununun 94. Maddesi uyarınca da tevkifat yapılmayacağı öngörülmektedir.

KURUMLAR VERGİSİ KANUNUNDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

• Türkiye Kızılay Derneğine makbuz karşılığı yapılan nakdi bağış ve yardımların tamamı kurumlar vergisi matrahından indirilebilecektir. (Md;5)
Kurumlar vergisi mükellefleri kazançları varsa, beyan ettikleri matrahı sıfırlayıncaya kadar Türkiye Kızılay Derneğine makbuz karşılığı kadar yaptıkları yardımları beyanname üzerindeki matrahtan indirebilecektir. Türkiye Kızılay Derneğine yapılan yardımların matrahtan indirilmesinde, kamu idareleri, belediyeler kamu yararına çalışan dernekler ve vergiden muaf vakıflara yapılan yardımlarda olduğu gibi beyan edilecek gelirin %5’i ile sınırlandırılmamıştır. Ancak gıda bankacılığında olduğu gibi zarar da olsa doğrudan gider yazma imkanı da bulunmamaktadır.

• Tarım Ürünlerini temsil eden menkul kıymetlerin alım satım kazancı kurumlar vergisinden de istisna olacaktır. (Md; 4 )
Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk sisteminin teşvik edilmesi amacıyla, tarım ürünlerini temsil eden senetlerin alım satım kazançları 31.12.2014 tarihine kadar kurumlar vergisinden istisna edilmektedir.

