Türkiye'nin Muhasebe Rehberi   I  Yayınlanan En Son Mevzuatlar  I  2011 Vergi Takvimi  I   2011 Yılı Muhasebe Uygulamaları  I  Beyanname Rehberi  
Ana sayfa Yasal Uyarı Künye Danışma Hattı Güncel Bilgi Arşivi

      Çalışma Hayatı Rehberi

 MUHASEBE GÜNCEL BÜLTEN :   14 ŞUBAT  2011

  Mükellef Rehberi 

  Vergi Rehberi 
  Pratik Bilgiler 
  Staj - Stajyer Rehberi
  Maliye Rehberi
  BEŞ DAKİKA ARA !...
  Makale Rehberi

  Kanun-Mevzuat Rehberi  

  Sosyal Güvenlik Rehberi  

 

 
 

TORBA YASA DA SİLİKOZİSLİLERİN KAZANIMI
 

     Silikozis hastalığı ,Silisyum maddesinin çok uzun süre solunmasıyla, akciğere silisyum maddesinin gitmesiyle meydana gelen silikozis hastalığı taş ocağı, tünel ve diğer maden işçilerinin silisyum tozlarını uzunca bir süre solumaları sonucu gelişen bir pnömokonyozdur

.Silisyum akciğerler için çok tahriş edici bir maddedir. Hastalığın solunum sistemini bozup klinik belirtileri ortaya çıkarması 20 – 30 yıl gibi uzun bir çalışma süresini gerektirmektedir. Fakat bu tozlara yoğun bir biçimde hedef olan işçilerde hastalığın ortaya çıkması için 10 yıl yetmektedir. Hastalık uzun süre belirti vermeksizin sinsice ilerler. Nefes darlığı, hızlı solunum, öksürük, halsizlik, göğüs ağrısı, ses kısıklığı, morarma, kan öksürme gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Bütün bu belirtiler genellikle ilerlemiş vakalarda ortaya çıkar. Bu da hastalığın teşhisinde gecikmeye neden olmaktadır. Silikozisli hastaların tüberküloz hastalığına yakalanma riskleri diğer insanlara oranla daha yüksektir.

 Silikozis Riskinin Olduğu Bazı İş Kolları:

·                         Taş ocakları,

·                         Kuvars değirmenleri,

·                         Kum püskürtme işleri,

·                         Madenciler,

·                         Tünel kazıcıları,

·                         Dökümcüler,

·                         Cam sanayi,

·                         Seramik,

·                         Vitray yapımı,

·                         Çimento üretimi,

·                         Çanak-çömlek yapımı,

·                         Kiremit, tuğla, balçık üretimi.

Silikozis hastalıkları genel de yukarıda saydığımız işyerlerinde yıllarca yoğun olarak görülmektedir.

Son yıllarda ise Kot Beyazlatma uğruna 40 ‘dan fazla işçi hayatını bu sinsi meslek hastalığından kaybetmiş,binlerle ifade edilen kişi de bu tozlardan dolayı yatağa mahkum olmuştur.

Bu konuya duyarlı olanların çabaları sonucu 2009 yılının Mart ayından itibaren Kot Taşlama üretimleri yasaklanmıştır.

Çalışma koşullarının insan sağlığını tehdit eder boyutta olduğundan işverenler bu konuda tedbirler almayarak kayıt dışı işçi çalıştırmak suretiyle adeta bu meslek hastalığı çığ gibi büyümüştür.

Bu hastalık yönetmelik de belirtildiği üzere meslek hastalığı olarak 3 yıl içinde ortaya çıkmaktadır.

