Türkiye'nin Muhasebe Rehberi   I  Yayınlanan En Son Mevzuatlar  I  2010 Vergi Takvimi  I   2010 Yılı Muhasebe Uygulamaları  I  Beyanname Rehberi  
Ana sayfa Yasal Uyarı Künye Danışma Hattı Güncel Bilgi Arşivi

      Asgari Geçim İndirimleri

 MUHASEBE GÜNCEL BÜLTEN :  07 OCAK 2010

  Vergi Rehberi 

  2010 Çalışmaları 
  2010 Pratik Bilgiler 
  Staj - Stajyer Rehberi
  Maliye Rehberi
  BEŞ DAKİKA ARA !...
  Makale Rehberi

  Kanun-Mevzuat Rehberi  

  Sosyal Güvenlik Rehberi  

 

 
   
Mahmut SUÇİÇEK
Vergi Denetmeni
mahmutsucicek@gmail.com
07.01.2010
 
   

 

2010 Yılı Vergi Artışları

  Ümitlerimizin yeşereceği ve herşeyin daha güzel olacağı hayallari ile yeni yıla girmeyi umut ederken 2009 yılının son gününde peş peşe gelen vergi artışları yeni yılı coşkuyla karşılamamızı engelledi.

A'dan Z'ye birçok vergi artışı gerçekleştirildi. Aslında bunun sinyallerini önceden alıyorduk ancak bu kadar olacağını tahmin etmiyorduk. Özellikle ekonomiden sorumlu devlet bakanın IMF ile bir anlaşmanın yapılacağı bu vergi artışlarının en güçlü sinyallerinden biriydi.  

Çünkü IMF kamu harcamaların kısılmasını ve kamu gelirlerinin artırılmasını istiyordu. Dolayısıyla kamu gelirlerini artırmak için yapılan vergi artışları IMF ile anlaşmaya bizi bir adım daha ileriye götürmüş oldu. Yakın zamanda da bir anlaşmanın yapılması bekleniyor.  

Bizim özellikle üzerinde durmak istediğimiz husus üretim girdisi olarak kullanılan benzinde gerçekleştirilen Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) artışıdır. Çünkü işletmeler tarafından kullanılan ve maliyetleri artıran benzin giderleri bizlere zam olarak dönecektir. 

Yapılan son ÖTV artışıyla birlikte bir litre kurşunsuz benzinden (95 Oktan) alınan ÖTV 1,8915-TL oldu. Yani bu şu demek oluyor. Benzin bedava satılsa bile maliyenin almış olduğu vergi nedeniyle bu benzinin biz vatandaşlara maliyeti 1,8915-TL olacaktır. 

Benzinin maliyetini ve dağıtıcı karınıda işin içine kattığımızda ise mevcut şuanda ki satış fiyatına ulaşıyoruz. Anlayacağınız aldığımız benzin için ödediğimiz paranın büyük tutarı ödemiş olduğumuz ÖTV vergisinden oluşmaktadır. Peki bununla bitiyor mu? Hayır birde bunun Katma Değer Vergisi (KDV) var. İşin ilginç yanı KDV matrahına ÖTV'de dahil edildiği için verginin vergisini ödemek zorunda kalıyoruz. 

Vergi ödevi en temel vatandaşlık görevlerinden bir tanesidir ve Anayasa ile güvence altına alınmıştır. Anayasaya göre herkes mali gücü nispetinde kamu harcamalarına katılması zorunlu olmaktadır. (Anayasa md.73) Bu ülkede yaşayan hiç kimsenin katkı sunmaktan kaçınacağını sanmıyorum ve nitekim katkı sunuyoruz. 

Ancak bahsettiğimiz ÖTV ve KDV harcamalar üzerinden alınan dolaylı vergilerdir. Modern ve gelişmiş ekonomilerde dolaylı vergilerden ziyadı dolaysız vergiler (elde edilen gelir üzerinden alınan) önem arzetmekte ve toplanan vergi gelirlerinin büyük bir çoğunluğu dolaysız vergilerden oluşmaktadır. Aslında olması gereken de budur. Çünkü o zaman vergide adalet ilkesi gerçekleşmiş olur ve herkes elde ettiği gelir üzerinden vergilendilmiş olur.  

Oysa ülkemizde bunun tam tersi bir durum bulunmakadır. Yani toplanan vergi gelirlerinin yaklaşık olarak yüzde 70'i dolaylı vergilerden oluşmaktadır. Bu şu anlama gelmektedir. BMW'si olan vatandaşta, Murat 124’ü olan vatandaşta benzin alırken aynı vergiyi ödemektedirler. Farklı bir deyişle sabancı da benzin alırken aynı vergiyi ödemekte asgari ücretli de aynı vergiyi ödemektedir.  

Sanırım mevcut adaletsizliği ve çarpıklığı ortaya koymak için bu iki örnek yeterli. Zaten kamu gelirlerinin gerçekleşme oranlarına baktığımızda bu durum net olarak ortaya çıkmaktadır. Yani kamu gelirlerinin büyük bir kısmı dolaylı vergilerden oluşmaktadır. (KDV+ÖTV) Oysa bunun tersi olması gerekiyordu.  

Mevcut durum Anayasının 73 maddesinde yer alan ve herkesin mali gücü nispetinde kamu harcamalarına katılacağı yönündeki ilkesi ile açıkca çelişmektedir.  

Görüleceği üzere ülkemizde kamu gelirlerini artırmak son derece kolay olmaktadır. Dolaylı vergileri artır gerisine karışma. Nasıl olsa vergi artışları fiyatlara yansıtılığından bir süre sonra vatandaş olarak uyum sağlayıp belleğimizin tozlu raflarına kaldıracağız.    

Yeni yıla yeni umutlar ile girmeyi düşünürken vergi süprizleri ile karşılaştık. Temennimiz odur ki 2010 yılının; bütçe açığının azaldığı, ekonomik büyümenin sağlandığı ve en önemlisi ise insanlar için yeni iş imkanlarının oluşturulduğu bir yıl olmasıdır.

Mahmut SUÇİÇEK
Vergi Denetmeni

mahmutsucicek@gmail.com
www.muhasebenet.net
www.vergisigorta.com
07.01.2010
Diğer makaleleri
 
 
       

    
  ▼ Yayınlanan En Son  Mevzuatlar   (Sitenize ekleyebilirsiniz)


Copyrıght  © 2005-2010 www.muhasebenet.net www.muhasebenet.com. Her hakkı saklıdır.