Türkiye'nin Muhasebe Rehberi   I  Yayınlanan En Son Mevzuatlar  I  2010 Vergi Takvimi  I   2010 Yılı Muhasebe Uygulamaları  I  Beyanname Rehberi  
Ana sayfa Yasal Uyarı Künye Danışma Hattı Güncel Bilgi Arşivi

      Kurumlar Vergisi Rehberi

 MUHASEBE GÜNCEL BÜLTEN :   25 MAYIS 2010

  Vergi Rehberi 

  2010 Çalışmaları 
  2010 Pratik Bilgiler 
  Staj - Stajyer Rehberi
  Maliye Rehberi
  BEŞ DAKİKA ARA !...
  Makale Rehberi

  Kanun-Mevzuat Rehberi  

  Sosyal Güvenlik Rehberi  

 

 
       
   

Kaçakcılıkta yeni düzenleme yoldaymış...

Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesi mükelleflerin korkulu rüyası. Bu madde 'Kaçakçılık Suçları ve Cezaları' başlığını taşıyor. Maddede yer alan fiilleri işleyenler, kaybına sebep oldukları vergiyi faiziyle birlikte ödüyorlar. Ayrıca kayba uğrayan verginin 3 katı 'vergi ziyaı cezası' ödemek zorundalar. Bunun dışında, yapılacak yargılama sonunda işlenen fiile göre değişmek üzere hapis cezasına mahkum olmaları da söz konusu...


MADDEDEKİ ÖNEMLİ EKSİKLİK
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun yürürlüğe girmesinin ardından, diğer kanunlarda yer alan cezalarla ilgili bir uyum sorunu ortaya çıkmıştı. Bu sorunu gidermek için 5728 sayılı Kanunla pek çok kanun Ceza Kanunu ile uyumlu hale getirildi. Bu amaçla Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinde de değişiklik yapıldı. Yapılan değişiklik 8 Şubat 2008 tarihinde yürürlüğe girdi. Bu değişiklik sırasında öyle bir konu atlandı ki, akıllara zarar.
359. maddenin (c) fıkrasında şu hüküm yer alıyor: 'Bu Kanun hükümlerine göre ancak Maliye Bakanlığı ile anlaşması bulunan kişilerin basabileceği belgeleri, Bakanlık ile anlaşması olmadığı halde basanlar veya bilerek kullananlar iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.'
Yani, anlaşma olmaksızın belge basanlar için oldukça ciddi bir yaptırım söz konusu. Ancak maddenin eski şekli ile yeni şekli arasında küçük bir fark var. Maddede düzenleme yapılırken maddenin eski şeklinde yer alan '...ile sahte olarak basanlar' ibaresi yeni şeklinde unutulmuş.
Sözünü ettiğimiz unutkanlık sonucu anlaşmalı matbaaların sahte belge basması kaçakçılık suçu kapsamı dışında kalmış. Yani, anlaşması olmayanların sahte belge basması kaçakçılık suçu kapsamında yer alırken, anlaşmalı matbaanın sahte belge basımı kaçakçılık suçunu oluşturmuyor.

CEZA VERİLMESİ MÜMKÜN DEĞİL
'Sonuçta olay sahtecilik olayı, Ceza Kanunu'nda mutlaka bir yaptırımı vardır' diye düşünebilirsiniz. Biz de öyle düşündük ve araştırdık. Ceza Kanunu'nda düzenlenen evrakta sahtecilik suçları, evrakların basılmasını değil, 'düzenlenmesini' kapsamına alıyor. Yani, evrakın boş olarak matbaalarda basılmasının bu kapsamda değerlendirilmesi mümkün değil.
Anlaşmalı matbaada bastırılan fatura ve benzeri belgeler 'kıymetli evrak' niteliğinde değil. Bu nedenle 'kıymetli evrakta sahtecilik' suçuna da girmiyor. Fatura ve benzeri belgenin üzerinde yer alan özel işaret Kanun'da kıymetli damga olarak belirtilmemiş. Bakanlık bunun 'amblem' olduğunu söylüyor. Bu durumda 'kıymetli damgada sahtecilik' suçu da oluşmuyor. Anlayacağınız, anlaşmalı matbaanın sahte belge basması fiiline 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'na göre de ceza verilmesi mümkün değil.