09.04.2009 tarihinde  ntvmsnbc’ye Ali Tezel’in bu konudaki kısaca görüşünü özetlersek;

Eğer çözüm isteniyorsa burada yapılması gereken şey şu, bir komisyon kurmak gerekir. Bu komisyonun alt yapısının da Meclis`te oluşturulması gerekir. Tek cümlelik kanun teklifi veya tasarısı vermek lâzım; `Silikozis hastalığına yakalandığı yetkili sağlık kurulları tarafından tespit edilen kişilerin çalıştıkları işyerlerine ulaşılamıyorsa Çalışma ve Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından oluşturulacak bir komisyon marifetiyle, bu kişilerin sigortalıkları sağlanabilir` şeklinde bir hüküm konmalıdır.Meslek Hastalığı olduğundan belirli bir çalışma süresi aranmalıdır.Meslek hastalığında mutlaka bu hastalığa yakalanmak için bir süreç gerekir. Meslek hastalığının kabulü için belli süreler o iş yerlerinde çalışma şartı aranır.İş kazası ve meslek hastalığı sigortası gereğince hiç sigorta günü olmamış kişiler bile, 1 günü olmamış kişiler bile, iş kazası ve meslek hastalığı sigortasından işgöremezlik geliri alabilirler. Bunun uygulamadaki adı emekliliktir. Bunun için önce bu hastalığın meslek hastalığı olduğunun kabulü gerekir. Bu hastalığın meslek hastalığının kabulü için bu çalıştıkları yerlerin meslek hastalığı yapıcı işyerleri olması gerekir. O işyerlerinde sigortalı veya sigortasız çalıştıklarının tespiti gerekir. Bir de bu hastalığın geliştiği işyerindeki sağlıksız koşullar nedeniyle ortaya çıktığının tespitinden sonra bu para alınabilir. İş kazası hemen ani olarak ortaya çıkan bir olaydır. Meslek hastalığı ise, bir işin sürekli yapılmasından kaynaklanan bir hastalıktır ve o işte belli bir süre çalışmak gerekir. İşçilerin en az 3 yıl o iş yerlerinde çalıştıklarını kanıtlamaları gerekir.Bir çoğu sigortasız çalışmış. 1 gün bile sigortaları yok. İşte burada tespit gerekir. Tespit gerekiyor ama işyerleri ortada yok; işyerlerine ulaşılamıyor. İşyerleri kapatılmış olduğu için işverene ulaşılmış olsa bile işyerinin sağlık ve iş güvenliği tedbiri alıp almadığı geçmişe dönük olarak tespit edilemiyor. Olayın üzerinden çok zaman geçmiş, işyeri, işveren ortada yok. Dolayısıyla işçiler sonuç alınamıyor.Bu işin artık mahkemeyle çözüm olanağı kalmamış. 10 bine yakın kişinin sorunlarının çözümü yetkiyle donatılmış bir komisyon marifetiyle sosyal güvenliklerinin sağlanması gerekir. Çünkü bu hastaların çoğunun cebinde parası yok. Ölümü beklemekten başka yapacak bir şeyleri olmadığı için, imkanları da çok kısıtlı olduğu için yasal yoldan çözüm ümitlerini yitirmiş durumdalar. Bu insanları kazanmamız gerekir.

Aslında bu işin çözümü 2009 yılında Meclis ´den yapılacak yasal bir düzenleme olacağını dile getirmişlerdi.

Bu konuda Silikozis hastalarını sevindirici haber Danıştay dan geldi.

Danıştay, kot taşlama işçilerinin silikozis hastalığına yakalanmasında yeterli önlem almayan devlet görevlilerini sorumlu tuttu. Çalışma Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Grup Başkanı, hizmet kusuru nedeniyle savcılık tarafından soruşturulacak, iş güvenliği tedbirleri almamasından dolayı Çalışma Bakanlığı yetkililerinin sorumlu olduğuna hükmetti. Danıştay 1. Dairesi dosyayı Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdi.

Danıştay 1. Dairesi, kararında, iş sağlığı ve güvenliğini sağlayacak tedbirlerin uygulanmasını izleme, çalışma hayatını denetleme ve çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları koruyucu ve çalışmayı destekleyici tedbirleri almanın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın görevleri arasında sayıldığı belirtildi. Danıştay, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünde, her türlü maden, taş ve kiremit ocaklarında, dökümhanelerde, tekstil, bütün şeker ve çimento, inşaat, seramik ve benzeri sanayi kollarındaki iş yerlerinde yapılan çalışmalarda, tozların zararlı etkilerinden korunmak için alınacak önlemlerin sıralandığına dikkat çekti.