• Tasfiye memurlarının sorumlulukları yeniden düzenlenmekte ve limited şirket ortaklarının tasfiye öncesi döneme ilişkin sorumluluklarına açıklık getirilmektedir. ( Md;6 )
5520 sayılı Kurumlar vergisi Kanununun 17 maddesinin 7. Ve 8. Maddelerinde tasfiye memurlarının sorumluluklarını belirlemektedir. Mevcut düzenlemede amme alacakları için karşılık ayırmadan alacaklılara ödeme ve ortaklara paylaştırma yapılması halinde tasfiye memurlarının şahsen sorumlu olacakları hüküm altına alınmıştır. Maddeye eklenen 9. Fıkra ile tasfiye öncesi dönemlere ait vergi ve cezalar için tasfiye öncesi kanuni temsilcilerin, tasfiye dönemine ait vergi cezalar için ise tasfiye memurlarının sorumlu olacakları şeklinde açıklık getirilmektedir.
Ayrıca Tasfiye memurlarının sorumluluğuna, tasfiye sonucu dağıttıkları tutar kadar sorumlu olacakları şeklinde sınırlama da getirilmektedir.
Maddeye yapılan diğer bir ilave de, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hk. Kanunun 35. Maddesine paralel bir düzenleme ile şirketten tahsil edilemeyen kamu alacağı için limited şirket ortaklarının sermaye payları oranlarında sorumlu olacakları şeklindedir.
• Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin 31.12.2009 tarihine kadar birleşmeleri teşvik edilmektedir.(Md;7)
Yapılan düzenlemede öncelikle küçük ve orta büyüklükteki işletmeler tanımlanmaktadır. Buna göre; Aralık/ 2008 sigorta bildirgesine göre 10 ile 250 işçi çalıştıran, 31.12.2008 tarihi itibariyle yıllık net satış toplamı 25 milyon Türk Lirasını geçmeyen ve aktif toplamı 25 milyondan az olan ticari işletmeler bu kapsamda değerlendirilecektir.
Bu kriterlere sahip iki veya daha fazla işletmenin birleşerek yeni bir anonim şirket oluşturmaları veya bu özelliklere sahip işletmelerin yine KOBİ niteliklerine sahip bir anonim şirkete devrolunması durumunda bu konuda yeni getirilen vergi teşviklerinden yararlanacaklardır.
Birleşme nedeniyle sağlanan vergisel avantajlar ;
a) Kurumlar Vergisi İstisnası;
Birleşme sebebiyle ortadan kalkan şirketin birleşme tarihindeki bilançosu bir bütün halinde devir alınarak bilançoya kaydedilecektir. Yapılan düzenleme ile önemli bir vergisel avantaj sağlanmaktadır. Zira Kurumlar Vergisi Kanunun 19. Maddesindeki mevcut düzenlemeden farkı; bilanço değerlerinin aynen geçirilme şartı yerine “sabit kıymetlerinin rayiç bedelle, diğer kıymetlerinin ise 213 sayılı Vergi Usul Kanununun değerleme hükümlerine göre değerlemek suretiyle” devrine imkan tanınmaktadır.
Sabit kıymetlerin rayiç bedelle devrinde; Sanayi ve Ticaret Bakanlığının 2003/3 sayılı Anonim ve Limited Şirketlerin Kuruluş ve ana sözleşme değişikliği işlemlerine ilişkin Esaslar Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğin (İç Ticaret 2004/2) uyarınca işlem tesis edilmelidir.
Söz konusu tebliğin 3. Maddesi uyarınca; “ Anonim şirketin sermaye artırımı ayni sermaye veya firma devri yoluyla yapılıyorsa, bunların tespitine dair bilirkişi raporu ve mahkeme bilirkişi atama kararı, limited şirketin sermaye artırımı ayni sermaye veya firma devri yoluyla yapılıyorsa, bunların tespitine dair bilirkişi raporu ve mahkeme bilirkişi atama kararı veya Yeminli Mali Müşavir Raporu” temin edilecektir.
Sabit kıymetler dışındaki kıymetler zaten 213 sayılı Vergi Usul Kanununun değerleme hükümlerine göre değerlenmiş olduğundan, münfesih kurumdaki kayıtlı değeriyle olduğu gibi geçirilecektir. Yapılan Kanun değişikliğinde ve Vergi Usul Kanununda “ Sabit Kıymetler” sayılmadığı gibi, özel bir belirleme de yapılmamıştır. Genel olarak tek düzen hesap planındaki 2’li gruptaki “Duran Varlıkların” bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği kanaatini taşımaktayım. Duran Varlıklar, Muhasebe Uygulamaları 1 Sıra Nolu Genel Tebliğde; “ bir yıldan veya normal faaliyet döneminden daha uzun sürelerle, işletme faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi için kullanılmak amacıyla elde edilen ve ilke olarak bir yılda veya normal faaliyet dönemi içinde paraya çevrilmesi veya tüketilmesi öngörülmeyen varlıkları kapsar” şeklinde tanımlanmıştır. Buna göre; menkul kıymetler, Stoklardaki ilk madde malzeme, yarı mamül, mamüller ve ticari mallar , kayıtlı değerleri ile aktarılacaktır. Buna karşın, ticari amaçla edinilmeyen ve işletme faaliyetine tahsis edilmiş olan, arazi ve arsalar, binalar, tesis, makine ve cihazlar, demirbaşlar, diğer maddi duran varlıklar, yapılmakta olan yatırımlar, rayiç bedeli ile devredilecektir.
Sabit kıymetlerin kayıtlı değeri ile rayiç bedeli arasındaki fark, birleşme karı olarak kurumlar vergisinden istisna edilmiştir.
b) İndirimli Kurumlar Vergisi Uygulaması;
Bilindiği üzere 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunun 32. Maddesi uyarınca 1.1.2006 tarihinden itibaren kurumlar vergisi oranı %20 olarak uygulanmaktadır. 5904 sayılı Kanunun 7. Maddesi ile eklenen Geçici (5) maddenin (11) fıkrasında, yukarıda belirtilen şekilde birleşen kurumların kazançlarına uygulanmak üzere, Bakanlar Kuruluna bu oranı % 75’ine kadar indirmeye yetki verilmektedir.
Bakanlar Kurulunun belirleyeceği indirimli kurumlar vergisi oranı, hem münfesih kurumun birleşmenin gerçekleştiği yıla ilişkin kurum kazancına uygulanacak, hem de birleşilen kurumun birleşmenin gerçekleştiği hesap dönemi de dahil olmak üzere üç hesap döneminde uygulanacaktır.
c) Katma Değer Vergisi İstisnası ;
3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunun 17. Maddesinin 4. Fıkrasındaki “Diğer İstisnalar” başlığı altındaki (e) bendinde; Kurumlar Vergisi Kanununa göre yapılan devir ve bölünme işlemleri katma değer vergisinden istisna edilmiştir. Ayrıca devir alınan şirketin indirilecek katma değer vergisi devir alınan şirket tarafından indirim konusu yapılmaktadır.
Kanunun 7 maddesiyle 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununa eklenen Geçici (5) maddesinin (10) fıkrası uyarınca KOBİ birleşmelerinde de yukarıda belirtilen katma değer vergisi istisnası uygulanacaktır.