AKLA KARPUZ KABUĞU DÜŞMEDEN DÜZELMESİ GEREK
Amacımız, bazılarının aklına karpuz kabuğu düşürmek değil. Geçtiğimiz günlerde bazı yayın organlarında kaçakçılık suçlarına yeni düzenleme getirileceğine ilişkin bazı haberler yer aldı. Henüz bu konuyla ilgili bir yazılı metne ulaşamadığımızdan düzenlemenin kapsamı hakkında belirgin bir bilgiye sahip değiliz.
Bu noktada ancak şunu söyleyebiliriz: Madem kaçakçılık suçları konusunda bir düzenleme düşünülüyor. Bu önemli eksikliğin de düzeltilmesini sağlayacak şekilde bir değişiklik yapılması gerekiyor. Eksikliğin giderilmesi o kadar zor da değil üstelik. Düzenleme sırasında her nasılsa atlanan '...ile sahte olarak basanlar' ibaresinin yeniden yasa metnine alınması yeterli.

Emeklilik için yedi ayrı seçeneğiniz var
01.04.1974 doğumluyum. 04.10.2000 başlangıç 10.12.2001 terk tarihim olmak üzere 1 yıl 2 ay 6 gün, 01.03.2003 başlangıç tarihi olmak üzere 7 yıl 2 ay 5 gün Bağ-Kur hizmetim bulunmakta. Hizmet birleştirme talebinde bulunduğum hale internet verilerine göre hizmet birleştirmemde yapılmamış gözüküyor. Halen prim ödemeye devam etmekteyim. Askerlik borçlanmasında bulunmadım, ne zaman emekli olabilirim?
- Murat Bingöl
Birleştirilmiş hizmetlerinizi internet verilerinde göremezsiniz. Hizmet birleştirmenizin yapılıp yapılmadığını yazı ile SGK'dan sorabilirsiniz.
Askerlik borçlanması yapmamanız halinde Bağ-Kur'dan, 25 tam yıl (9000 gün) prim ödemiş olmak koşuluyla 60 yaşınızı doldurduğunuzda tam emekli aylığına, 15 tam yıl (5400 gün) prim ödemek koşuluyla 62 yaşınızı doldurduğunuzda kısmi emekli aylığına hak kazanırsınız. En az 13 ay askerlik borçlanması yapmanız halinde ise 15 tam yıl (5400 gün) prim ödemek koşuluyla 58 yaşınızı doldurduğunuzda kısmi emekli aylığına hak kazanırsınız.
SSK'dan tam emekli aylığı için 60 yaş ve 7000 prim günü, kısmi emekli aylığı için ise yine 60 yaş ve 4500 prim günü şartlarına tabisiniz. En az 13 ay askerlik borçlanması yaparsanız 5975 prim günü ve 58 yaş şartıyla tam emekli aylığına, 3600 prim günü ve 60 yaş şartıyla kısmi yaşlılık aylığına hak kazanırsınız. Bir de SSK'dan emekli olabilmeniz için son yedi yıllık prim ödeme süresi içinde en az 1261 gün 4/a (SSK) kapsamında prim ödemiş olmanız gerekiyor.

Boş dairenin giderleri diğer kira gelirlerinden indirilebilir mi?
15 ay kiraya verilemeyip boş kalan dairenin aidatı diğer kiralık daireler için ödenen gelir vergisinden düşülebilir mi?
- Cem Decdeli
Gelir Vergisi Kanunu'nun 74. maddesine göre, kira gelirinden indirilebilecek giderlerin, kiraya veren tarafından ödenmiş ve kiraya verilen mal ve haklara ait olması gerekiyor. Buna göre, kiraya verilmemiş boş dairenin aidat giderlerinin kiraya verilen diğer dairelerden elde edilen kira gelirlerinden indirilmesi mümkün değil.

Metin Taş-Sezgin Özcan / Akşam

 
 
    Yasal Uyarı
 
 

    
  ▼ Yayınlanan En Son  Mevzuatlar   (Sitenize ekleyebilirsiniz)


Copyrıght  © 2005-2010 www.muhasebenet.net www.muhasebenet.com. Her hakkı saklıdır.