Tüm bu gelişmeler yaşanırken,Torba yasaya silikozis hastaları için bir madde konulması gündeme geldi.Aslında silikozis hastaları da boş durmayarak  hakları adına eylemler yaparak mağduriyetlerini dile getirdiler.Durumlarını Cumhurbaşkanı’na kadar taşıdılar.Köşk de bu işin takip edileceği sözünü verdi.

Artık çaresiz olan ve ölümü bekleyen bu tehlikeli meslek hastalığına yakalananlar için bir umut ışığı yanmıştı.

İlk Düzenleme basın tarafından dile getirildiğinde tepkiler başlamıştı.

Silikozis hastalığı nedeniyle meslekte kazanma gücünü en az % 40 kaybettiğine Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulunca karar verilen kişilere,Aylık miktarı, meslekte kazanma gücünü % 40 ila % 59 arasında kaybedenlere 1 inci maddeye göre belirlenecek aylık tutarında; meslekte kazanma gücünü % 60 ila % 79 arasında kaybedenlere 1 inci maddeye göre belirlenecek aylık tutarının % 200'ü ve meslekte kazanma gücünü % 80 ve üzerinde kaybedenlere de % 300'ü esas alınarak hesaplanır.

2022 sayılı yasa ile 65 yaşındaki Muhtaç kişilere bağlanan aylık olan 100 TL’nin verilmeseydi.%40-%59 100 TL,%60-%79 200 TL,%80 üzerinde olanlara 300 TL. verilecekti.

Vefat hallerinde bu tip ödemler Primsiz Ödemeler sayıldığından dolayı Hak sahiplerine verilmiyor.Az bir ömrü kalan silikozis hastalarının aileleri ve çocukları mağduriyeti devam edecekdi.

Danıştay’ın aldığı karar yeniden Meclis’te düzenleme yapılmasına etkin olurken,silikozis mağdurları da boş durmayarak seslerini duyurmayı başardılar.

Torba yasada 67.madde ile düzenlemeye gidilmiştir.

MADDE 67- 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

Geçici Madde 2- Bu maddenin yayımı tarihinden itibaren 3 aylık süre içerisinde talepte bulunan ve sosyal güvenlik mevzuatına tabi olarak çalışmayan, sosyal güvenlik kurumlarından ya da yabancı bir ülke sosyal güvenlik kurumundan her ne ad altında olursa olsun herhangi bir gelir veya aylık almayan ve silikozis hastalığı nedeniyle meslekte kazanma gücünü en az % 15 kaybettiğine Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulunca karar verilen kişilere, bu maddede belirtilen şartları sağlamaları halinde aşağıda belirtilen esaslara göre Sosyal Güvenlik Kurumunca aylık bağlanır.

Meslekte kazanma gücünü;

a) % 15 ila % 34 arasında kaybedenlere 7000,

b) % 35 ila %54 arasında kaybedenlere 8000,

c) % 55 ve üzerinde kaybedenlere 9000,

gösterge rakamının her yıl bütçe kanunu ile tespit edilecek aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunan tutarda aylık bağlanır.

Yukarıda belirtilen şartlara göre aylık almakta iken ölen silikozis hastasının; 5510 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının; (a), (b) ve (e) bentleri hariç olmak üzere, 5510 sayılı Kanun veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmayan veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık almayan;

a) Dul eşine % 50'si, bu madde kapsamında aylık alan çocuğu bulunmayan dul eşine % 75'i,

b) Çocuklarından;

   1) 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde 25 yaşını doldurmayan ve evli olmayan veya,

   2) Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulu kararı ile çalışma gücünü en az % 60 oranında yitirip malul olduğu anlaşılanların veya,

   3) Yaşları ne olursa olsan evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan kızlarının,

her birine % 25'i,

oranında aylığın tamamı dağıtılacak şekilde aylık bağlanır. Eş ve çocuklara bağlanacak aylıkların toplamı silikozis hastasına bağlanan aylığın tutarını geçemez. Bu sınırın aşılmaması için gerekirse eş ve çocukların aylıklarından orantılı olarak indirimler yapılır.