Birleşme sırasında ve sonrasında aşağıdaki koşullara uyulacaktır;

• Sabit kıymetlerin kayıtlı değeri ile rayiç bedeli arasındaki fark, birleşme karı olarak birleşme tarihi itibariyle tamamı birleşilen şirketin sermayesi eklenecektir.
• Birleşmenin Ticaret Sicil Gazetesinden ilanından itibaren 30 gün içinde münfesih kuruma ait kurumlar vergisi beyannamesi ve münfesih kurumun vergi borçlarının ödeneceğine ilişkin taahhütname birleşilen kurum tarafından münfesih kurumun vergi dairesine verilecektir.
• Birleşilen kurum ile münfesih kurumun 01/04/2009 tarihinden önce verilen son aya ilişkin sigorta bildirgelerine göre çalıştırılan toplam işçi sayısında üç yıl süreyle azalma olmamalıdır.

Özellik Gösteren Durumlar;
• Beş yıldan fazla nakledilmemek şartıyla geçmiş yılların beyannamelerinde yer alan zararların, birleşme tarihi itibariyle öz sermaye tutarı geçmeyen zararlar, birleşilen şirketin matrahından indirilebilecektir. Vergi Usul Kanunun 192. Maddesi uyarınca, aktif toplam ile borçlar arasındaki fark öz sermaye tutarıdır.
• Devir alınan varlıkların, devir bedelinden düşük bedelle satılması durumunda oluşan zarar, birleşilen kurumun kazancından indirilemeyecektir.
• Devrolunan amortismana tabi iktisadi kıymetler için yeni iktisap edilmiş gibi amortisman süresi uzatılmayacak, münfesih kurumdaki ilk iktisap tarihi dikkate alınarak, kalan faydalı ömürleri içinde amortisman tamamlanacaktır.
• Devrolan amortismana tabi iktisadi kıymetlerin birleşme sırasında tespit edilen rayiç bedelleri üzerinden değil, münfesih kurumdaki kayıtlı değeri üzerinden amortisman hesaplanacaktır.
• 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 5 maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde; kurumların iki yıldan fazla süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazlar, iştirak hisseleri, kurucu senetler, intifa senetleri ve rüçhan haklarının satışından doğan kazancın % 75’lik kısmı kurumlar vergisinden istisna edilmiştir. Diğer taraftan yukarıda açıklandığı üzere, birleşilen kurumun kazançlarına birleşmenin gerçekleştiği hesap dönemi de dahil olmak üzere, üç hesap döneminde indirimli kurumlar vergi oranı uygulanacaktır. Birleşme suretiyle devralınan ve iki yıldan fazla elde tutulmaları halinde % 75’lik kazanç istisnası getirilen bu kıymetler için indirimli oranın uygulandığı hesap dönemlerinde istisna uygulanamayacaktır.
• KOBİ tanımına uyan şahıs işletmelerinin aktif ve pasifi ile bir anonim şirkete devrolunması durumunda da yukarıda belirtilen hükümler uygulanacaktır. Ancak bu durumda ferdi işletmenin duran varlıkları rayiç bedelle değil kayıtlı değeri ile devir edilecektir.
• Yukarıdaki açıklamalara uygun birleşme sağlandıktan sonra, birleşilen kurumun indirimli kurumlar vergisi uygulamasının sona erdiği yılı izleyen üçüncü yılın sonuna kadar, birleşme, devir, bölünme ve hisse değişimi işlemlerine tabi tutulması ile tasfiye edilmesi veya sermaye azaltımında bulunması durumunda, istisna edilen ya da indirimli kurumlar vergisi oranı uygulanması nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler, gecikme faizi ile birlikte birleşilen kurumdan tahsil edilecektir.

KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU DEĞİŞİKLİKLERİ

• Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Sistemi için Katma Değer Vergisi uygulamaları yönünden düzenlemeleri yapılmaktadır.(Md; 8,9,10,12,14,15)
3065 ayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 1. Maddesi uyarınca; ticari, sınai, zirai faaliyet veya serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler verginin konusunu teşkil etmektedir. 5300 sayılı Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanununa göre düzenlenen ürün senetlerinin temsil ettiği ürünü depodan çekecek olanlara teslimi, ticari, sınai, zirai faaliyet veya serbest meslek faaliyeti kapsamından olup, olmadığına bakılmaksızın katma değer vergisinin konusuna tabi tutulmaktadır.
Katma Değer Vergisi Kanununun, sorumlu sıfatıyla vergi ödenmesinden sorumlu tutulacakların düzenlendiği 9. Maddesine yapılan ilave ile ürün senetlerinin temsil ettiği ürünü depodan çekecek olanlara tesliminde katma değer vergisinin ödenmesinden lisanslı depo işleticileri sorumlu tutulmaktadır.
Vergiyi doğuran olayın tanımlandığı 10. Maddeye yapılan ilave ile “ürünlerin depodan çekilmesi” vergiyi doğuran olay olarak tanımlanmaktadır.
Ürün İhtisas borsaları ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığından ürün senedi alım satımı konusunda izin alan ticaret borsaları aracılığıyla ürün senetlerinin ilk teslimi ise katma değer vergisinden istisna edilmektedir.
Ürünlerin depodan çekilişlerinde, ürünü temsil eden senedin borsada oluşan son değeri katma değer vergisinin matrahı olacaktır.
• Yabancı film yapımcılarına katma değer vergisi iadesi hakkı tanınıyor.(Md;11)
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından onaylanan sinema eserlerini yapan yabancı yapımcılar tarafından satın alınacak mal ve hizmetler nedeniyle ödenen katma değer vergisi yapımcılara iade edilecek.
• Başbakanlık merkez teşkilatı tarafından satın alınacak motorlu taşıtlar, motosiklet, hava taşıtı, gemi ve yatlar katma değer vergisinden istisna olacak ( Md;12 )
Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (II) sayılı listede sayılan; otobüs, midibüs, minibüs, çekici, binek otomobil, özel amaçlı motorlu taşıtlar ( vinç, itfaiye, beton karıştırıcı araçlar), helikopter, uçak, yolcu ve gezinti gemileri, yatların bu kapsamda teslimi vergiden istisna olacak, bu teslimi yapanlar yüklendikleri vergiyi iade olarak isteyebilecektir.
• Öğrenci yurtlarında bedelsiz verilen hizmetin ilgili dönem kapasitelerinin % 10’nu aşmayan kısmı katma değer vergisinden istisna ediliyor.( Md;13/a )
Katma Değer Vergisi Kanununun 17. Maddesinin “Sosyal Amaç Taşıyan İstisnalar” başlığını taşıyan ikinci fıkrasındaki (a) bendinde yapılan değişiklikle; öğrenci yurtlarının mevcut kapasitelerinin % 10’nun aşılmaması koşuluyla, öğrenci yurtlarında bedelsiz verilen yurt hizmeti katma değer vergisinden istisna ediliyor.
• Konut yapı kooperatiflerinin üyelerine konut tesliminde uygulanan K.D.V. istisnası kaldırılıyor.3.7.2007 tarihinden önce inşaat ruhsatı alan kooperatiflerin konut teslimindeki istisna uygulaması ise devam ediyor. (Md;13/b, 16)
Konut yapı kooperatiflerinin, konutun büyüklüğüne bakılmaksızın üyelerine konut tesliminde uygulanan istisna sona eriyor. Buna göre kooperatiflerin üyelerine konut teslimi 150 m2 den küçük ise %1oranında K.D.V.’sine 150 m2 den büyük konutlar ise %18 oranında katma değer vergisine tabi olacak, bu durumda kooperatifler katma değer vergisi mükellefi olacak, K.D.V. beyannamesi verecek. % 1 K.D.V.sine tabi teslimlerde; indirimli orana tabi teslimler kapsamında, yüklenilen K.D.V.’sinin kooperatife iadesi gündeme gelecek. İndirimli orana tabi teslim nedeniyle iade edilecek verginin üyelere nasıl intikal ettirileceği, kooperatifin üyelerine tahsis edeceği konutlar için fatura düzenlenmesi ve belge düzeni belirsiz. Üyelere konut tesliminde katma değer vergisi matrahının ne olacağı açık değil. Katma Değer Vergisi Kanununun 20. Maddesi uyarınca üyelerin konut edinmek için ödedikleri aidat toplamının teslim bedeli olması gerektiği ileri sürülebilecektir. Diğer taraftan inşa edilen konutun K.D.V. matrahının 27. Madde emsal bedel olması gerektiği ileri sürülebilir. Bu konularda ilave açıklamalar izlenmeli.
Maddenin yürürlük tarihi, kanunun Resmi Gazete Yayımlandığı 03.07.2009 günü olup, bu tarihten önce bina inşaat ruhsatı almış olan kooperatiflerin, üyelerine yapılan konut teslimleri katma değer vergisinden istisna olmaya devam edecektir.