Eş ve çocukların aylıkları yukarıda belirtilen koşulların ortadan kalkması halinde kesilir.

Bu maddeye göre tarafına aylık bağlanan silikozis hastası ile eş ve çocuklarının tedavi giderleri, 18/6/1992 tarihli ve 3816 sayılı Ödeme Gücü Olmayan Vatandaşların Tedavi Giderlerinin Yeşil Kart Verilerek Devlet Tarafından Karşılanması Hakkında Kanun hükümlerine göre, Kanunun 2 nci maddesinde belirtilen aile içindeki kişi başına düşen gelir payına bakılmaksızın yeşil kart verilerek karşılanır.

Bu maddeye göre aylık alanların 5510 sayılı Kanuna göre çalışmaya veya sosyal güvenlik kurumlarından ya da yabancı bir ülke sosyal güvenlik kurumundan her ne ad altında olursa olsun gelir veya aylık almaya başlamaları halinde aylıkları kesilir.

 Değerlendirme:

Silikozis hastalığı sinsice insanları ölüme götüren bir hastalıktır.Onun için madenciler erken emekli olurlar.Önemli olan işçi sağlığı  ve iş güvenliği önlemleri alınarak çağdaş üretim tesisleri kurularak sağlıklı ortamlarda üretim yapılarak işçileri sinsi meslek hastalıklarından korumak işverenlerin ilk hedefleri arasında olmalıdır.İşyerlerindeki meslek hastalıkları ile ilgili risk haritaları çıkartılmalıdır.ÇSGB ile Meslek Odaları,STÖ,İşçi ve İşveren Sendikaları ortaklaşa hareket ederek meslek hastalıklarını en aza indirecek ortaklaşa bir eylem planı ortaya koymaları gerekir.

Bu da hem işçileri hem de işverenleri ileride karşılaşacakları sorunları asgari düzeye indireceği kanısını taşımaktayım.

Yasanın düzenleme şekline bakacak olursak;

-Kanunun yayımı tarihinden itibaren üç ay içinde yazılı talepte bulunulacaktır.

-Sosyal Güvenlik Kanununa tabi işte çalışmayacaktır.

-Sosyal Güvenlik Kurumundan aylık yada gelir almayacaktır.

-Silikozis hastası olacaktır.

-Meslekte %15 oranında GSK Sağlık Kurulunca rapor alınması gerekiyor.

Bu şartlar tamam olması durumunda,

a) % 15  ila % 34 arasında kaybedenlere 433,68 TL.

b) % 35 ila % 54 arasında kaybedenlere 495,63 TL.

c) % 55 ve üzerinde kaybedenlere 557,59 TL.

Silikozis hastasının ölümü durumunda hak sahiplerine aylık bağlama esasları:

-SGK tabi çalışmayacaklar,

-Kendi çalışmalarından dolayı SGK aylık ve gelir almayacaklar.

Dul eşe %50,çocuğu aylık almıyorsa %75 oranında bağlanır.

Çocuklarından;

   1) 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde 25 yaşını doldurmayan ve evli olmayan veya,

   2) Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulu kararı ile çalışma gücünü en az % 60 oranında yitirip malul olduğu anlaşılanların veya,

   3) Yaşları ne olursa olsan evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan kızlarının,

her birine % 25'i,

oranında aylığın tamamı dağıtılacak şekilde aylık bağlanır.Bağlanan aylık vefat eden silikozis hastasının aylığını aşamaz.Şartlar ortadan kalkarsa aylıklar kesilecektir.

Bu aylıkları almaları Yeşil Kart almalarını engel teşkil etmeyecektir.Gelir değerlendirilmesinde dikkat edilmeyeceği kanun ile hüküm altına alınmıştır.

Aylık alanların 5510 sayılı Kanuna göre çalışmaya veya sosyal güvenlik kurumlarından ya da yabancı bir ülke sosyal güvenlik kurumundan her ne ad altında olursa olsun gelir veya aylık almaya başlamaları halinde aylıkları kesilir.