VERGİ USUL KANUNU DEĞİŞİKLİKLERİ

• Bildirimler için çifte cezadan vaz geçilirken, tebliğe dayanılarak kesilen ceza düzenlemesi yasaya taşınıyor.( Md;22 )
213 sayılı Vergi Usul Kanunun 148,149 ve mükerrer 257. Maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak 362 Sıra Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğ ile bilanço usulüne göre defter tutan mükelleflerin mal ve hizmet alımları “Mal Hizmet alımlarına ilişkin bildirim formu (Ba)” ile mal ve hizmet satışları ise “Mal ve hizmet satışlarına ilişkin bildirim formu (s)” ile bildirim yükümlülüğü getirilmişti. 381 Sıra Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğ ile bildirimin esasları yeniden düzenlenmiştir. Bu bildirimleri süresinde vermeyenlere, süresinde bildirimde bulunmamaktan, süresinde verdikten sonra düzeltme verenlere, eksik ve yanıltıcı bildirimde bulunmaktan dolayı özel usulsüzlük cezaları kesilmekteydi. Üstelik hem mükerrer 355. Madde uyarınca, özel usulsüzlük, hem de 352. Madde uyarıca ikinci derece usulsüzlük şeklinde çifte ceza uygulanmaktaydı.
Mükerrer 355. Maddede uyarınca cezanın kesilebilmesi için bilginin yazılı olarak istenmesi, tebliğ ile düzenlenen bir konuda ceza uygulanamayacağı ileri sürülerek çok sayıda açılmış dava bulunmaktadır.
Yapılan düzenlemede; Elektronik ortamda beyanname ile bildirim ve form verme mecburiyetine uymayanlara bu maddeye göre ceza kesilmesi halinde, 352 nci maddenin birinci derece usulsüzlüklerle ilgili (1) numaralı bendi ile ikinci derece usulsüzlüklerle ilgili (7) numaralı bendi uyarınca ayrıca ceza kesilmez.” Hükmü getirilerek çifte cezadan vaz geçilmiştir.
Ayrıca ceza uygulaması; “Ancak, bu ödevlerin yerine getirilmesine ilişkin usul ve esasların Maliye Bakanlığınca yapılan düzenleyici idari işlemlerle duyurulması halinde, ilgililere ayrıca yazılı olarak bildirilme şartı aranmaz.” Hükmü ile kanuna taşınıyor.
Geç verilen bildirimler ile düzeltme amacıyla verilen bildirimler için ceza uygulaması da “Elektronik ortamda verilme zorunluluğu getirilen bildirim veya formlara ilişkin olarak süresinden sonra düzeltme amacıyla verilen bildirim ve formların, belirlenen sürelerin sonundan itibaren 10 gün içinde verilmesi halinde özel usulsüzlük cezası kesilmez, takip eden 15 gün içinde verilmesi halinde ise kesilmesi gereken özel usulsüzlük cezası 1/2 oranında uygulanır.” şeklinde hafifletiliyor.

• Kaçakçılık suçlarında ceza ağırlaştırılıyor. ( Md; 23 )
213 sayılı Vergi usul Kanunun 359. Maddesinde belirtilen kaçakçılık suçlarında uygulanacak cezaların düzenlendiği; “Vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan;
1) Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapanlar, gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açanlar veya defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydedenler,
2) Defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar,
Hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.” Şeklindeki düzenleme de hapis cezasının alt sınırı bir yıldan on sekiz aya çıkartılıyor. Buna göre söz konusu fiillerde on sekiz aydan üç yıla kadar hapis cezası uygulanacak.
 

Şevket UĞURBAŞ
Yeminli Mali Müşavir

sevket.ugurbas@sinpasgyo.com.tr

İstanbul,03.07.2009

www.muhasebenet.net

 

-Diğer makaleleri

-Özel amaçla kullanılan yat, kotra ve her türlü motorlu deniz taşıtlarında, MTV kaldırılıyor

-5838 sayılı Bazı Kanunlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanununa İlişkin Sirküler

 
  ▼ Yayınlanan En Son  Mevzuatlar   (Sitenize ekleyebilirsiniz)


Copyrıght © 2005 -2008  www.muhasebenet.net- www.muhasebenet.com - Türkiye'nin muhasebe rehberi. Her hakkı saklıdır.