Burada kanun koyucu hak sahibinin anne yada babasını görmezden gelmiş.Hak sahibi olarak tanımamıştır.

Kanunun yayım tarihinden önce vefat eden Silikozis hastaları için bir hak hüküm altına alınmamıştır.Sosyal Devlet düşüncesi hakim ise yasadan önce kot taşlama işinden ölen işçilerin hak sahipleri de bu yasadan yararlanmalıdır.Bunlar için bir hüküm konulmadığından bu aileler mağdur edilmiştir.

Kot taşlama işçilerinin asıl istekleri bu işlerden dolayı %10 ve üzerinde iş görmezlik kayıpları olduğundan hak ettikleri gelirleri istiyorlardı.

Aynı zamanda %60 ve üzerinde malullüklerini kanıtlayanlara şartlar el verdiğinde malullük aylığı bağlanması da istekleri arasında bulunuyordu.

Komite Başkanı olmak üzere herkes bu torba yasa da yapılacak düzenlemeyi merakla bekliyorlardı.

Mülga olan 506 sayılı Kanunun da malullük aylığı şartları 1800 gün veya beş yıllık sigortalı olunup her yıl için 180 gün MYÖ primi ödeyenler %60 oranında kayıpları var ise aylık alamaya hak kazanıyorlardı.

5510 sayılı yasa ile bu uygulama 4-1(a) dediğimiz SSK yönünden ağırlaştırıldı. Beş yıllık süre on yıla çıkarıldı.1800 gün koşulu korundu.900 gün terk edildi.Sadece %80 üzerinde sürekli başkasının bakımına muhtaç olduğunu kanıtlayanlarda 1800 gün ile emekli maaşı bağlanma kararı alındı.

Kanunun koyucu bu yönde 4-1(a)’lılar için bir düzeltme tercihinde bulunmayarak 2022 sayılı yasaya geçici madde eklenerek bir çözüme gidilmiştir.

Başta Komite Başkanı Prof Dr. Zeki Kılıçarslan olmak üzere,köşesinde daima onların sorunlarını dile getiren Ali Tezel ve diğer duyarlı Sosyal Güvenlik yazarlarını kutlarım.

Hazırlayan:

Vedat İlki

Ücretlendirme,İş ve Sosyal Güvenlik Uzmanı

14.02.2011

Diğer makaleleri

-Hizmet Akdi ile Çalışanlarda Meslek Hastalığı

-İlk defa işe başladığım gün iş kazasına uğradım

-İşletme Belgesi

-4-a’lıarın kısmi yaşlılık aylığı incelenmesi

-Kadın işçilerin gece vardiyasında çalışma esasları

-2011 Yılında SGDP priminin değerlendirilmesi

-Çalışma Hayatında Yeni Bir Hizmet Sektörü

-4/(C) Geçici Personel’de Son Durum

-2011 Yılı SGK İdari Para Cezaları

-2011 Yılı ile ilgili katsayılar değişti

-2011 Yılında SGK Primlerinde Yapılan Değişiklikler

-Çalışma hayatında ibraname

-Yurtdışı borçlanmada zorunlu göç

-Sigortalıların kendilerini bildirmesi

-2011 Yılı Ücretlilerin  Hesap Pusulasında Kullanılacak Bordro’ya Esas Parametreler

-SSK ve Bağ-kur usulüne uygun tahsise hazırlamaya başvurmada emekli maaşı bağlanma süreleri...

-İşyerlerinde İşin Durdurulmasına veya İşyerlerinin Kapatılmasına Dair Yönetmelikte Son Durum

-Günsüz işe girişlerde hizmet kazanımı

-Kayıtdışı çalıştırılanların tespitinde sigortalılık süresi

-Yurtdışı borçlanmada zorunlu göç

-Sigortalıların kendilerini bildirmesi

 
   
Yasal Uyarı
 
   

 
 

 

 

 
  ▼ Yayınlanan En Son  Mevzuatlar   (Sitenize ekleyebilirsiniz)


Copyrıght  © 2005-2011 www.muhasebenet.net www.muhasebenet.com. Her hakkı saklıdır.